MUSTAFA SÖNMEZ: ENFLASYON ÇİFT, GELİRLER TEK HANE (14. 03. 2017)

167

Türkiye, uzun zamandır el salladığı çift haneli enflasyona dönüş yaptı. Şubat ayında gerçekleşen yükselişle birlikte yıllık tüketici enflasyonu yüzde 10’u geçti. Bu, 58 aydır ilk defa oluyor ve geçici gibi görünmüyor. Tüketici fiyatlarında çift haneyi yaratan etkenler yıl boyunca canlı kalacak gibi. 2017’nin çift haneli enflasyonla kapatılacağına dair önemli işaretler var.
Tüketicinin satın aldığı malların ve hizmetlerin fiyat değişimini ifade eden
[
(Y-ÜFE) yıllık artış yüzde 15’in üstüne çıktı. Tüketici fiyatlarının 2017 boyunca çift haneden aşağı inmeyeceğine ilişkin en önemli dayanaklardan biri bu. Sanayiciler fiyatlarını yıllık yüzde 15 artırmışken, bunun tüketiciye yansımaması düşünülemez.
Sanayici (üretici) fiyatları ortalama yüzde 15 dolayında artarken, üretici sepetindeki ağırlığına göre bazı mallardaki yıllık artışlar daha çok dikkat çekti. örneğin, sepette yüzde 9 dolayında ağırlığı olan tekstil ürünlerinde yıllık artış yüzde 18’e yaklaştı. Demir-çelik ve öteki metallerde artışın yüzde 44’ü bulması en çarpıcı olanı. Bu ölçüdeki artışta dünya cevher, hurda demir, kok fiyatlarının artışı elbette etkili oldu. Yükselmiş döviz fiyatlarıyla bunların tedariki, sanayicinin fiyatlarının çok hızlı artmasında rol oynadı. Yurt içi elektrik, doğal gaz fiyatları düşük tutulduğu için, hatta yüzde 6’ya yakın ucuzlatıldığı için bu dalda YÜFE biraz daha düşük çıktı. İthalata bağımlı üretimi başat olan beyaz eşya, elektronik eşya, makine, kimya gibi sektörlerde ise yıllık artışlar yüzde 16 ila 21 arasında değişti.
Hükümetin en sıkışık sektörler olarak belirlediği ve vergi indirimi uyguladığı beyaz eşya ile mobilyada bile yıllık fiyat artışları tek haneye gerilemedi.
Hem tüketici hem üretici (sanayici) fiyatlarının çift hanede seyretmesine kaynaklık eden en önemli etken ise dolar fiyatındaki hızlı artış. Buna, dünyada enerji ve öteki emtia fiyatlarının yeniden artış trendine girmesi etkenini de eklemek gerek. Nitekim
[

yüzde 24 arttığı bu dönemde yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 11,5 tüketici fiyatlarında ise yüzde 7 artış oldu. Bu beş ayda kur artışı fiyatlardaki artışı katladı.
TL’deki değer kaybının, ABD Merkez Bankası Fed’in 2017 boyunca yapması beklenen faiz artışları ve Türkiye’nin eksilmeyecek risk priminin etkisiyle süreceği yaygın bir kanı. Bu, tek başına maliyet enflasyonuna kaynaklık etmeyi sürdürerek çift haneli enflasyonun 2017’nin geneline hâkim olacağına ilişkin güçlü bir parametre.
Tüketicide yüzde 10’u, üreticide yüzde 15’i aşan fiyatlar kâr, faiz, ücret gelirlerini nasıl etkiledi? Başka bir ifade ile bu gelir kategorilerindeki yıllık artışlar, enflasyonla baş edebildi mi? Reel kazancı olanlar ile reel kaybı olanlar hangi kesimler?
Nüfusun yüzde 20’den fazlası tarımdan geçiniyor.
[

ve devlet bonosu faizleri tüketici enflasyonu ile ancak baş edebilirken, birikimlerini dolarda tutanlar yıl sonunda yüzde 14, avroda tutanlar yüzde 11,5, altında tutanlar ise yüzde 24 reel kazanç sağladı.
ücretlere gelince, istihdam edilenlerin yüzde 70’inin ücret geliri ile geçindiği Türkiye’de, 16 milyonluk bu nüfusun yüzde 60’ı
[