BÜLENT FALAKAOĞLU: RANT VAR RUH YOK, STAT VAR SEYİRCİ YOK (26. 12. 2016)

165

Konuşmalar. Fotoğraflar.
Seyirciler.
Bize çok şey anlattı.
Trabzonspor’un, yeni stadına kavuşurken ki karşılaştığımız manzaradan bahsediyoruz. O manzara bize üzerinde bir kez daha düşünmemiz gereken bir Türkiye görüntüsüydü. Trabzonspor’un, Akyazı’daki yeni stadının açılışı, malumunuz geçen hafta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı törenle gerçekleştirildi.
Konuşmacılar. . . Spordan, Trabzonspor’dan, Trabzonspor’un tarihinden değil. . . Uzun uzun, stat tamamlandığı için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a nasıl teşekkür etmemiz gerektiğinden bahsettiler.
Emeği geçenlere bir nezaket teşekkürü yetmez miydi?
Yeni Türkiye’de yetmiyor. ‘Başkan’ oradaysa o övülecek, kudretinden bahsedilecek.
Oysa deniz doldurarak yapılan stadın yüksek maliyeti. . .
Uzmanların. . . “Dolgu alanının oturacağı yumuşak zemindeki sıvılaşma ve deprem şiddetini artıran özelliğine” dikkat çeken uyarısının dikkate alınmaması. . .
Yerel ve genel tüm seçimlerde oy malzemesi olarak kullanılıp ancak 10 yıl sonra Trabzon’a teslim edilebilmesi vs. . . .
Bir çok eleştirilecek konu var ortada.
Türkiye gerçeği 1: ‘Eleştiriye yer yok, övgü ve kudret vurgusu var’.
EL üSTüNDE TUTULAN NE?Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani de stattaydı. Ve Katar Emiri’nin fotoğrafı statta Atatatürk, Erdoğan gibi isimlerle yan yana dalgalandı.
Emir Al Sani de baş tacı neden?
Suudi Kral Selman’ı, Cumhurbaşkanı Erdoğan Esenboğa Havalimanı’nda niye karşıladıysa. . . Protokol kurallarının dışına çıkılıp, Kral’a tüm İstanbul ziyareti boyunca niçin eşlik edildiyse. . .
Dünyanın karanlık rejiminin otoriter şahsiyeti olması, Mısır’daki darbede parası, Ortadoğu’yu kana bulayan radikal İslamcıların finansçısı olması nasıl ki krala ‘nişan’ verilmesine engel olmadıysa. . .
İşte aynı mantıkla dalgalandı Katar Emiri’nin fotoğrafı statta.
Peki o mantık ne?
Mesele İslam, tarih, kültür mirası değil kesinlikle! ‘Yeter ki zengin komşular para akıtsın’ mantığıdır emirlerin, kralların el üstünde tutulmasının sebebi.
Dünyanın en büyük bankalarından Katarlı QNB’nin Trabzonspor’a forma göğüs sponsoru olmasıyla sınırlı değil ilişki yani.
Trabzon’un Araklı ilçesi Turup bölgesine Arap sermayesi göz dikmiş.
Araplar Karadeniz yaylalarına golf sahası yapmak istiyor.
Dubai, Katar, Suudi, Tunus, Fas, Cezayir, fark etmez. Gelsinler, Karadeniz’in bakir doğasını satın alsınlar diye, valilerden esnafa uzanan yoğun bir faaliyet yürütülüyor.
Oysa doğayı ranta açmanın sakıncaları saymakla bitmez. . . Bu konuda çok yazıldı, çizildi. İktidar rantın olduğu yerde doğayı dikkate almıyor maalesef.
Türkiye gerçeği 2: Batı sermayesi kaçtıkça, ülkeye gelmesi şüpheli, gelse bile yağmacı olan Arap sermayesine hükümetin muhtaçlığı da hürmeti de artıyor.
SİYASİ TARAFTAR BOŞALAN TRİBüNAçılıştaki çarpıcı olaylardan biri de. . . Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın stattan ayrılmasıyla birlikte açılışa katılanların büyük kısmının stadı terk etmesiydi.
Kimdi bunlar?
