CUMHURİYET TARİHİNİN EN KANLI SALDIRISINDA ADALET VE YÜZLEŞME SÜRECİ BAŞLIYOR!

230



Açıklamamıza başlamadan önce 10 Ekim’de DİSK-KESK-TMMOB-TTB tarafından düzenlenen Emek-Barış-Demokrasi mitingine yönelik alçakça saldırıda yaşamını yitiren her bir barış güvercinimizi buradan bir kere daha selamlıyoruz.
Ankara’da o gün emeğin ekonomik-demokratik hakları için, savaşlarda akan kanın ve gözyaşının durdurulması için, demokrasi taleplerimizi haykırmak için Ankara’da buluşmuştuk. Emek-barış ve demokrasi düşmanlarının gerçekleştirdiği katliamla ilgili açılan davanın ilk duruşması 7 Kasım Pazartesi günü Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde (Duruşmalar Ankara 10. Ve 11. Ağır ceza mahkemelerinin salonlarında yapılacaktır. ) saat 10’da başlayacak.
10 Ekim’de emek için, barış için, demokrasi için buluşanlar olarak, 7 Kasım’da adalet için bir araya geleceğiz.
ülkemizin kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına her köşesine düşen acılarımızı paylaşarak, gözyaşlarımızı ve öfkemizi gizlemeden adalet için yeniden kucaklaşacağız.
öfkeliyiz çünkü bizi hedef alan bombaların ardından yaralılarımıza ambülans değil üzerimize TOMA’lar gönderdiler.
öfkeliyiz çünkü adı, sanı, eşgali belli olan bombacıları Ankara’nın göbeğinde kendilerini patlatana kadar yakalamadılar.
öfkeliyiz çünkü emek-barış-demokrasi için ölenlerin ardından, katliam sonrası oylarının yükseldiğini “müjde” diye duyurdular.
öfkeliyiz çünkü ihmali olduğu müfettişlerce tespit edilen kamu görevlilerinin yargılanmasını idari kararlarla engellediler.
öfkeliyiz çünkü ölenlerin ardından düzenlediğimiz anmalara, cenazelere saldırdılar, bu anmalara-cenazelere katılanlara davalar açtılar.
öfkeliyiz çünkü IŞİD’li canilere “bey” diye hitap edenler, katilleri “öfkeli gençler” diye masumlaştıranlar, katliamın birinci yıldönümünde Ankara Garı önünde birbirimize sıkı sıkıya sarılarak acımızı paylaşma isteğimize gaz bombalarıyla yanıt verdiler.
öfkeliyiz çünkü IŞİD terör örgütünün Türkiye’deki yapılanmasında yer aldığı tespit edilmiş olan isimlerin elini kolunu sallayarak dolaştığını ve Antep’teki gibi yeni katliamlar planladığına tanıklık ettik. IŞİD elebaşları aylarca aramızda rahatça dolaşmışken, sağ yakalanabilecek iken susturulduklarına tanıklık ettik.
öfkeliyiz çünkü 7 Haziran seçimlerinin ardından “Ya biz, ya kaos” diyenlerin yaktığı ateş ülkemizi, insanlarımızı yakmaya devam ediyor.
Tam da bu nedenle bizim davamız, “eylem yapmadan tutuklanamayan”, “kendini patlattıktan sonra hukuka teslim edilen” 3-5 IŞİD’cinin yargılanması değildir.
Bu dava kendine uygun bir rejim arayışı içinde ülkemizi yangın yerine çevirmekten kaçınmayanların, 70 milyon insanımızı ateşe atanların yargılanması gereken bir davadır.
Bizim davamız, bizim amacımız bu toprakları kanla ve gözyaşıyla yoğurarak siyasi amaçlarını gerçekleştirmeye çalışanlardan hesap sormaktır.
Toplumu kutuplaştırma ve düşmanlaştırma yöntemleriyle yöneterek tüm ülkeye korkunç bedeller ödetmekten kaçınmayan bir siyasi anlayışa karşı bizim davamız, hangi dilde yakılırsa yakılsın ağıtlarımızla birleşmektir, umutla kucaklaşmaktır.
Bizim davamız bugün işsizliğe, güvencesizliğe, yoksulluk sınırı altında yaşamaya, köleliğe mahkum edilmek istenen emeğin davasıdır
Bizim davamız ülkede ve bölgede kışkırtılan savaşlarla bizlere unutturulmak istenen barışın ve kardeşliğin davasıdır.
Bizim davamız faşizme karşı direne direne kazanacağımız demokrasinin davasıdır.
Tüm halkımızı bu davaya bulunduğu her yerde müdahil olmaya çağırıyoruz.