ÇİĞDEM TOKER: İNSANLAR İLAÇ BULAMAZKEN (26. 10. 2018)

166

İstisnasız hepimizin sağlığını ve bütçesini aynı anda ilgilendiren çok büyük bir kamu ihalesinin haberini dün yazdım. Gerek büyüklüğü gerekse döviz kurundaki oynaklık nedeniyle mali profili kesin söylenemeyen, ancak milyar dolarlar mertebesinde olacağı kesin, tıbbi cihaz alım ihalesinin bu dönemde iptali beklenirken tekrar ertelenişini.
Gerek büyüklüğü gerekse döviz kurundaki oynaklık nedeniyle mali profili kesin söylenemeyen, ancak milyar dolarlar mertebesinde olacağı kesin, tıbbi cihaz alım ihalesinin bu dönemde iptali beklenirken tekrar ertelenişini.
“Yerli ve milli” şartnamesine göre tekliflerin ABD Doları üzerinden verileceği 54 bin 593 adet tıbbi görüntüleme cihazı satın alma ihalesi, 4 Temmuz’da yapılacaktı
üzerinden pek çok tartışma ve bilinen/bilinmeyen görüşmeler geçti. ve “kısmi teklife kapalılık” koşuluna birarada bakınca, az sayıdaki dünya devi şirketin tarif edildiğini uzmanı anlıyor. Bunların biri ABD, diğeri de Alman firması. İhalenin zemini özel bir mantığa oturtulmuş.
Kısa adı SİP olan Sanayi İşbirliği Projesi, bir küresel dev şirketin yanına Türk firmasını alarak bu cihazları üretmesini/ithalini öngörüyor. Ancak devletin satın almayı planladığı tıbbi görüntüleme cihazları listesinde sayılan, hasta başı monitör ve röntgen cihazlarını ülke içinde üreten yerli firmalar bu şart ile kendilerinin ihale dışı bırakıldığını ortaya çıkardı.
Tabloda gözden kaçan bir başka gerçeklik de Türkiye’de pek çok hastaneye yakın zamanlarda benzer cihazların zaten alındığı. Dolayısıyla bu yeni ihaleyle satın alınacak binlerce cihazın, büyük savurganlık olacağı sektör yetkililerince ifade ediliyor. (Şehir hastanelerinin devreye girmesiyle yaşanan tıbbi cihaz alanındaki korkunç kaynak israfı, bambaşka bir araştırmanın konusu. )
İptali engelleyen güç?
Sonuçta kaynak kullanımı ve mali disiplin açılarından iptali beklenen bu ihalenin, neden 10 Ocak 2019’a ertelendiğinin mantıklı bir izahı gerekiyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın sunduğu Yeni Ekonomi Programı’nın 6. sayfasında “İhalesi yapılmamış ve ihalesi yapılmış ancak henüz başlamamış yatırım projeleri askıya alınacaktır” maddesi olduğu için de bütün topluma…
Bu izah yapılır mı bilinmez.
Ancak bu ülkede hekimler, kendilerine dönük şiddetin son bulması için nöbet tutar, kısa adı SMA olan genetik kas hastalığı sebebiyle çocukları gözlerinin önünde eriyen aileler, ödeme güçlerini aşan ilacı devlet karşılasın diye yollara düşmüşken, Kamu İhale kanunu’na göre yapılacak ihalede “dolar” koşulunu bile TL’ye dönüştürmemesine diyecek bir söz bulamıyor insan.
Herhalde iptali engelleyen büyük ama çok büyük bir güç olmalı.
***
Varlık Fonu’nun McKinsey’i
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kendisini başkan atadığı Türkiye Varlık Fonu A. Ş’nin (TVF) ilk denetim raporu, TBMM Plan Bütçe Komisyonu’na “gizli” damgayla geldi. Raporun görüşüleceği oturumun da “gizli” yapılacağı duyuruldu. Ancak öğrendik ki 24 Ekim’deki kapalı oturumda, muhalefet milletvekilleri bu gizliliğe itiraz etmiş. Oturum belirsiz bir tarihe ertelenmiş.
Komisyon üyesi HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan sosyal medya hesabından TVF’nin 1 Şubat 2017’den bu yana McKinsey ile çalıştığının belgesini paylaştı.
Belgeye göre TVF’nin ilk başkanı Mehmet Bostan, şirket hesaplarını denetleyen KPMG’ye yazı yazarak, veri ve raporların McKinsey ekibi ile de paylaşılmasını istiyor.
Not düşelim ki, TVF’nin McKinsey ile anlaşmasını Cumhuriyet Gazetesi’nde 19 Mart 2017 tarihli yazı ile verdik. ödenen tutarları da sorduk.
Hiçbir yanıt gelmedi. Nedeni şimdi anlaşılıyor.
Bakalım TVF hesaplarının “gizli” denetim raporunun içeriği ve Kinsey’ye ne kadar ödendiği milletvekillerine açıklanacak mı?
26 EKİM 2018 – SÖZCÜ