ANKARA ŞUBELERİMİZ: ‘OHAL KALDIRILSIN, KHK’LAR TÜM SONUÇLARIYLA İPTAL EDİLSİN!’

250



Ankara Şubelerimiz tarafından
22 Kasım 2017 çarşamba günü şube binasında
basın toplantısı düzenlenmiş, OHAL’in kaldırılması ve KHK’ların iptal edilmesi talep edilmiştir.
Ankara 2 No’lu Şube Başkanımız Mevlüt çakmak tarafından yapılan açıklama aşağıdadır:


float: 300px; /DEĞERLİ BASIN EMEKçİLERİBugün, 22 Kasım 2017. Bundan tam 1 yıl önce darbe kararnamelerinin üçüncüsü olan 677 sayılı KHK ile Büro Emekçileri Sendikasının ülke çapında toplamda 96 üyesi sorgusuz, soruşturmasız ve hukuksuz bir şekilde işlerinden atıldılar. Büro Emekçileri Sendikasının Genel Başkanı dahil, ihraç edilenlerin birçoğu görevde olan Şube başkanları ve yönetim kurulu üyeleri ile geçmişte BES ve KESK MYK’ların da görev almış üyeleri ile temsilcilerimiz ve üyelerimiz olmak üzere emek ve demokrasi mücadelesinde yer almış arkadaşlarımız ihraç edildiler. BES üyesi olup, 677 sayılı KHK ile ihraç edilenlerin tamamı Maliye Bakanlığı merkez ve taşra birimlerinde görev yapan emekçilerdir. BES Ankara 1 ve 2 No’lu Şube üyelerinden ihraç olanların sayısı 42 kişidir. Açıkta olan Şubemiz üyesi 2 kişidir.
Değerli Basın Emekçileri, zaman zaman yaptığımız basın açıklamaları ve basın toplantılarında dile getirdiğimiz gibi bugünde burada yeniden vurgulamakta yarar gördüğümüz konular vardır. 15 Temmuzdan sonra ilan edilen OHAL ile birlikte esas darbe iktidar tarafından kamu çalışanlarının iş güvencesine yöneltilmiştir. Sendikamıza yönelik saldırının sayısal sonuçlarını yukarıda paylaştık, ancak toplamda ihraç edilen kamu emekçilerinin sayısına baktığımızda bunun sadece konfederasyonumuzu ve sendikamızı hedef almadığını görmekteyiz. İhraç edilen kamu emekçilerinin sendikalara göre dağılımlarına baktığınızda Memur-Sen üyesi ihraçların 55 bin, Kamu Sen üyesi ihraçların 20 bin dolayında olduğunu, ancak bu konfederasyon ve bağlı sendikalarından herhangi bir itiraz gelmediğini görürsünüz. Konfederasyon olarak KESK’ in toplam işten atılan üyelerinin sayısı 4. 099′ tür. Ancak, KESK’ in ve bağlı sendikaların sürekli gündemlerinde iş güvencesinin kaldırılmasına karşı mücadele ve gerek hukuksal olarak, gerekse yaptığı eylem, basın açıklaması ve dayanışma etkinlikleri ile işten atılan üyelerine sahip çıkması,
sanki sadece KESK’ in ve bağlı sendikaların hedef alındığı görüntüsü vermektedir. Diğer sendika ve konfederasyonların hak arama gibi bir derdi olmadığı için üyelerinin hukuksuz bir şekilde işlerinden ve ekmeklerinden edilmiş olmasını bir mağduriyet olarak görmemiş, iktidarın ileri sürdüğü iddiaları doğru kabul ederek sessiz kalmışlardır. Dolayısıyla iş güvencesinin yok edilmesine ilişkin de herhangi bir itirazlarının olmayacağını bugünden söyleyebiliriz.

