ABDULLAH AYSU: TARIM 2015 (08. 01. 2016)

176

Bilindiği gibi, iklimsel felaketler, 2014’de çiftçileri vurmuştu. çiftçilerin bu yaraları 2014’te ve 2015’te sarılmadı. Tarımda çözüm bekleyen kronikleşmiş sorunlar için de parmak oynatılmadı. Sorunlar dağdan yuvarlanan kartopu misali 2015’de daha da büyüdü. Bakalım.
Hayvancılık
2015 yılı hayvancılar için her yönüyle kötü geçti. 2015’te yaşanan şap hastalığı nedeniyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da 200 bin sığır öldü. Birçok il, şap salgını nedeniyle karantinaya alındı. Güneydoğu’da süren çatışmalarda sayısı net olarak belli olmayan, ama çok miktarda olduğu belirtilen hayvan silahla ateş edilerek katledildi.
Kırmızı et fiyatları, 2015’de yüzde 25 civarında arttı. Hayvancılığı ıslah etmek, üretimden pazarlamaya sistemin üretici ve tüketici lehine düzenlenemeyişi hayvansal ürün fiyatlarının artışındaki en büyük etken. Bu biliniyor. Hayvansal üretimde maliyetin yüzde 70’inden fazlası yem, ancak bunun önemli bir bölümünü bedava karşılayacak meraların ıslahı gerçekleştirilemedi. Üstelik mera yönetmeliğinde değişikliğe gidildi, meraları binalaştıracak inşaatçılara olanak yaratıldı. Bu politikayla hayvancılığa bir darbe daha indirilmiş oldu.
Hükümet bu yanlışlardan dönmek yerine, hayvancılıkta 2010 yılında araladığı ithalat kapısını hep açık tuttu. Açık bıraktığı bu kapıdan ithalata yol verdi. İthalatla günü kurtardı, sorunu öteledi, böylelikle sorunun ilerde daha büyüyerek karşımıza çıkmasına zemin sundu. Yapılması gereken üretimi arttırıcı, geliştirici politikaları belirleyip, uygulamaktı. Yapılmadı.
Hayvancılık alanındaki örgütler de hükümetin uyguladığı bu ithalat politikalarından muzdarip; fakat hükümeti bu istenilmeyen politikasından vazgeçirmek ne yazık ki mümkün olmuyor.
çiğ süt fiyatı 17 aydır değişmedi. Aynı. Fiyatın bu şekilde oluşmasından üretici de sanayici de memnun değil.
Bitkisel üretim
Her enflasyon oranlarını açıklama dönemlerinde, bir tarımsal ürünün fiyatı ìşampiyonî ilan edildi, o ürün günah keçisi gibi gösterildi. Basında o yüksek fiyatlı ürün öne çıkarıldı. Enflasyon artışının nedeni o ürün artışıymış gibi bir algı yaratılmaya çalışıldı. Bu gerçeği yansıtmıyor, tabi. çünkü ürün çiftçiden çıkış fiyatının 5-6 katı fiyatla tüketiciyle buluşturulmaktadır. Hükümetin bu konuda bir çözümü de yok, çabası da.
Baharattan bakliyata ürün fiyatları yüzde 30-40 civarında arttı. Bu artıştan çiftçi bir yarar görmedi. Sadece aracılar faydalandı. Tüketiciler de, üreticilerle birlikte kaybeden oldu. Bir ara patatesin fiyatı 5-6 liraya kadar çıktı, bunda da kazanan elbette üretici değil, aracılar oldu.
2015’te yaşanan bir başka önemli sorun dövizin yükselmesiydi. Üretim girdilerinin dövize bağlı olması maliyetleri arttırdı, fakat çiftçinin ürettiği ürün piyasada baskılandı. Küçük çiftçiler zorda kaldı, birçoğu zarar etti. Bu yüzden 2015’te 98 bin 409 adet çiftçi üretemez duruma düştü. çiftçiliği terk etti; üretme hakkını kaybetti!
Tarımsal ürünlerin ihracatında yakın komşular daima tercih nedenidir. Ancak hükümetin yakın komşular ile olan ihtilafı, tarımsal ürün ihracatını önemli ölçüde baltaladı. çiftçilerin üretme hakkını kaybetmesinde bu ihtilafların etkisi oldukça büyük. Rusya ile yaşanılan uçak krizi sebze ve meyve ihracatına ciddi bir darbe indirdi.
Evet, tarım politikalarının yanlışlığı 2015’te de sürdürüldü. Bu durum çiftçilere, ekonomiye ciddi zararlar verdi, vermeye devam ediyor. 2016’da tarımda yanlış politikalardan dönülmesi dileğimle, herkese barış dolu bir yıl diliyorum.
08. 01. 2016 – öZGüR GüNDEM