İHSAN ÇARALAN: OHAL’E RAĞMEN, COŞKULU, GÖRKEMLİ, KİTLESEL BİR 1 MAYIS! (02. 05. 2017)

167

Dün dünyanın her ülkesinde işçiler, emekçiler 1 Mayıs’ı, İşçi Sınıfının Birlik Dayanışma ve Mücadele Günü’nü kutladı.
Dünyanın başlıca merkezlerinde, sanayi bölgelerinde işçiler, taleplerini haykırdı; sömürüye hayır dediler; 1 Mayıs’ın değerlerine sahip çıktılar; sömürüsüz, savaşsız, tüm halkların, tüm insanların kardeş olduğu bir dünya ideallerini dile getirdiler.

2017 1 Mayısı’nda, 1 Mayıs’ın en yaygın ve en yakıcı taleplerle kutlandığı ülkelerden birisi Türkiye oldu.
OHAL’in yerel idarenin başlattığı baskı ortamına, her girişimin “yasak diyerek karşılanmasına
karşın ülkemizde 1 Mayıs, pek çok merkezde, özellikle büyük kentlerde bir çok sanayi havzasında ve emekçi semtlerinde, son birkaç yılın en görkemli ve kitlesel 1 Mayıs’ı olarak kutlandı.
1 Mayıs’ı Türk-İş, Ankara Tandoğan Meydanı’nda kutladı. Hak-İş, Sağlık Bakanının da katılımıyla Erzurum’da, Kamu Sen Eskişehir-Odun Pazarı’da kutlarken Memur Sen ise kendini Kütahya’ya atarak 1 Mayıs’ı geçiştirdi.

Türk-İş merkez yönetimi, bağlı sendikaların İstanbul’da DİSK ve KESK’in çağrısını yaptığı kutlamalara katılmasına sıcak bakmayan bir tutum alması, Türk-İş’e bağlı sendikaların Ankara’ya temsili katılımları biçiminde oldu. Türk-İş’e bağlı TüMTİS, Tek Gıda-İş, DERİTEKS Belediye-İş ile DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş de 1 Mayıs’ı Gebze’de kutladılar.
Gerek işçi yoğunluğunun kendisini hissettirecek kadar etkili olduğu kutlamalarda gerekse Gebze, Ankara-Tandoğan gibi yüksek işçi katılımlı kutlamalarda;
* Kıdem tazminatının fona bağlanmasına karşı çıkan, kamu emekçilerinin iş güvencesini savunan,
*
“Taşerona hayır” diyen güvenceli çalışma isteyen,
*
İş cinayetlerine karşı önlem talep eden, slogan ve pankartların yanı sıra OHAL’in kaldırılması, “Tek adam rejimine hayır” gibi taleplerin öne çıktığı gözlendi.
Genel olarak ilerici demokrat güçlerin kortejlerinde ise, nispeten işçilerin emek mücadelesinin talepleri yer alsa da ağırlık olarak;
* Referandum sonuçlarına itiraz eden,
* “Tek adam” Erdoğan’ı, Hükümeti ve icraatlarını hedef alan,
* OHAL’in kaldırılması, ülkenin TMY ve KHK’lerle yönetilmesine karşı çıkan slogan ve pankartların öne çıktığı görüldü.
Toplam açısından bakıldığında; bu yazının yazıldığı saatlere (saat, 16. 00 civarı) kadar gazetemize gelen bilgiler ışığında bakıldığında, 2017 1 Mayısı için şunları söyleyebiliriz:
* 1- OHAL koşullarına, merkezi ve yerel idarenin siyasi ve sosyal ortamı terörize etme girişimlerine karşın 2017 1 Mayısı yaygın, coşkulu, son yılların en kitlesel olarak kutlanan 1 Mayıs’ı olmuştur.
* 2- Bu yaygın, kitlesel ve coşkulu 1 Mayıs’ın en önemli eksiği işçi katılımın azlığı olmuştur. Katılım azlığının başlıca nedeni, sendikaların ve sendika yöneticilerinin işçi ve kamu emekçisi kitlelerinin 1 Mayıs’a katılmasını, sınıfının taleplerini ortaklaştırıp sermayeye karşı güçlü bir mevzi tutmalarını engelleyen tutumları olmuştur. Türk-İş ve Hak-İş, Memur Sen, Kamu Sen, kendi düzenledikleri mitinglere bile işçileri, emekçileri “temsili olarak katma”ya özen göstermişlerdir.
* 3- DİSK ve KESK kendilerini 1 Mayıs’ın esas mirasçısı görüyorlar. Her konfederasyon ve sendika da böyle görse iyidir ama gelinen yerde bu sahiplenme; 1 Mayıs’ta, işçilerin çok parçaya bölünmesine yol açmış bulunmaktadır. En azından 1 Mayıs’ı birleşmenin değil bölünmenin unsur yapmak isteyenlere fırsat tanımıştır. Bu da 1 Mayıs’ta sendikaları az çok birleştirmek için, ama daha da önemlisi işçi yığınlarını alanlara çekmeyi esas alan bir mevziye girmelerini sağlamak için bunu dayanak yapmada DİSK ve KESK’e önemli bir sorumluluk yüklemektedir. çünkü bu kadar parçalanmışlığı, 1 Mayıs’ın değerleriyle bağdaştırmak için hiçbir bahane ikna edici olmaz.

Evet, 2017 1 Mayısı, pek çok bakımdan övülecek bir kutlama olarak gerçekleşti. Ama sınıflar mücadelesi tarihinde 1 Mayıs’la ilgili sayfalarda, Türkiye’nin 1 Mayısı için; “Türkiye’nin işçileri, ilerici demokrat güçleri, 2017 1 Mayısında OHAL’i, baskıları, gerilimli siyasi ortamı aştılar ama sendikal bürok-rasiyi aşamadılar diye yazacaktır!” dersek bir abartı yapmamış oluruz. 02. 05. 2017 – EVRENSEL