ERK ACARER: GÜNEŞLİ CUMARTESİLER (09. 01. 2016)

184

Demokrasiyi sadece ‘çoğunluktan’ ibaret bir kavram olarak ısıtmaya kalkınca böyle oluyor demek. ‘Cuma düzenlemesi’ Resmi Gazete ‘de yayınlandı. Peki, cuma günü işi acele, inancı farklı, Ermeni, Musevi dahası ‘Hâşâ huzurdan’ ateist vatandaş ne olacak?

• • •

“Efendim mütedeyyin toplumun eğilimleri sinir uçları…”
Hayır, aslında demek istediği…
Dinin, siyaset için kullanışlı, ticaret için kârlı bir yatırım olduğu. örnekleriyle sabit!

• • •

Ne zaman sıkışsa…
Dilek ağacına, çaput bağlar gibi türbana sarılmasından belli. “Bizi mağdur ettiler…”
Ne vakit daralsa; dini pazarlamasından anlaşılıyor. Kendisinin en ‘kutsalını’ ambalajlayıp satmaktan çekinmiyor. Farkında, biliyor… Aslında kendisine bile ihanet ediyor.

• • •

İçini boşalttıkları, sert ideoloji…
Dinle devlet, dinle servet, dinle halvet işlerinin birbirine vıcık vıcık geçmiş hali.

• • •

öFFF, PöH, JöH!. . . Cizre’de, Nusaybin’de, Silopi’de, Müslüman’ın evini başına yıkıp uzun süre ezan okunmayan camide, Kuranı üç kere öpüp başına götürünce karşısındaki ağzıyla ‘barış güvercini’ tutsa, terörist sayılıyor!

• • •

15 yaşındaki kıza defalarca tecavüz edip mahkemede kravatı takarak, bir kere ‘inançlı biriyim’ deyince, çocuk, ‘işveli cilveli’ çıkıp, öbürü adam yazılıyor, ceza indiriminin kralını alıyor.

• • •

Cübbesiyle müstesna hoca… Pazarlamada deha…
İcadı üniversitelerin ‘marketing’ bölümlerinde okutulsa yeridir.
öyle böyle bir terlik değil! Peygamber sandaleti. ‘Nal-ı Şerif’ satıyor.
Terliği giyenin, azgınların saldırısından, düşmanların galibiyetinden, şeytanların şerrinden, sihir ve büyülerin ulaşmasından koruyacağını iddia ediyor. Giyip çıkacaksın dışarı!!!
Fiyatı, 130 TL… Bin tane satınca… ‘Zırhı olmayan, mütevazı bir Mercedes yapıyor!

• • •

‘Din’ diye diye yarattıkları sert, içi boş bir ideolojinin üstene çıktıkları kaçak katta ‘dindar kindar nesil duruyor!

• • •

öyle böyle bir nesil değil…İşveren, o soğuk atölyelerde…
‘Sığınamayan’, üzerinde çakma yelekle denizi geçmeye çalışırken, önce dibe batıp sonra sahile vuruyor. Yelek, 35 liraya satılıyor. Tezgâhta, akranının ölümüne sebep olacağını bilmeyen başka ‘sığınamayan’ çocuk tarafından üretiliyor. Orijinali 80 Lira…
Aradaki 45 Liralık fark için insanlar boğuluyor.

• • •

üç kere öpüp başına götürünce…
Bir kere takıp, inançlıyım deyince…
Bin tane satınca…
Atölyeyi bırakıp, camiye koşunca…
Dinle devlet, dinle servet, dinle halvet işlerinin birbirine vıcık vıcık geçmiş hali.
Din, siyaset için kullanışlı, ticaret için kârlı bir yatırım…

• • •

Velhasıl vicdanla birlikte akıl ve laiklik hayatın temel taşı.
Uzağa gitme işte…
Sığınmacı çocuğun da, kerizlenen müminin de bölgede yıkılan ocağın, tecavüze uğrayan kızın da teminatı!
üç kuruşluk akılla 45 liralık iman yarattılar…
Hayırlı Cum…
Yemezler; herkese aydınlık bol güneşli Cumartesiler!
09. 01. 2016 – BİRGÜN