MEHMET AKYOL: YENİ BİR DİSK İÇİN (21. 02. 2016)

202

Geçen hafta yapılan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu genel kurulu kamuoyunda büyük bir yankı uyandırdı, kongre katılan çalışma bakanı yuhalandı, devletin başındaki zat ise kendisine hakaret edildiği gerekçesi ile suç duyurusunda bulundu. Eğer bunlar olmasaydı kamuoyu büyük bir ihtimalle bakanın kıdem tazminatı ve kiralık işçi yasaları konularında ki son incilerini açıklaması vesilesiyle bir konfederasyonun kongre yaptığını duyacaktı.
Bu aslında yeni değil, geçtiğimiz aylarda kamuoyu diğer iki büyük konfederasyonun kongre yaptığını, devletin başında ki zatın konuşmaları vesilesi ile duymuştu. Haberin içinde ise bir cümle ile konuşmanın yapıldığı yer, yani kongre anılmıştı. Gerçekten de sendikalar neredeyse sıfırlanmış üye sayıları ile ve bırakın ülkenin gündemini, çalışanların gündemlerini belirleyememeleri ile kamuoyunda yok niteliğindeler.
Sendikaların üye sayıları çalışanların ancak %12 si kadar, DİSK bu üyelerin ortalama onda birine sahip, yani her yüz çalışandan biri ancak DİSK e bağlı bir sendikaya üye. Daha da kötüsü, bu üyelerin ancak yarısı kadarı için sendikalar işverenlerle toplu iş sözleşmesi yapabilmekte.
Yerlerde sürünen bu niceliğe karşın sendikaların, tabi bu arada DİSK’in çalışanları etkileyecek bir politikasının olmadığında biliniyor, alınan genel grev kararlarının etkisi neredeyse sıfır, genel grev sağda solda yapılan büyükçe bir iki gösteriden ibaret kalmakta, ne hayat durmakta ne de üretim.
Gene de DİSK’in hakkını teslim etmek gerekir, kongre öncesi yapılan başkanlar kurulu toplantısında alınan on karar, çözüm sürecinden göçmen sorununa kadar hemen hemen çalışanların gündemini dile getirdi. Üstelik bunlar için nasıl bir örgüt sorusunu da sormayı unutmadan. Bu durumda, kongrede bunların en azından tartışmaya açılması gerekirken diğer sendika kongrelerde olduğu gibi gene politikacılar, konuklar, başkanlar konuştu. Alınan kararlar neler diye sorulduğunda, delegeler bir cevap vermekte güçlük çekecektir kuşkusuz.
Ama delegelerin aklında kalan, seçimler öncesi üç büyük sendikanın delegelerinin topluca kongreyi terk etmeleri. Akla ilk gelen kuşkusuz yukarda belirtilen konularda sendikalar arasında görüş ayrılığı olduğu. Oysa kongrede bunlar tartışılmadı bile, başkanlığa adaylığını açıklayan bir sendika başkanı, kendisine getirilen eleştiri karşısında kongreyi delegeleri ile terk etti. Onu destekleyen diğer iki sendikayı da arkasından sürükleyerek.
50 yıllık mücadele geleneği olan, hala işçiler içerisinde hak mücadelesi denince ilk akla gelen sendika olan DİSK kongresinde bunlar yaşanmamalıydı, yaşanmasına imkan tanınmamalıydı. Diğer iki konfederasyonu kendi dümen suyuna alan AKP iktidarının ekmeğine yağ sürülmemeliydi.
çalışanlar için bıçağın kemiğe dayandığı günümüzde bunun sorumlularını aramak beyhude bir çaba olacaktır. Kimsenin suçsuz olmadığını kabul ederek, hatalar üzerinde tepinmemeye özen göstermek şimdi atılacak ilk adım olmalıdır. Sınıfın günümüz şartlarına denk düşen bir konfederasyona ihtiyacı olduğu, bunun en geniş anlamı ile sözü edilen başkanlar kurulu kararları ile tespit edildiği noktasından hareketle yeni bir sayfa açılması bir zorunluktur.
Bunların DİSK’e bağlı sendikalarda tartışmaya açılması, yeni bir sendikal hareketin inşası için atılması gereken somut adımların ortaya çıkarılması gerekir. Yeni seçilen yönetim, her şeyden önce buna talip olmalıdır. Hiç bir sendikayı dışlamadan, gerek tek tek sendikaların gerekse de çatının ihtiyaç duyduğu yapısal reformlar derinlemesine tartışılmalı, bu tartışmaları karar altına alacak yeni bir kongrenin hazırlıklarına şimdiden başlanmalıdır. Seçilen yeni yönetim bir anlamda kendini yeni bir DİSK için kurucu kurul olarak ilan etme cesaretine sahip olduğunu göstermelidir.
Gerek 50 yılın birikimi, gerekse de uluslararası sendikal mücadelenin bugüne kadar ki tecrübeleri DİSK’in önünü açacak seviyededir. Hele hele özyönetim, kongre tipi örgütlenme, demokratik ulus gibi kavramların tartışmanın ötesinde hayata geçirildiği bu coğrafyada, yeni bir sendikal yapının yaratılması mümkündür, gereklidir. Göreve!
21. 02. 2016 – öZGüR GüNDEM