SEVDA KARACA: AKP REFERANDUM ÇALIŞMASINDA KADINLARA NE SÖYLEYECEK’ (02. 02. 2017)

164

AKP alarmda; yaptırdığı araştırmalar kendi parti tabanları dahil, kadınların desteğinin daha önceki dönemlere kıyasla bir miktar düşük olduğu yönünde sonuçlar ortaya koyuyor. AKP’nin analizlerine göre bu “tek adamlık ve yaşam tarzı” konusunda beliren kaygılardan kaynaklanıyor. Tam da bu nedenle yürütecekleri kampanyanın en önemli mesajlarından biri kadınlarla ilgili olacak. Kampanyasının bir yönünü “Yaşam tarzının anayasal güvence altında olacağının garantisi biziz” üzerine kuracak. Ve kadınlara özel olarak seslenen çeşitli uygulamalar da bu süreçte devreye girecek. İlki “Torun bakan büyükannelere maaş” idi. Eğitim yardımları (Eğitim, kadınların en çok kaygı duyduğu alanların başında geliyor), özellikle kadın işsizleri hedef alan “devlet destekli istihdam kampanyaları” gündeme gelecek. Kampanyanın ikinci önemli noktası ise “Eğitimde ve çalışma hayatında kadınların karşılaştığı ayrımcılık AKP Hükümeti döneminde son buldu” tezi olacak. Bu tez elbette “kamuda başörtüsü serbestisi” üzerine kurulu. Seçilen örnek ise Merve Kavakçı örneği.
AKP’nin kadınlara yönelik yürüteceği kampanya faaliyetini, partinin Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı öznur çalık eliyle yürüteceği görülüyor. Kadın seçmenlere seslenmenin en önemli aracının “sosyal yardımlar” olması şaşırtıcı değil, ama oldukça manidar.

Geçtiğimiz günlerde kadın sivil toplum örgütleriyle buluşma yapan çalık, “Kapı kapı gezip, kadınların beklentilerini dinleyip, bunları bize ulaştırın” dedi. (Nasıl oluyor da sivil toplum örgütü adını taşıyan kurumların önüne bir hükümet sözcüsü böyle bir çalışma planı koyuyor diye bir soru aklınıza gelebilir. Her yerelde inanılmaz sayılara ulaşan ve bizzat devlet desteği ile projeler yapan bu kadın kurumları bir nevi AKP Kadın Kolları gibi çalışıyordu zaten. )
AKP’nin kampanyasında anayasa metninin kendisini hiç gündeme getirmeden “güvenlik, gelecek ve kalkınma” üzerinden yürüyerek “yeni umutlar” vadedilmesi de gündemde. Bunu da sahip olduğu iktidar imkanlarını seferber ederken, her alanda en yaygın örgütlülüğe sahip parti olarak teşkilatlarını en üst düzeyde harekete geçirerek yapacak. Yani esasen kadınlarla. . . AKP’nin, MHP’den de “kadın kartını” devreye sokmasını istediği biliniyor.

Peki kadınlar ne diyor? Ekmek ve Gül dergisinin cumartesi günü çıkacak şubat sayısı memleketin pek çok işçi havzasından kadınların -özellikle evet demeyi düşünen ya da kararsız olan kadınların- neler söylediklerini, nasıl tartıştıklarını gösteren yazılar içeriyor.

Son seçimlerde MHP’ye, öncesinde hep AKP’ye oy vermiş olan Ayşe, Sincan Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikadaki mesai arkadaşlarının “Yeter artık bu ülkenin FETö’den, PKK’dan, DAEŞ’ten çektikleri, başkanlık gelirse artık bunlarla mücadele etmek için zaman kaybı olmayacak” şeklinde konuştuklarını söylüyor. Meryem, AKP Kadın Kollarından ziyaretlerine gelenlerin “Sen her söylenene kulak asma. Evet de. Ülkemizin güçlenmesini istemeyenler var. Erdoğan hepsini içeri tıkacak ama elinde yetkisi yok” dediklerini aktarıyor.

Genç bir kadın sallanan korku sopasını şöyle anlatıyor: “Bana ‘Sen gençsin hatırlamazsın, bu ülke neler gördü’ diyorlar. Krizler, ekmek ve hastane kuyrukları. . . Tamam, AKP’de dört dörtlük değil ama evimize ekmek götürüyoruz çok şükür. Koalisyonlar bankalar batırmış, hepsini hortumlamışlar. Şimdi böyle bir şey olamaz. “

Ankara Hastanesinde taşeron işçisi kadınların sohbetinde Sultan’ın “önce savaşın bitmesi lazım. O da başkanlık gelince bitecek. Ben hükümete güveniyorum. En azından dinimizi rahatça yaşıyoruz” sözünün yarattığı tartışma çok önemli veriler içeriyor. . .
çekmeköy’de tekstil işçisi kadınlar arasında “Yol yaptı, hastanede sıra beklemiyoruz” diyerek, bazıları ders kitaplarının parasız olduğunu söyleyerek, alım gücünün geçmişe göre daha fazla olduğunu, her markayı alabildiklerini, başörtüsü sorununun çözüldüğünü, terörün bitirildiğini düşünerek “evet” diyeceğini söylüyor. Söze “Domatesin kilosu pazarda 9 lira, ama marka alabiliyorlarmış! Aylardır yarım maaş alıyoruz, mesailer ödenmiyor. Ay sonuna kadar borç para arıyoruz” diye girenler de. . .

Ve Esenyurt’ta bir ev buluşmasında her seçimde AKP’ye oy veren kadınların bu oylamadaki kararsızlıklarının nedenlerini sıralarken ortaya koydukları kaygılar çok şey anlatacak.

Hayatın her alanında yok sayılan kadınların Erdoğan’ı bir siyasetçiden öte ‘ezilmiş’lerin sesi olan bir lider olarak görmelerinin arka planına dair önemli veriler de sunuyor izlenimler.
AKP’nin kadınlara yönelmesinin “hikmeti” malum.

Kadınların “evet”ini dönüştürmek için de gerekçeleri iyi anlamak, o gerekçelerin “gerçeklerini” iyi anlatmak hayati. Kaygıları küçümsemeyen, beklentileri önemsizleştirmeyen, bölünmeyi derinleştirmeyen bir çalışma için tartışmaya devam. . . 02. 02. 2017 – EVRENSEL