MEHVEŞ EVİN: BAKAN, ENRSAR VAKFI’NIN PR’CISI MI’ (25. 03. 2016)

170

AKP’li vekiller, MHP-CHP ve HDP’nin oy birliğiyle çocuk istismarının soruşturulmasını önce

Demek ki toplumsal muhalefet işe yarıyor. Demek ki üç muhalefet partisi birleştiğinde, hükümeti zorlayabiliyor.
Perde arkasında, AKP’lilerin
‘Reis’
korkusundan önce oylamayı reddettiğini, yukarıdan icazet geldikten sonra göstermelik olarak araştırmayı kabul ettiklerine kalıbımı basarım.
Birincisi, AKP’li hangi vekil, kendi vicdanına göre, kendi iradesiyle karar verebilir ki? Her eylemleri Reis korkusuna endeksli. çocuklara gözleri önünde tecavüz edip doğrasalar
‘Acaba Reis ne der’
diye Meclis’in turuncu sandalyelerinde yer kaplarlar.
İkincisi, Ensar Vakfı ve KAİMDER’in iktidarla ilişkileri pek sıkı fıkı.

Ramazanoğlu Ensar’ın PR’cısı mı?
Ramazanoğlu, her şeyden evvel ciddi bir ithamla karşı karşıya olan bir kurumu aklamaya çalışarak hem görevini suistimal etti, hem yargıyı manipüle etmeye kalktı. Bu sözleri, hem bulunduğu makama, hem insanlığa hakaret.
Bakanın görevi, başka mağdur ve vaka var mı diye araştırmak, bu kurumlarda bağımsız denetim mekanizmalarını devreye sokmak ve çocukların korunmasını esas almak… İktidar besleyip büyüttüğü için bir vakfın halkla ilişkilerini yapmak değil.
Gülen’e ait bir yurtta olsa ne derlerdi?
Ahmet Hakan gibi yandan çarklı yazıcılar sağolsun, daha tecavüz ve taciz iddiaları gündeme gelir gelmez cansiperane


derken
tutuklanmasını haber yapan yerel site
‘adliyeden gelen bir telefonla’
haberi kaldırmaya zorlanıyorsa ve haber 10 gün boyunca
saklanıyor

sa, pekala öncesinde de örtbas edilmiş olabilir.
Feministlerin ellerini öpün
Tayyip Bey ve şurekasının hiç hazzetmediği, burun kıvrılan o feministler var ya… çocuk istismarı konusunda en çok farkındalık yaratmaya çabalayan, çözüm öneren onlar. Hükümetin denetim mekanizmalarını çalıştırmadığını, çocuk korumadaki tutarsız politikaları, yargının tutumunu en çok eleştiren onlar.
Mor çatı, 2010’da yayınladığı araştırmada, Türkiye’de her dört çocuktan birinin cinsel istismara maruz kaldığını, istismar vakalarının çoğunlukla çocuğun evinde gerçekleştiğine dikkat çekiyordu. Aynen alıntılayalım:
çocuklara yönelik cinsel istismar ve saldırı, çok yaygın bir suçtur ve bunu işleyenler genelde çocukların bildiği ve güvendiği erkeklerdir
(Bakınız öğretmen).
‘Sapık ve canavarların’işlediği bir suç olarak görmek, sorumluluktan kaçmak olur”.
Bir rakam daha vereyim. Psikiyatri Derneği ve Adli Tıp Uzmanları Derneği, Türkiye’de 16 bin çocuk üzerinde yapılan bir çalışmada çocukların şiddet, ihmal, cinsel saldırı gibi herhangi bir istismar biçimine maruz kalma oranını yüzde 33 olarak saptadı.
‘Dindar nesil yetiştireceğim’ demekle olmuyor
Adli Tıp, çocuk istismarıyla ilgili yılda ortalama 2 bin 600 dosya inceliyor. Üstelik bu, yargıya intikal edebilmiş vakalar! Kurban çocuk olunca, saldırıyı tespit etmek, ortaya çıkarmak çok daha zor.
çünkü korkuyor, deli gibi korkuyor çocuklar.
Manzara böyleyken AKP’nin
‘aile’
politikaları başarısızdan öte, çocuk istismarını körüklüyor…
‘Dindar nesil yetiştirme’
şevkiyle çocukları din kurslarına ve yandaşınız illegal, denetimsiz evlere yollamaya teşvik etmeniz de onları korumuyor.
Türkiye devleti, taraf olduğu Birleşmiş Milletler çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin sorumluluklarını yerine getirmediği sürece daha çok çocuk tecavüze, tacize uğrayacak. .
Siyasilerin bu konudaki koruyucu tutumu, sadece çocuklara cinsel saldırılara daha geniş zemin sağlamaya yarayacak.
25. 03. 2016 – DİKEN