AZİZ ÇELİK: KİRALIK İŞÇİLİK VEYA ROBOTİK İŞGÜCÜ (17. 10. 2016)

201

Bir tür robotik işgücüne kavuşuyor işverenler. Adeta bir robot kiralar gibi işçi kiralayacaklar, sorun olursa yenisiyle değiştirecekler. Onlar işçiye emir verecek, ama işçi onlardan hak talep edemeyecek, ağzını açamayacak
Yeni özel istihdam büroları yönetmeliği 11 Ekim 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Böylece Mayıs 2016’da 6715 sayılı yasa ile kabul edilen kiralık işçiliğin uygulamaya geçmesinin önünde engel kalmadı. özel istihdam büroları aracılığıylaişçi simsarlığı
dönemi resmen başlamış oldu. Yeni yönetmelikle birlikte özel istihdam büroları iş bulmaya aracılık faaliyetinin yanı sıra işçi de kiralayabilecek. Hatta özel istihdam bürolarının asıl faaliyetinin bu olacağını tahmin etmek zor değil.
Yönetmelik yasada öngörülen normlara ilişkin usul ve esasları düzeliyor. Bir alt hukuk normu olarak yönetmelikler yasalara aykırı hükümler içeremezler; fakat yasalarda belirsiz olan, soru işareti uyandıran konulara açıklık getirebilir. Ancak özel istihdam büroları yönetmeliği yasada işçiler aleyhine var olan belirsizlikleri gidermiyor, tersine pekiştiriyor.
Yönetmeliğe göre
kiralık işçinin işvereni, talimatı altında çalıştığı işveren değil, özel istihdam bürosu olacak. Böylece çalışma ilişkilerinde yeni bir dönem başlıyor: İşçinin kiraya verilmesi ve bu kiralama işlemi üzerinden kazanç elde edilmesi. Bunu
emek komisyonculuğu
olarak adlandırmak mümkün.
Kiralık işçilik istisnai bir çalışma biçimi değil çalışma hayatının önemli bir unsuru haline gelebilecek. Mevsimlik tarım işleri ve ev hizmetlerinde süre sınırı olmaksızın kiralık işçi çalıştırılabilecek. Diğer işlerde ise
kiralık işçi sözleşmesi dört ay süreyle kurulabilecek ancak sekiz ayı aşmamak üzere iki kez yenilenebilecek. Altı ay sonra aynı işte yeniden kiralık işçi çalıştırılabilecek. Böylece bir işletmenin değişik bölümlerinde sürekli olarak kiralık işçi çalıştırılabilecek.
Kiralık işçi konusunda
sayısal, oransal sınırlama yok gibi. Kiralık işçi sayısı işletmenin mal ve hizmet üretim kapasitesinin öngörülmeyen şekilde artması durumunda işyerinde çalışan işçi sayısının
dörtte birini, 10 ve daha az işçi çalıştıran işyerlerinde ise beşi geçemeyecek.
Bu haller dışında ise sayı sınırı olmaksızın geçici işçi çalıştırılabilecek.
örneğin şirket dönemsellik arz eden iş artışları hâlinde veya kadrolu işçilerin izin kullandığı dönemde istediği kadar kiralık işçi çalıştırabilecek. Ayrıca işletmenin günlük işlerinden sayılmayan ve aralıklı olarak gördürülen işlerde de sayı sınırı olmaksızın kiralık işçi çalıştırılabilecek. Tamir ve bakım işlerin bu işler arasında yer alabilir.
‘Hak yok, vazife var’!
Yönetmelikte kiralık işçilerin boşta geçen süreleri için ödeme yapılmasına ilişkin hüküm yok. Böylece özel istihdam bürosu kiralayamadığı işçiye boşta geçen zamanlar için ücret ödemeyecek. Kiralık işçilerin
kıdem tazminatı
hakları da belirsizliğini koruyor.
Eşit işlem
ilkesine ilişkin belirsizlik de sürüyor. Kiralık işçiler çalıştıkları dönemde işyerindeki sadece sosyal hizmetlerden
eşit işlem
ilkesine göre yaralanacaklar. Kiralık işçilerin yerlerine çalıştıkları işçilerle
eşit ücret
almaları mümkün gözükmüyor.
