BİZİ AÇLIK SINIRINA MAHKÛM EDEN ORTAKLARA BİR ÇİFT SÖZÜMÜZ VAR!

270

Birisi Seçim Sonrasına “Müjde” Veriyor!

Diğeri “Kararlı Mücadelemiz Sonuç Verdi” Nutukları Atıyor!

Bizi Açlık Sınırına Mahkûm Eden Ortaklara Bir Çift Sözümüz Var!

21 yıldır ülkeyi yönetenler yarın yapılacak 14 Mayıs seçimlerinde koltuğu kaybetme telaşı ile ardı ardına “müjdeler” açıklamaya devam ediyor.

Mevcut iktidarın seçimden seçime hatırladığı işçiye, kamu emekçisine, emekliye dönük vaatlerinin sonuncusu önceki gün Cumhurbaşkanı tarafından açıklanmıştır. Cumhurbaşkanı önümüzdeki temmuz ayında en düşük kamu emekçisi maaşının toplu sözleşme artışı, enflasyon farkı ve refah payı ile “22 bin TL’yi bulacağını” söylemiştir.

Bunun üzerine hızını alamayan malum konfederasyon yönetimi “kararlı mücadelemiz sonuç verdi”  başlıklı bir açıklama yapmış, Genel Başkanları ise üst üste attığı tweetler ile adeta iktidarın seçim kampanyası ortaklığına soyunmuştur.

Aynası iştir kişinin, lafa bakılmaz!

Bu ülkenin kamu emekçileri ve emeklileri 21 yıldır ülkeyi yönetenlerin vaatlerine de malum konfederasyonun “kararlı mücadelesine” de defalarca tanıklık etmiştir.

Yıllardır çarşıda pazarda, mutfakta yaşadığımız enflasyonun en az yarısı TÜİK vasıtası ile açıklanan sahte enflasyon rakamları ile yutulmuştur. Biz her yıl yaşadığımız gerçek enflasyonla daha fazla yoksullaşırken ülkeyi yönetenler suni TÜİK rakamlarını gösterip “işçiyi, memuru, emekliyi enflasyona ezdirmedik” nutukları atmaya devam etmiştir.

Malum konfederasyon ise toplu sözleşme adı altında TÜİK’in sanal rakamlarına dayalı mutabakatlara imza koyarak “tarihi başarılarına” her seferinde yenilerini eklemiştir.

Hayat pahalılığının rekor kırdığı koşullarda sefalet oranlı maaş artışlarına “evet” diyen yandaş konfederasyon “kararlı mücadelesini” geçtiğimiz toplu sözleşme döneminde bütçeden hakkımızı refahtan payımızı aldık” noktasına ulaştırmayı başarmıştır.

https://www.memursen.org.tr/butceden-hakkimizi-refahtan-payimizi-aldik

Şimdi de bir taraftan `reel kayıplarımız arttı, ücret adaleti bozuldu’ diyorlar. Diğer taraftan her seçimde olduğu gibi bu kayıplara yol açanlara oy vermemizi istiyorlar. “Ne yapalım, Sayın Cumhurbaşkanı’na ihanet mi edelim? “ diyerek iktidarın ve kendi çıkarlarını 6 milyon kamu emekçisinin ve emeklisinin hakkının, hukukunun önüne koyuyorlar.

Resmi verilere göre düzenlediğimiz aşağıdaki tablolar; 21 yıldır “memuru, emekliyi enflasyona ezdirmedik” nutukları atanlar ile bir emek örgütü olmayı değil, iktidarın memur kolları olarak faaliyet yürütmeyi tercih edenlerin ısrarla sürdürdüğü “kararlı mücadelenin” ortak eserdir.

Geldiğimiz noktada en düşük kamu emekçisi (memur) maaşı asgari ücrete daha fazla yaklaşırken açlık sınırı ile adeta dirsek temasına geçmiştir.

  En Düşük Memur Maaşı

(çalışmayan eş ve 2 çocuk yardımı dâhil)

Net Asgari Ücret
2012 Mayıs 1.696 TL 701 TL
2023 Mayıs 11.782 TL 8.506 TL
11 yıl önce En Düşük Memur Maaşı Net Asgari Ücretin 2,42 katıydı.

(1.696 / 701 = 2,42)

Bugün En Düşük Memur Maaşı Net Asgari Ücretin 1,38 katına indi.

(11.782 / 8.506 = 1,38)

*Kaynak: Strateji Bütçe Başkanlığı (SBB) ve Devlet Personel Başkanlığı (DPB) verilerinden derlenmiştir.

Ayrıca 21 yılın sonunda ortalama kamu emekçisi maaşı ile en düşük kamu emekçisi maaşı arasındaki makas da alabildiğine kapanmıştır.

Sonuç olarak iki ay sonrasına ertelenen maaş artışı vaadi, 21 yıllık iktidarlarında ülkemizi asgari ücretliler ülkesine çevirenlerin, her seferinde maaşlarımızı olduğundan çok daha yüksek gösteren açıklamalara imza atanların, geçtiğimiz yılın başında ‘refah payı’ dedikleri %2,5’luk artışı bile altı aylık enflasyon farkından düşenlerin vaadidir.

Bu vaadin sahiplerinin her zaman olduğu gibi, yarın kaşıkla verdiğini ertesi gün kepçe ile almayacağının hiçbir garantisi yoktur. Nitekim Hazine ve Maliye Bakanı seçimden sonraki ilk işlerinin vergilerin “güncellenmesi” olduğunu itiraf etmiştir.

Öte yandan bugün itibari dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 34 bin TL’ye dayanmıştır. Bu durumda en düşük kamu emekçisi maaşının iki ay sonra 22 bin TL olması vaadi insanca yaşamaya yetecek ücret talebini karşılamaktan uzaktır.

İnsanca yaşamaya yetecek bir ücret için en düşük kamu emekçisi maaşı eş yardımı, çocuk yardımı, kira yardımı, ulaşım yardımı gibi sosyal ödemelerde yapılacak artışlarla yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır. Bu artış oranı tüm kamu emekçilerinin maaşlarına yansıtılmalıdır.

Bu vesile ile tüm kamu emekçilerini bir kez daha grev hakkı ile tamamlanmış gerçek toplu sözleşme haklarına sahip çıkmaya,  insanca yaşayacak bir ücret ve güvenceli bir çalışma yaşamı talebiyle yarın yapılacak olan 14 Mayıs seçimlerinde demokrasiye ve sandıklara sahip çıkmaya çağırıyoruz.

KESK olarak dün olduğu gibi yarın da iktidarda kimin ya da kimlerin olduğuna bakmaksızın emek ve demokrasi mücadelemizi her koşulda sürdürmeye, 4 milyon kamu emekçisinin sesi olmaya devam edeceğiz.

Yürütme Kurulu