ADİL SEÇİM PLATFORMU: 24 HAZİRAN ADİL BİR SEÇİM OLDU MU’ HAYIR!

226


Konfederasyonumuzun bileşeni olduğu, siyasi partiler, meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve sivil inisiyatiflerin de katılımcısı olduğu
Adil Seçim Platformu’nun 24 Haziran 2018tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine dönük hazırlamış olduğu rapor aşağıda yer almaktadır.
önsöz Olarak:
24 Haziran Adil Bir Seçim Oldu mu?Hayır!

Bu soruya verilecek objektif yanıt budur.
Demokrasilerde siyasal iktidarlar sandık yoluyla el değiştirebilir. Bu temel kabulün devre dışı bırakılması meşruiyet tartışması doğurur. Meşru bir yönetimin sürdürülebilir olması için seçimlerin güvenli ortamda yapılması zorunludur. Türkiye, partilerin eşitsiz koşullarda yarıştığı bir seçim dönemine mahkûm olmuştur.
24 Haziran seçimlerinin siyasi tarihe, seçmen iradesinin “demokratik koşullarda” sandığa yansıdığı bir seçim olarak geçmesi hep tartışılır olacaktır.
Adil Seçim Platformu:
Kendisi için temel amaç olarak belirlediği; sandıklara sahip çıkılması organizasyonunu, bileşenlerin ve gönüllülerin değerli katkısıyla başarmış, 700 bin kişilik bir insan kaynağını hedef doğrultusunda hareketlendirmiştir.
Sandık güvenliğinin yanı sıra, AA’nın manipülasyon çabalarını engellemek için gelen talep üzerine, seçim sonuçlarını canlı yayınlamaya karar vermiş, ancak bu konuda toplumun beklentisini karşılayamamıştır.
Seçim sürecinin bir bütün olarak ele alındığı Adil Seçim Platformu raporunun birinci bölümünde,
Adil Seçim Kriterleriirdeleniyor. Bu kriterler üzerinden hazırlanan Seçim Matrisi sunuluyor. Seçim ihlalleri, ihlallerin yoğunlaştığı alanlar, ihlallerin yoğunlaştığı şehirler, spekülasyon ve manipülasyon konusundaki gözlemler, silahlı çatışma ve can kaybı konularının yarattığı sorun ve soruların, YSK tarafından yanıtlanarak aydınlatılması isteniyor.
Raporun ikinci bölümünde Adil Seçim Platformu ve seçim güvenliği çalışmaları masaya yatırılıyor. Başarılanlar ve başarılamayanlar konusunda içtenlikle durum saptaması yapılıyor.
Bu bölüm sonunda da toplumun bilgilendirilmesi gereken konularda YSK’ya yönlendirilensorular var.
ülkemizde güvenli, şeffaf, adil bir yerel seçim yaşanması gerekliliği, önümüzde duruyor. Güç birliğine duyulan ihtiyaç açık.
Rapor geleceğe yönelik olarak, süreçte yaşananlardan kazanılan deneyim ışığında, ortak çalışma istek ve iradesiyle sonlanıyor.
GİRİŞ24 Haziran Seçimleri, ilan edilmesinden, seçim sonuçlarının açıklanmasına kadar, adil, eşit, bağımsız ve demokratik koşullardan uzak bir şekilde gerçekleşmiştir. öyle ki AGİT (Avrupa Güvenlik ve İş birliği Teşkilatı), AKPM (Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi) gibi resmi olarak uluslararası bağımsız seçim gözlemciliği yapan kuruluşlar ile İHD (İnsan Hakları Derneği) ve ESHİD (Eşit Haklar İzleme Derneği) gibi ulusal düzeyde bağımsız izleme yapan grupların seçim izlenmesine ve raporlanmasına yönelik çalışmaları dahi engellenmiştir.
24 Haziran seçim süreci; demokratik seçimlerle ilgili temel ilke, değer ve koruyucu önlem ve düzenlemelerin hemen tamamının ihlali veya ihlale açık hale getirilmesi üzerine kurulmuştur. Bunlar;
– Seçimlerin
OHAL
koşullarında gerçekleştirilmesi,
– 15 Temmuz Darbe girişimi sebebiyle ilan edilen OHAL’in her tür muhalefetin susturulması ve propaganda ve ifade özgürlüğünün kısıtlanması için araç haline getirilmesi
