14 MART TIP BAYRAMINI KUTLUYORUZ!

210

Sağlık, “verimlilik ve kârlılık” mantığı üzerine inşa edilemeyecek kadar ciddi bir alandır. Sağlık emekçilerinin sorunları çözülmeden, talepleri karşılanmadan atılacak her adım ise başarısız olmaya mahkûmdur.
AKP iktidarı döneminde kamu hizmetlerinin piyasaya açılmasından ve sermayeye peşkeş çekilmesinden en başta sağlık alanı etkilenmiştir. Sağlıkta Dönüşüm Programı uygulanmaya başladığında sağlık emekçileri ve konfederasyonumuz kesintisiz olarak uyarılarda bulunarak programın hastaneleri şirket gibi yönetmeyi hedeflediğini, hastaları müşteri ve sağlık emekçilerini modern köle gibi gördüğünü, programın halk sağlığını tehdit ettiğini belirtmişlerdir. Uyarılarımız nedeniyle bizleri “hain” ilan edenler bugün sessiz sedasız Sağlıkta Dönüşüm Programını ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Ancak yeni programlarının da öncelikli hedefi sağlığın kamu hizmeti olmaktan çıkarılması ve piyasa koşullarında hizmet sunulmasıdır.
Hastalar GSS primi dışında, ayrıca, muayene katılım bedeli, ilaç katılım bedeli, tıbbi malzeme katılım payı gibi 14 ayrı kalemde sağlıkta katkı payı ödemeye, sağlık emekçileri ise performans sistemi üzerinden sözleşmeli ve angarya çalışmaya,
şiddete maruz kalmaya, düşük ücretle çalışmaya devam edecekler.
Kamu Hastane Birlikleri yapılanması, Ağustos 2017’de bir KHK ile kaldırılırken bu kez de yerine CEO’ların şirket gibi yöneteceği, tamamı kamu kaynaklarından karşılanacak “Kamu özel işbirliği modeli” adı altındaki Şehir Hastaneleri devreye sokulacak.
AKP iktidarı, sorunları çözmek yerine sorunları dile getiren, eleştiren ve mücadele eden sağlık emekçilerine baskıyı artırma yoluna başvurmaktadır.
TTB yönetimine yönelik gözaltı operasyonu ve bugün Ankara Numune Hastanesi önünde 14 Mart’a ilişkin sağlık emekçilerinin yapmak istediği basın açıklamasına yapılan polis saldırısı bunun son örnekleri olmuştur. Saldırıda Sendikamız SES Eş Genel Başkanı İbrahim Kara, Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu ve Konfederasyonumuz Disiplin Kurulu üyesi Dr. Onur Naci Karahancı ve SES Ankara şube yöneticisi Adem Bulat gözaltına alınmışlardır. 14 Mart günü sağlık emekçilerine saldıran bir iktidarın Tıp Bayramı kelimesini ağzına alması kadar bir ikiyüzlülük ve samimiyetsizlik olamaz. Saldırıyı kınıyoruz.
14 Mart’ın gerçek anlamda Tıp Bayramı olabilmesi sağlık emekçilerine yönelik boş vaatler, hamasi nutuklar ile değil, sağlık emekçilerinin taleplerinin karşılandığı, parasız, nitelikli, ulaşılabilir ve anadilinde kamusal sağlık hizmetinin sağlandığı bir ortamın yaratılmasıyla mümkündür.
öncelikle hekimlerin emeklerinin karşılığı olan, emekliliğe yansıyacak, güvenceli, görev tanımına ve liyakata uygun, tek işte çalışarak insanca yaşamaya yetecek bir ücret elde etmeleri ve emekli hekim ücretlerinin artırılması talebi karşılanmalıdır.
Sağlık emekçilerinin “fiili hizmet süresi zammı” için acilen yasal bir düzenleme yapılmalıdır.
AKP’nin kutuplaştırıcı ve baskıcı, saldırgan politikaları şiddet kültürünü beslemekte, şiddet yaygınlaşmaktadır. Sağlık emekçileri bu şiddetten en çok etkilenenlerin başında gelmektedir. Sağlıkta Şiddet Yasa Tasarısı bir an önce yasalaşmalıdır.
OHAL’in keyfi/hukuksuz uygulamalarından olan güvenlik soruşturmaları kaldırılmalı; güvenlik soruşturmaları nedeniyle ataması yapılmayan sağlık emekçileri görevlerine başlatılmalıdır.
Sağlık emekçilerine ve kurumlarına yönelik baskılara son verilmelidir.
Performans sistemine, sözleşmeli ve güvencesiz çalışmaya son verilmeli, sağlık emekçilerinin insan onuruna yakışır ortamlarda çalışmaları sağlanmalıdır.
Tüm sağlık emekçilerinin 14 Mart’ını kutluyor; sağlık alanındaki mücadeleleri ile dayanışma içinde olduğumuzu/olacağımızı bir kez daha ifade ediyoruz.
YÜRÜTME KURULU