ORDU’DA YAŞANAN SEL FELAKETİNİN NEDENİ AŞIRI YAĞIŞ DEĞİL, DOĞAL KAYNAKLARIN TALANIDIR!

251



Ordu’da yaşanan sel felaketi bizleri ve ülkemizi derinden yaralamıştır. Yaşamını yitiren vatandaşımızın ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.
İktidar bir an önce tedbirler almalı, başta fındık üreticileri olmak üzere sel nedeniyle zarar gören vatandaşlarımızın mağduriyetlerini gidermelidir.
Ancak yaşadıklarımız insan eliyle, iktidar eliyle afete dönüşen, tahribatı artan doğa felaketleridir. Gerekli tedbirlerin alınması durumunda en az kayıpla sonuçlanabilecek olaylardır.
İktidar algı yönetimiyle, halkımızın dini duygularıyla oynayarak ortaya çıkan tablonun sorumluluğunu üzerinden atamaz.
Odaların, sendikaların, bölge halkının uyarılarına kulak tıkayıp Karadeniz’in güzelliğini neşter gibi sahil yoluyla bozanlar, doğayı enerji şirketlerine peşkeş çekenler tahribatın bu kadar büyük olmasının sorumlusudurlar.
Sel doğa olayıdır ancak ortaya çıkan tahribat; ranta, sermayeye ve yandaşa kaynak yaratma odaklı politikaların sonucudur. Ormanına, suyuna, yaylasına, deresine sahip çıkan Karadeniz halkına gazla, copla, tomayla yaptığı saldırmak ve sermayeye rant alanları açmak yerine halkın taleplerine kulak kabartılsaydı bu felaketler bu denli zararlarla sonuçlanmayacak, acılar bu denli büyük olmayacaktı!
AKP döneminde ülkemizin her bir yanında olduğu gibi Karadeniz’de de ormanlık alanların HES’ler ve imara açılması yoluyla ortadan kaldırılması, betonlaşma felakete davetiye çıkarmaktadır.
HES’lerle, beton yığınları yaratan yol projeleriyle, imara açmalarla, çarpık kentleşmeyle, nükleer santral projeleriyle, maden ocaklarıyla ve doğayı talan eden benzeri uygulamalarla AKP doğa olaylarının felakete, afete dönüşmesine zemin hazırlamıştır. İktidar “Karadeniz’e ihanet etmiştir”.
HES’ler, ormanlarımızı ve yaylalarımızı yok eden projeler, imara açmalar, nükleer santral inşaatları derhal durdurulmalıdır.
Ordu ve çevresinde yaşayan, selden zarar gören vatandaşlarımıza bir kez daha geçmiş olsun diyoruz. Acılarını paylaşıyor, yaraların bir an önce sarılmasını diliyoruz.