– Seçim Kanunu’nun 25 Nisan 2018 tarihinde değişmesi,
– Seçim takvimi ilanından sonra seçim kanununda değişikliğe gidilmesi,
– “Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz. ” hükmünün kaldırılması,
– Genel işleyişte seçim takvimi 90 gün iken 24 Haziran’da takvimin 55 güne indirilmesi,
– Cumhurbaşkanı adaylarından Selahattin Demirtaş’ın hükümlü olmamasına rağmen tutukluluğunun devam etmesi ve seçim çalışması yürütmesinin engellenmesi,
– Güvenlik iddiası ile sandıkların taşınması ve birleştirilmesi,
– KHK ile YSK’nın televizyon ve radyo üzerindeki yetkisinin kaldırılması ve TV’lerin ve radyoların yanlı yayın yapmasının önünün açılması, yanlı yayın yapan kanalların denetim dışı kalmaları,
– KHK’larla 170’den fazla bağımsız basın – yayın kuruluşunun kapatılması,
– 142 No’lu belgede belgenin 8 Temmuz’da da geçerli olacağına dair ibarenin yer alması ve çoklu kullanımın önünün açılması,
OHAL koşullarında, tüm gücün iktidar lehine toplandığı, demokratik seçim ilkelerinin işletilmediği ve ortadan kaldırıldığı 24 Haziran seçimlerinde; seçim öncesi, seçim günü ve sonrası süreçlerin detaylı incelenmesi ve analiz edilmesi gerekmektedir.
Bu koşullar altında Adil Seçim Platformu (ASP) bileşenleri tarafından hazırlanan bu rapor seçim öncesi, seçim günü ve seçim sonrasındaki sandık güvenliği ihlallerini görünür kılmak ve platformun sandık güvenliğine yönelik çalışmalarını ve seçim günü yaşanan aksaklıkları kamuoyu ile paylaşmak üzere hazırlanmıştır.
Rapor, süreçlerin tamamını bir bütün olarak ele almaktadır; zira toplum nazarında seçim sonuçlarına odaklı olarak tariflenen “seçim hilesi”, ancak seçim süreci bir bütün olarak ele alındığında görülebilir.
Sürekli atıf yapılan “seçim hilesi”, bir veya birden çok tutanak toplamı değil; seçim sürecinin tamamına yayılan antidemokratik uygulamalar bütünüdür. Seçim hilesi, seçmen iradesinin manipüle edilmesiyle sonuçlanan her tür eylem olarak anlaşılmalıdır.
Bu bağlamda seçim gününe kadar seçmen iradesinin oluşması, seçim günü ise seçmen iradesinin yansıtılması şeklinde iki aşamadan bahsedilebilir. Bir başka ifade ile
adil seçim
hem seçmen iradesinin oluşumu hem de yansıtılması aşamalarında manipülasyon ve haksız müdahalenin bulunmadığı seçimdir. Adil Seçim Platformu’nun da adil seçimlerin tehdit edilmesi olarak tariflediği bu durum
seçim sürecinin tamamına yayılmış ve bir güç asimetrisinin kurumsallaşması ve yasallaştırılması durumudur.
Bu sebeple yukarıda listelenen koşullar altında adil ve demokratik bir seçim sürecinin yaşanmadığı ve demokrasinin temel ilkesinin kadük bırakıldığı söylenebilir.
Adil Seçim Platformu açısından ise seçim günü sonuçların açıklanması noktasında yaşanan aksaklıkların ve bu krizin yönetilmesinde yapılan hataların kamuoyu ile açıklıkla paylaşılması ve bu aksaklıkların sandık güvenliği sağlamak için yapılan çalışmalardan ayrıştırılması başta kamuoyunda yarattığımız umut sebebiyle borcumuzdur.
Bu saikle hazırlanan rapor iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm seçimlerin adil seçim kriterleri bakımından değerlendirmesini ve seçim günü yaşanan ihlalleri içermektedir. İkinci bölüm ise Adil Seçim Platformu’nun kuruluşundan itibaren adil seçim süreçlerine yönelik yaptığı çalışmaları ve seçim günü yaşanan aksaklıkları ve bu aksaklıkların yönetimini içermektedir.