CEYDA KARAN: SUUD’UN RESMİDİR (06. 01. 2016)

177

Mutlak monarşiyle yönetilen Suudi Arabistan’ın, vatandaşı Şii âlim
Nemr Bakır el Nemr‘i infaz ederek yarattığı gerilimin sebeb-i hikmetini pazartesi aktarmıştık. Suud’un ayrıca uluslararası duruşuna da bakmalı. Zira Türkiye’yi yöneten siyasi aklın talihsiz biçimde bölgede
“baş müttefik”
bellediği bu ülkenin gidişatı hayra değil. Dolayısıyla bizim ahval-i şeraiti de ilgilendiriyor.

***

Suud, 2 Ocak’taki infazın ardından Tahran’daki elçiliğinin saldırıya uğramasına misilleme olarak İran’la ilişkilerini kopardı. Tansiyon yüksek, kıyamet retoriği hâkim. Ancak Batı ile zorlu bir nükleer anlaşmayı kotarmış ve yaptırımlardan kurtulmanın eşiğindeyken İran’ın Suud’un bu açık mezhepçi tuzağına düşmesini beklememeli. Muhtemelen Suriye, Irak, Bahreyn ve Yemen’deki vekâlet savaş körüklenir. Uluslararası planda rasyonel duruşuyla puan toplamış İran, infaz sonrası Suud elçiliğini koruyamayarak şimşekleri çekse de, 40 kadar tutuklama, soruşturma ve BM’ye yazılan mektupla durumu toparlayacaktır. Suud’un gidişatı için aynı şeyi söylemek mümkün değil.
İrrasyonel hırsların güdülediği politikalar bir ülkeyi olsa olsa uluslararası tecride sürekleyebilir. Suudi de son 10 senede Mısır, Irak, Suriye gibi başat Arap ülkelerinin zayıflamalarıyla edindiği
“öncülüğü”
ideolojik çıkmazları yüzünden yitirmekte. Kendi varlığına tehdit gördüğü ama kraliyet üyeleri ve özel şahıslar aracılığıyla fonlayarak maşa olarak kullandığı cihatçı Selefilik, dış politika hedeflerine ulaşmasına yetmiyor. Petrol zenginliği ve ballı silah pazarı olsa da yaydıkları Vahhabi/Selefi ideoloji ile dünyayı irrite ediyorlar.
***

önde gelen üç dünya gücü nazarındaki görünümüne bakmak kâfi:
Rusya:
Putin, birkaç yıl önce eski istihbarat şefi Prens
Bandar
eliyle iletilen
“rejimdeğişikliği sonrası cihatçı Selefi maşaları
birlikte temizlemek”
teklifini reddettiğinden beri Suud’un Suriye politikası iflasta. Rusya Suud’un petrol arzını artırarak ödettiği faturayı da, ulema eliyle açılan cihadı da unutmaz. Suriye resminin göbeğine ABD ile yerleşmiş Rusya için Suud’a taviz imkânsız.

çin: Suud petrolünün en büyük alıcısıyken cihatçı Selefi ideoloji çin’i ürkütüyor. Pekin, Doğu Türkistan’ı merkez alan coğrafyada Suudi fonlaması ve Türkiye’nin Güneydoğu Asya’daki elçiliklerinden sağlandığı iddia edilen pasaportlarla yürütülen radikal hareketlere dikkat kesildi. çinli analistler artık,
“Ortadoğu’daki en büyük kaygımız
petrol değil, Suudi Arabistan”
der oldu. Pekin’in petrol ithalatı verileri çin’in Rusya ve Umman’a yöneldiğine işaret.

ABD: Suud, ne ettiyse
Obama‘nın Ortadoğu’da
“balans ayarı”
politikasını değiştiremedi. İran’la temmuzdaki nükleer anlaşmaya boyun eğdi. Obama anlaşmayı çöpe filan atmaz, bu onun başkanlık mirası. Zaten Mısır’daki İhvan’ın devrilmesi ve”ılımlı İslam”
yatırımının boşa çıkarılmasında Suud’un payı büyüktü. ABD eli mahkûm Yemen savaşına koltuk çıksa da Suud’dan hazzetmiyor. Brookings’denMartin Indyk‘in ifadesiyle
“Suud’la uzun
süredir aynı sayfada değiller”. Nitekim ABD Nemr’in infazını açıkça kınamasa da Dışişleri Bakanı
John Kerry‘nin Riyad’ı arayıp ikaz etmiş olması dikkat çekici.

***

Tahtta bir yılını doldurmamış Kral
Salman‘ın tüm stratejik tercihleri fos çıkıyor. Yemen için kurulan
“Arap koalisyonu”
da, şimdilerle Türkiye’nin askeri katkısıyla zikredilen
“İslam ordusu”
da öyle olacak.

Suud’un uluslararası meşruiyetinin sebebi petrol varlığı, Batı’dan aldığı silahlar ve kutsal mekânlar üzerinde oturmasından. Ama petrol ve stratejik hesaplar onları ilelebet dış dünyadan azade tutmayacak. Batı, kraliyetin çöküşünün saçacağı pisliklerden ötürü şimdilik göze alamaz. Ama bu durum
“mezhep savaşı”
kartıyla Batı’yı İran ile kendi arasında tercihe zorlayabilecekleri anlamına gelmiyor.

Kim bilir bakarsınız Irak’ın eski Başbakanı
Maliki‘nin
“Suud’un sonu da önde
gelen Şii ulemayı infaz etmiş
Saddam
ve
Kaddafi
gibi olacak”
kehaneti çıkar.
Bize gelince. . . Mümkün mü bu bilmem, hayırlı olanı Suud’dan uzak durmak.
06. 01. 2016 – CUMHURİYET