TÜİK ENFLASYONU YALAN, YOKSULLUK GERÇEK! 3 AYDA KADÜK HALE GELEN TOPLU SÖZLEŞME DERHAL YENİLENSİN!

249

TÜİK Enflasyonu Yalan, Yoksulluk Gerçek! 3 Ayda Kadük Hale Gelen Toplu Sözleşme Derhal Yenilensin!

Mart ayı enflasyon verileri bugün açıklandı. TÜİK verilerine göre enflasyon (Tüketici Fiyat Endeksi-TÜFE) aylık %3.16 artarken yıllık enflasyon ise %68,50 olmuştur.

Enflasyon Araştırma Grubu’na (ENAG) göre ise Mart’ta enflasyon %5,68 artarken yıllık enflasyon ise %124,63 olmuştur.

Bilindiği üzere 2024-2025 yıllarını kapsayan toplu sözleşmenin maaş zamanlarını da içeren genel bölümü uyuşmazlıkla sonuçlanmış, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararı ile 3,5 milyon kamu emekçisinin ve 2,5 milyon kamu emeklisinin maaşlarında 2024 Ocak itibari ile sadece %15 artış yapılmıştır.

TÜİK verilerine göre 2024 yılının ilk üç ayında enflasyon %15,06 artmıştır.

Bu durumda:

  • Kamu emekçilerine ve kamu emeklilerine yapılan %15 maaş zammı sıfırlanmış, 0,6 puanlık enflasyon farkı ortaya çıkmıştır.
  • 30.500 TL olan en düşük kamu emekçisi maaşı üç ayda 4.593 TL erimiş, reel olarak 25.907 TL’ye inmiştir.
  • 35. 000 TL ortalama kamu emekçisi maaşı 3 ayda 5.271 TL erimiş, reel olarak 29.729 TL’ ye inmiştir.
  • 14.500 TL olan en düşük kamu emekçisi emeklisi maaşı 3 ayda 2.184 TL eriyerek reel olarak 12.316 TL’ye, 18.000 TL olan ortalama kamu emekçisi emeklisi maaşı ise 3 ayda 2.710 TL eriyerek 15.790 TL’ye inmiştir.
  • 10.000 TL olan en düşük işçi emeklisi maaşı 3 ayda 1.506 TL eriyerek 8.494 TL’ye inmiştir.

Bu durumda Hakem Kurulu kararı ile bitirilen 7. Dönem Toplu Sözleşme, TÜİK rakamlarına göre bile yılın daha üçüncü ayında kadük olmuştur.

Yukarıda sıraladığımız kayıplar TÜİK enflasyon verilerine göre oluşan kayıplardır. Dolayısıyla gerçekte yaşanan kayıplar açısından durum çok daha vahimdir. Çünkü başta ücretli kesimler, dar gelirliler olmak üzere tüm kamuoyu gerçekte yaşanan enflasyonun TÜİK verilerinin en az iki katı olduğunu çok iyi bilmektedir.

TÜİK verilerinin gerçek hayattan ne kadar kopuk olduğunu görmek için konut enflasyonu rakamlarına bakmak yeterlidir. TÜİK verilerine göre konut enflasyonu yıllık %51,17’dir. Ancak kiralardaki astronomik artışlar bu verinin tamamen gerçek dışı olduğunu net olarak ortaya koymaktadır. Özellikle büyük şehirlerde ev kiraları ortalama 20 bin TL’ye kadar yükselmiştir.

Öte yandan TÜİK verileri bile emekçiler ve dar gelirli yurttaşlar için en temel kalemler olan gıda, eğitim, ulaştırma ve sağlık gibi kalemlerde genel enflasyon oranın çok üzerine çıkan artışlar yaşandığını göstermektedir.

  • Eğitim enflasyonu sadece son bir ayda %13,08 artmış, yıllık %104’ü aşmıştır
  • Sağlık enflasyonu yıllık %80’i aşmış, ulaştırma enflasyonu yıllık %80’e dayanmıştır.
  • Gıda enflasyonu yıllık %70,41 olmuştur. Son 8 aydır dünyada gıda enflasyonu düşerken Türkiye’de artmaya devam etmektedir.
  • Üye sendikamız BES araştırma birimi BES-AR araştırmasına göre Mart 2024 itibari ile dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 24.003 TL, yoksulluk sınırı 63.734 TL, tek bir (bekâr) çalışanın yaşam maliyeti ise 28 bin 660 TL’ye ulaşmıştır.

İşçisinden kamu emekçisine, emeklisinden asgari ücretlisine emeği ile geçinen tüm kesimler her geçen gün daha fazla açlığa, yoksulluğa itilmelerine karşı tepkilerini en son 31 Mart seçimlerinde ortaya koymuş,  “Bizi yok sayamazsınız. Biz buradayız” mesajını güçlü bir şekilde vermiştir.

Ancak iktidar suni TÜİK verilerini temel aldığı maaş zamları, enflasyon farkları ile tüm ücretli kesimlere, emeklilere kurduğu yoksulluk ve sefalet tuzağından vaz geçmek istememektedir. Dolar milyarderlerinden, faiz, rant gelirleri elde edenlerden, servet sahiplerinden vergi almak yerine tüm yükü emeği ile geçim mücadelesi veren milyonların omuzlarına yıkmaktadır.  

Bu tuzaktan tek çıkış yolu Yoksulluk Sınırı Üzerinde, İnsanca Yaşamaya Yetecek Ücret için mücadeleyi büyütmekten geçmektedir.

Buna göre:

  • Öncelikle tüm kamu emekçilerine brüt 12.147 net 12.055 TL olarak verilen “ilave seyyanen ödenek” taban aylık katsayısına dâhil edilmesini istiyoruz.
  • Maaş artışlarımızda tüm toplumun sahte olduğunu yaşayarak öğrendiği TÜİK rakamlarının değil, yoksulluk sınırının temel alınmasını istiyoruz.
  • Bunun için mevcutta iktidarın “en düşük maaş” olarak ifade ettiği eşi çalışmayan, 2 çocuklu en düşük kamu emekçisi maaşının eş ve çocuk yardımı ve fahiş oranda zamlanan kiralar karşısında bugün artık elzem hale gelen kira yardımı ile dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı üzerine (64 Bin TL üzerine) çıkarılmasını istiyoruz.
  • Maaşlarımızın 2024 yılı mart ayından itibaren her üç ayda bir yoksulluk sınırındaki artış oranına göre güncellenmesini istiyoruz.
  • Her üç ayda bir açıklanan çeyrek büyüme oranlarının maaşlarımıza yansıtılmasını istiyoruz.
  • Seçim öncesi verilen 3600 ek gösterge ve mülakatın kaldırılması sözlerinin tutulmasını; 1.Dereceye yükselen tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge verilmesini, kamuda torpile, ayrımcılığa son verilmesi için mülakatın hem işe almada hem de görevde yükselmede kaldırılmasını istiyoruz.
  • “Tasarruf” adı altında 250 bin KİT çalışanının giyecek yardımının gasp edilmesi girişimine son verilmesini istiyoruz.
  • Tüm bunlar için yılın daha üçüncü ayında kadük hale gelen toplu sözleşmenin derhal yenilenmesini istiyoruz.

KESK olarak; hangi sendikanın üyesi olursa olsun tüm kamu emekçilerini ve emeklileri yoksulluğa, sefalete karşı ortak mücadeleyi yükseltmeye, Yoksulluk Sınırı Üzerinde, İnsanca Yaşamaya Yetecek Ücret için omuz omuza vermeye çağırıyoruz.

                                                                                                                                Yürütme Kurulu