YAŞAM SAVUNUCULARI ‘NÜKLEERE KARŞI YAŞAM İÇİN SİNOP’TA BULUŞTU!

215



26 Nisan 1986’da çernobil’de yaşanan nükleer felaketin üzerinden 30 yıl geçti. Aradan geçen otuz yıla rağmen yaşanan felaketin etkisi Karadeniz bölgesi başta olmak üzere ülkemizde de hala hissediliyor.
AKP iktidarı ise Mersin, Sinop ve Trakya’da nükleer santral yapma planlarından ve doğayı talan eden projelerinden vazgeçmiyor.
Nükleer Karşıtı Platform’un (NKP) çağrısı ile Sinop’ta buluşan yaşam savunucuları dün ( 24 Nisan 2016 Pazar) gerçekleştirdikleri mitingle bir kez daha “Nükleere, HES’lere inat yaşasın hayat ” dedi.
Mersin Akkuyu ve Sinop İnceburun’da yapımına başlanan nükleer santrallerin yapımının durdurulması, nükleer enerjiden ve Karadeniz’de doğayı talan eden projelerden vazgeçilmesi talepleri ile gerçekleştirilen Mitingde ülkenin dört bir yanındaki yaşamı savunanlar bir araya geldi.
çok sayıda dernek, platform ve siyasi parti ve taraftar grubunun yanı sıra sendikaların, meslek odalarının destek verdiği mitinge KESK Sinop Şubeler Platformu kitlesel katılım sağladı.
Diyojen Heykeli önünde toplanan yaşam savunucuları “Nükleere inat yaşasın hayat”, “Susma haykır nükleere hayır” ve “Yaşamak için nükleerden vazgeçin” sloganlarıyla Uğur Mumcu Meydanı’na yürüdü.
Burada yapılan konuşmalarda Nükleer Karşıtı Platform Yürütme Kurulu üyesi ve Tertip Komitesi Başkanı Murat Şahin, yaşam alanlarına sahip çıkmak için mücadele eden ve mitinge destek vermek için Sinop’a gelen herkese teşekkür etti. Yaşam alanlarının miras değil, emanet olduğunu ve bu emanetlerin gelecek kuşaklara taşınmak zorunda olduğunun altını çizen Şahin, yaşadığımız doğayı çocuklara temiz olarak bırakmak için doğasına yaşamına sahip çıkanların ortak mücadele etmesi gerektiğine dikkat çekti.
çernobil’in üzerinden 30 yıl Fukişima’nın üzerinden 30 yıl geçtiğini, sonrasında da birçok nükleer santral kazası yaşandığını söyleyen Şahin, buna rağmen siyasi iktidarın Türkiye’de nükleer santral planlarından, doğayı tahrip eden projelerden vazgeçmediğine kaydetti.
Tüm bilimsel verilere rağmen, mahkeme kararlarına rağmen nükleer santrallerden, siyanürle
altın aranmaktan ve termik santrallerden vazgeçilmediğini kaydeden Şahin ‘Uluslararası şirketler ve siyasi iktidarların bitmek tükenmek bilmeyen rant hırsları uğruna nükleer santraller, HES’ler, ve termik santraller yapmak için sahte çED raporlarıyla doğayı ve yaşam alanlarımızı katlediyorlar. çernobil’in 30’uncu yılında nükleeri değil, doğayı ölümü değil, yaşamı savunanlar olarak yan yana, omuz omuza alanlardayız. Ne Sinop’ta, ne Akkuyu’da ne de ülkemizin herhangi bir yerinde nükleer santral kurulmasına izin vermeyeceğiz. ” diye konuştu.
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ise, “Türkiye’nin ve dünyanın hiçbir yerinde nükleer santral istemiyoruz. Güvenlik ve katı atık sorunu olan nükleer santraller, insanlık için büyük bir tehdit. Bizler ülkemizde nükleer santral istemiyoruz” dedi.
Konfederasyonumuz adına mitinge katılan Eş Genel Başkanımız Şaziye Köse ise yaptığı konuşmada,
kapitalist barbarlığın ve onun sözcüsü AKP iktidarının saldırılarının ardının arkasının kesilmediğine dikkat çekerek daha fazla kar ve rant için insanı, doğayı, yaşamı sermayeye devir etmeyi hedefleyen saldırıların da bunun parçası olduğunu vurguladı.
Buna rağmen AKP iktidarının toplumun yaşanan saldırılara karşı kayıtsız kalmasını istediğini kaydeden Eş Genel Başkanımız
“Biz kayıtsız kalamayız. çünkü biz ölümden, kandan, gözyaşından değil, yaşamdan yanayız” diye konuştu.
AKP iktidarının “Türkiye ekonomisi büyüyecek, kalkınacağız. çocuklarınızın değil, sermayenin büyümeye ihtiyacı var.
Bunun için nükleer santraller kuracağım, canlı yaşam olanaklarını cansızlaştıracağım.
Oyun, hile çok.
Şuraya olmadı buraya nükleer santraller kuracağım” dediğini kaydeden Eş Genel Başkanımız ” Ama biz kayıtsız kalamayız. çünkü ekolojik kriz, kapitalizmin buhranının ayrılmaz veçhesi. Yaşama kast etmenize izin vermeyeceğiz. HES’lerinizi, RES’lerinizi, Nükleer Santrallerinizi alın gidin. Kendi buhranınızda boğulun” dedi.
Emeği, Doğayı, Yaşamı savunan tüm kesimlerinin kendilerine dayatılan tekçi, militarist, cinsiyetçi, müsrif, toplumun çeşitliliğini yok etmeyi hedefleyen ‘yeni rejimie” karşı mücadeleyi yükseltmek görevi ile karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Eş Genel Başkanımız Şaziye Köse ” Bu gücümüz var. Bize rağmen yapamazlar, bu o kadar kolay değil. Yaptıkları her şeyden sorumlular, yargılanacaklar. Biz baş veririz, baş eğmeyiz” diyerek konuşmasını tamamladı.