ÇİĞDEM TOKER: KONUTTA KURALSIZLIK ÇAĞI (09. 06. 2017)

165

Toplu Konut İdaresi’nin “arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı” modeli, AKP için bir yandan devasa rantların paylaşım araç ve zeminini oluştururken, diğer yandan kentlerin kimliklerini ve belleklerini çaldı. Müteahhidin devlete yüklü bir gelir ödemesi karşılığında Hazine arazisi üstüne konut yapıp satmasına dayalı bu modelde “deniz”in tam bitirilmesinin önü açıldı.

Devlet eliyle başlatılan yeni kuralsızlık çağı bu.

İnanmayan dünkü Resmi Gazete’ye bakabilir.

TOKİ, arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı ihalelerinde, bundan 11 yıl önce koyduğu kuralları kendi eliyle darmadağın eden bir değişiklik yaptı.

Yönetmeliğin adı şu:
“Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, Satış, Devir, İntikal Kiraya Verme, Trampa, Sınırlı Ayni Hak Tesisi ve Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İhale Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik. “

Getirilen ilk değişiklik, TOKİ’nin isteklide (yani müteahhitlerde) aradığı çok temel bir koşulu düzenleyen maddeyi metinden çıkarmak olmuş. O madde şu:
“Arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı ihalelerinde, isteklilerden ihale konusu işe ilişkin proje, maliyet cetveli finansal analiz istenir. “

Bu ifadenin yönetmelikten çıkarılmasının anlamına tersinden bakalım:
örneğin X müteahhidi İstanbul’un göbeğindeki bir Hazine arazisine “Ben şu kadar konut yapacağım” diyecek. Ama bu konut projesinin kaça, ne kadara mal olacağını, nasıl finanse edileceğine dair, devlete hiçbir veri sunmayacak.

Bu kadar temel bir kuralın artık geçerli olmamasının anlamı şu olabilir:
Belli ki AKP rejimi
“bazı”
müteahhitlere, bazı Hazine arazileri için söz vermiş. İki taraf için de ihtiyaç büyük. Yapılacak ve satılacak konutların piyasaları döndürmesi lazım. Hükümetin de gelire. Devlet “Analiz filan istemem ben” diyor. Gelir için zaman kaybına tahammül yok.

***

TOKİ’nin yönetmelikte yaptığı kural daha doğrusu kuralsızlık değişikliği bununla sınırlı değil. TOKİ artık kendisiyle iş yapacak müteahhitlerde iş deneyimi açısından aradığı belgelerin niteliklerinde de hafifleten değişikliklere gitmiş.

Düne kadar, şöyle bir kural vardı mesela:
“İsteklinin ihale konusu iş veya benzer işlerde; son on beş yıl içinde kamu veya özel sektörde o işe ait sözleşme bedelinin en az yüzde 70’i oranında gerçekleştirdiği veya yüzde 50’si oranında denetlediği veyahut yönettiği idarece kusursuz kabul edilen benzeri işlerle ilgili deneyimini gösteren belgeler. “

Yani bir müteahhit Hazine arazisine gelir paylaşımlı bir proje yapacaksa, son 15 yılda yaptığı işleri, en az yüzde 70’ini bitirdiğini, kusursuz yaptığına dair raporlarla birlikte belgelemesi gerekiyordu. Bu madde yönetmelikten uçmuş.

Gelir paylaşımı için başvuracak müteahhitler ortaklık biçiminde olması halinde de bankalardan getirilecek mali durum belgeleri için bir şirketin koşulları sağlamış olması, TOKİ tarafından yeterli bulunacak. Yani falanca Hazine arazisine birlikte konut yapmaya talip olan iki ortaktan birisi kredi alabiliyorsa TOKİ onlarla anlaşma yapacak. Diğer firmanın bankalar tarafından “kara liste”de olması TOKİ için sorun yaratmayacak.

Getirilen yeni bir “kolaylaştırıcı” kural daha var:
Müteahhit şirketlerin TOKİ’ye vereceği iş deneyimi belgelerinde Elektronik Kamu Alımları Platformu kaydı aranmayacak.

Eskisiyle yeni türeyenleriyle, yerlisiyle Körfezlisiyle “ak” müteahhitlerin TOKİ’nin dün itibarıyla açtığı yeni kuralsız sahada oynatacağı daha çok at, yapacağı daha çok beton kule var.
Söylenecek tek şey: Kuralların, bizatihi o kuralları var eden devlet aygıtları marifetiyle iskambil destesi gibi dağıtılmasının, bir gün hepimizi altında bırakabileceğidir.
09. 06. 2017 – CUMHURİYET