Değerli Basın Emekçileri, 15 Temmuz Darbe mizanseninden sonra 1 yılı aşkın bir süre geçti. İktidarın en önemli ortağı ve hatta taşıyıcısı olan cemaat ile düştükleri iktidar nimetlerinin paylaşım kavgasında yine bedeli emekçiler ödediler. Bugüne kadar ihraç edilen kamu çalışanı sayısı 110 binden fazladır. Kapatılan gazete, TV kanalı, dernekler, okullar, sağlık kuruluşları, üniversiteler, sendikalar vs. gibi kuruluşları ve buralarda çalışanları, cezaevlerinde bulunan gazeteci, siyasetçi, yazar ve aydınları düşündüğümüzde aileleri ile birlikte, OHAL/KHK rejiminin mağdur ettiği insan sayısı 1 milyonu bulmuştur. Karşılaştığı bu hukuksuzluk karşısında bunalıma düşen ve intihara sürüklenenlerin sayısı 50 kişidir. Psikolojik travma yaşayan, toplumdan kendilerini soyutlayan, onuru kırılan ama sayısal verilere yansımayan insan sayısını bilmiyoruz.
Değerli Basın Emekçileri, OHAL/KHK rejiminin sonuçları; sadece ihraç edilenler ve tutuklananlarla onların ailelerinin mağduriyetlerinden ibaret değildir. Bugün tüm kamu kurumlarında, tüm özel sektör işletmelerinde yani çalışma yaşamının genelinde iş güvencesinin fiilen ortadan kaldırılmış olmasından dolayı korku ve tedirginlik vardır. İş yerlerinde çalışanlarda sürekli yeni bir KHK ile ihraç edilme korkusundan dolayı mobbinge, haksızlıklara karşı tepki verme, iş yerlerinde dayanışma, birlikte davranma, iş huzuru ve çalışma barışı gibi olması gereken durum ve davranışlar kalmamıştır. Emekçiler birbirlerine karşı kuşku duyar hale gelmişlerdir. Bir gece bir KHK yayınlanmamış ise ve iş yerinde herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmadan mesaisini bitirmişse kendisini o gün kazançlı sayan, ama ertesi iş günü içinde endişe etmekten kurtulamaz hale gelmişlerdir. Dolayısıyla hali hazırda çalışan emekçilerin huzurlu ve mutlu olduğunu düşünmek mümkün değildir. İktidarın, mezhepçi, ayrımcı ve baskıcı tutumu kamu kurumlarında daha belirgin hale gelmiş, performans, verimlilik, etkinlik vs. gibi bahanelerle farklı düşünce ve kimliklere sahip çalışanlara tahammül edemediği,
görevde yükselme sınavlarında sözlü şartı getirerek yaptığı elemelerden, tayin ve terfilerdeki tutumundan anlaşılmaktadır. FETö ve diğer terör örgütleri ile mücadele bahanesi ile OHAL 5. Kez uzatılmıştır. Bunca gözaltı, tutuklama ve işten atmalara rağmen üst düzey FETö mensuplarının kamu kurumlarında ve siyasette halen yerlerinde oturduklarını biliyoruz. Hatta bu durum kimi yandaş ve besleme köşe yazarlarının dahi eleştirisine sebep olmaktadır. Yukarıda belirtilen olumsuzluklardan dolayı bir öfke birikmesinin olduğunu yürüttüğümüz işyeri faaliyetlerinden görmekteyiz.
ülkemizin demokrasi, özgürlükler, yasama, yürütme, eğitim, sağlık, adalet, sosyal güvenlik, çevre ve şehircilik, doğa ve insan, ekonomi yönünden geldiği nokta tam bir kuralsızlık ve çöküş halidir. Artık her alanda bir tek kişinin el yordamı ile onun istekleri ile yönetilmesi söz konusudur.
Biz, Büro Emekçileri Sendikası Ankara Şubeleri olarak; İktidarın tüm baskılarına rağmen örgütlü olduğumuz tüm kurumlardaki emekçilere gitmeye, onlara gerçekleri anlatmaya, iş güvencemize hep birlikte sahip çıkmak için mücadele etme çağrısına devam edeceğiz. Bunun yanında, sendikamız bütünlüğünde tüm ihraçlara ve açığa alınan arkadaşlarımıza sahip çıkacağız. Tüm kamu emekçilerine çağrımızdır. Zor günlerde üyelerine sahip çıkmayan, hak gasplarında ses çıkarmayan ve bugün için en büyük tehlike olan iş güvencesinin tamamen yok edilmesine karşı birlikte mücadele niyeti olmayan sendikalarından istifa etsinler. Mücadele etme iradesini gösteren KESK’e ve BES’ e üye olarak mücadeleyi güçlendirsinler. Umutsuzluğa ve yılgınlığa kapılmaya gerek yoktur. çünkü, İktidar tüm baskılarına rağmen işçi ve emekçilerin mücadelesini engelleyememiştir. Yasaklanan birçok greve rağmen birçok fabrikada, madenlerde, organize sanayilerde grevler yapılmış ve kazanımlar elde edilmiştir. Birçok alanda muhaliflerin sesini bastıramamış, teslim alamamıştır.

Biz, İktidara buradan sesleniyoruz; OHAL’i kaldırın, KHK’ları iptal edin. İşinden ekmeğinden haksız ve hukuksuz şekilde attığınız kamu emekçilerini derhal işlerine başlatın, tüm haklarını iade edin. Gün gelecek halka ve emekçilere hesap vereceksiniz, tarihin çöplüğünde yerinizi alacaksınız. Bu nedenle de suç dosyalarınızı daha fazla kabartmayın.
YAŞASIN öRGüTLü MüCADELEMİZ!YAŞASIN BES!BES ANKARA ŞUBELERİ