Yönetmelikte
kiralık işçilerin sendikal hakları
konusunda tek düzenleme, iş sözleşmesine sendikaya üye olup olmama yönünde bir hüküm konulamayacağı yönünde. Bu zaten Anayasa’da ve 6356 sayılı yasada var olan bir hüküm. Kiralık işçilerin sendikal haklarını kullanmalarının önünde çok daha büyük engeller var. Bu engellerin bir kısmı mevzuattaki boşluktan bir kısmı ise çalışma biçiminin kendisinden kaynaklanıyor.
Kiralık işçilerin, özel istihdam bürosunun faaliyet yürüttüğü büro ve genel işler işkolunda kurulu sendikalara üye olabileceği anlaşıyor. Böylece işçiler fiilen çalıştıkları işe göre değil, özel istihdam bürolarına göre örgütlenmeye çalışacaklar. On binlerce işçisi olan ve esnek, dağınık, belirsiz koşullarda faaliyet yürüten bürolarda
sendikalaşmak fiilen imkânsız hale gelecek. Nitekim sendikaların güçlü olduğu batı Avrupa ülkelerinde dahi kiralık işçilerin sendikalaşması yüzde 1-2 mertebesini geçmiyor. Kiralık işçilerin toplu pazarlık ve grev haklarını kullanabilmeleri ise mucize olacak.
Eğreti, robotik işgücü
Kiralık işçilik uygulaması ile birlikte işverenler, sadece işçilerin bireysel iş hukukundan doğan haklarıyla uğraşmaktan kurtulmuyor; sendikasız, toplu sözleşmesiz ve grev yapması fiilen mümkün olmayan
yeni bir rezerv işgücü ordusuna
kavuşuyor.
İşletmelerin taşeron işçi uygulaması yoluyla yardımcı işlerin tümünde ve asıl işin ise bir bölümünde yoğun olarak taşeron işçi çalıştırdığı biliniyor. Kiralık işçilik uygulaması ile birlikte
işçisiz işletmeler
gündeme gelmeye başlayacak. Şirketler kadrolu, çekirdek işçi sayısını en aza indirerek kiralık ve taşeron işçi mekanizmasıyla işçilerin haklarıyla ve talepleriyle uğraşmaktan kurtulmuş olacaklar.
Taşeron işçilerin yanına kiralık işçiler ekleniyor ve işçi sınıfının ana gövdesi içingüvencesiz, eğreti çalışma (precarity)
temel çalışma biçimi oluyor. Aslında“prekarya”
diye yeni bir sınıf doğmuyor, işçi sınıfının 19. yüzyıldaki çalışma koşulları yeni biçimlerde ortaya çıkıyor. Bunu
yeni bir proleterleşme/mülksüzleşme/güvencesizleşme dalgası
olarak ifade etmek mümkün.
Bir tür robotik işgücüne kavuşuyor işverenler.
Adeta bir robot kiralar gibi işçi kiralayacaklar, sorun olursa yenisiyle değiştirecekler. Böylece işverenler talimat verebildikleri ama yükümlü olmadıkları, muhatap olmadıkları bir işçi kitlesine kavuşmuş oluyor. Onlar işçiye emir verecek, ama işçi onlardan hak talep edemeyecek, ağzını açamayacak.
Ama unutulmasın, tarih evdeki hesabın çarşıya uymadığı nice örnekle dolu.
*****
Genç Sosyal Politikacılar Kongresi ve Cahit Talas ödülü
Bu hafta Ankara Siyasal’da gelenekselleşen iki
sosyal politika
etkinliği var.
9. Mülkiye Genç Sosyal Politikacılar Kongresi
20-21 Ekim 2016 tarihlerinde Ankara SBF’de yapılıyor.
Ankara SBF Sosyal Politika Araştırma ve Uygulama Merkezitarafından düzenlenen kongrede lisans ve lisansüstü öğrenimi gören gençler sosyal politikayı çeşitli yönleriyle ele alan tebliğler sunacak.
Kongre sırasında bir başka geleneksel etkinlik de gerçekleşecek. Ülkemizde sosyal politika disiplininin öncülerinden olan
Prof. Dr. Cahit Talas
adına 2012 yılından bu yana doktora ve yüksek lisans tezlerine
Prof. Dr. Cahit Talas Sosyal Politika ödülüveriliyor. Bu yılın
Talas
ödülleri Genç Sosyal Politikacılar Kongresi’nin ilk günü, 20 Ekim’de sahiplerine verilecek.
17. 10. 2016 – BİRGÜN