Belki başka takım taraftarı olanlar. . . Belki de yolu bugüne dek Trabzon’a dahi düşmemiş olanlardı. . .
Onlar, bir kısmı parti organizasyonuyla, bir kısmı reis sevdasıyla otobüslere doluşup gelenlerdi.
Taraftarlık bağı olsalardı, Trabzonspor efsaneleri maç yaparken stadyumu terk etmeleri mümkün değildi.
Bu manzaraya şiddetle itiraz eden Trabzonsporlular elbet de oldu. En etkilisi, Trabzonspor taraftarlarını çatısı altında toplamayı amaç edinmiş internet sitesi ‘bordomavi. net’ten geldi:
Anlayış açık: Spor, kulüp sadece araç. Şov baki!
Tribünler boşalıyor.
Passolig’in hizmet sağlayıcısı Aktif Bank iddia ettiği gibi. . . Süper Lig’in Avrupa’nın en çok seyirci çeken altıncı ligi değil.
İsim sponsorluğuna devletten başka aday çıkmayan. . . Tüm kulüpleri ‘finansal fair play
kıskacında olan. . . Altyapısı göçmüş. . . Kalitesizliğe gark olmuş. . . 80 milyon nüfusuyla 10 bin ortalama seyirci çekemeyen bir ülke burası.
Normal sonuç! Zira rant uzun vadede her şeyi kemirir. Doğayı, ekonomiyi, emeği, sporu. . .
Türkiye gerçeği 3: Rant var, stat var, taraftar yok.
EMİRLERİN DEMİRİ KESTİĞİNİ YİNE GöRDüK!Cumhurbaşkanının talimatıyla stadın adı, Şenol Güneş oldu. Milyonlarca taraftar (Ben de dahil) diyor ki. . . Şenol Güneş’in ne bu takıma verdiği hizmetler göz ardı edilebilir ne de Şenol Güneş gerçeği Trabzonspor tarihinden silinebilir.
Ne mi isterdi gerçek Trabzonsporlular?
Cevap yine ‘bordomavi. net’ten gelsin: “O stadyuma Şenol Güneş veya Trabzonspor mazisine mal olmuş başka birinin adını ‘birileri buyurdu’ diye değil, kendi iradesini yansıtan bir seçim hakkıyla ve arzusuyla uygun gördüğü ismin
verilmesini isterdi. Dozer Cemil isterdi, Hüseyin Avni Aker isterdi, özkan Sümer isterdi, Ahmet Suat özyazıcı isterdi, Şamil Ekinci isterdi, belki yine Şenol Güneş isterdi. Belki de Kazım olsun isterdi”.
Milyonlarca Alevi vatandaşı incittiği bilinmesine, onca itiraza rağmen İstanbul’da bir köprüye Yavuz Selim adı verildi.
İncitilmek, dikkate alınmamak, sıradan bir vaka artık bu ülkede!
SOSYAL GELİŞMİŞLİK Mİ?. . Kendisini uzun süre rekor düzeylerde cari açık ve dış borçla döndüren ülke ekonomisi bugün zorda! Sosyal gelişmesi ise hep problemliydi. Bu ülkede gelir dağılımı berbattı. Ülke insanı gelişme endeksinde üçüncü ligdeydi. Akademik yayın sayısı, basın özgürlüğü ve spordaki gelişmeler açısından gerilerdeydi.
Sosyal gelişmenin önemli göstergelerinden bir tanesi de spor. Uluslararası bir futbol organizasyonu olan FIFA ülkelerin dünyadaki sıralamasında Türkiye 2003 yılında 7’nciliğe kadar yükselmişti. Şimdi 24. sırada. Olimpiyatlarda 41. sırada. Yani 1984 olimpiyatlarından (40. sıra) daha geri.
Türkiye, sosyal gelişme açısından AKP döneminde iyi fotoğraf veremedi. Üstelik ekonominin ‘iyi günlerine’ rağmen. Ekonominin sıkıntıların arttığı bugünlerde, açıktır ki, tüm sosyal göstergelerde çok daha büyük bir bozulma yaşanacak. 26. 12. 2016 – EVRENSEL