ÇİĞDEM TOKER: YATIRIMCILAR ENDİŞE ETMESİN! (07. 12. 2015)

177

Bu hafta Meclis’e
“geçici bütçe”
geliyor.
“Geçici bütçe”
adı üzerinde; kısa ömürlüdür.
İktidar istiyor ki, üç ay sonra, bir de 2016 bütçesi çıkarmakla uğraşmayalım.
Muhalefet destek verirse, hızlandırılmış tek bütçe yaparız; ne güzel olur.
“Taviz”in adı
“uzlaşma”
olmuş; sanki çocuk kandırıyorlar.
Muhalefetin elinde
“denetim”
aracı diye, kala kala bir tek
“konuşmak”
kalmış, onu da elinden alıyorlar.
İstiyorlar ki, budanmış Sayıştay raporları iki kere gündeme gelmesin, devlet muhasebesine girmemiş harcamalar konusunda bir daha bir daha laf edilmesin, kamu bankalarının batık kredileri, kamu kuruluşlarının usulsüz harcamaları iki kere konu olmasın.
İyi iş. . .
Bir kere,
“uzlaşma”
denen kurum, iki tarafın eşzamanlı taviz vermesine dayanır.
Eğer söyledikleri
“hızlandırılmış tek
bütçe”ye evet demenin adı
“uzlaşma”
olsaydı, CHP’nin
“kesin hesap komisyonu”
önerisinin kabul edilmesi gerekirdi.
Gündemlerine alıp konuşmadılar bile.
Bunu kabul etmek, 2014 bütçesinin bütün defolarını ortaya çıkaracak bir mesai anlamına geliyordu zira.

***

Şimdiyse olacak olan şu:
Geçici bütçenin yanına bir de endişeli yatırımcılara rahat nefes aldıracak bir düzenleme getiriyorlar.
Meraklısı hatırlar; on yıl oldu. Devlet tahvili, hazine bonosu gibi menkul kıymetlerini alım satım kazançları için bir vergi kolaylığı getirilmişti. Bu kolaylık sayesinde, söz konusu sermaye kazançları için yatırımcı, vergi dairesine beyanname vermiyor, bildik anlamda vergi ödemiyor, kazançları kaynakta kesiliyor.
10 yıllığına çıkarılan bu maddenin süresi, yıl sonunda dolacak.
Yatırımcılar endişeli. . . Piyasalarda huzur ve güven kalmadı. . .
İktidar şimdi bu huzur ve güveni yeniden tesis etmek için,
“sıfır”
vergiyi beş yıl daha uzatacak bir yasa değişikliği getirecek.
Peki süre uzatılmazsa ne olacak? Söyleyelim:
Devlet, bu tip menkul kıymet kazançlarını yüzde 35 oranına kadar vergilendirebilecek.
Ama piyasalardaki huzur ve güven ortamı, sermaye kazancının vergilendirilmesinden çok daha önemli olduğu için, iktidar milyarlık vergilerden tek kalemde vazgeçmeye hazırlanıyor.
Zaten asgari ücretin 1300 TL’ye çıkarılması, iş dünyasını yeterince üzecek.
Aynı devlet bu nedenle, hiç değilse temmuzda zam yapmayalım da yatırımcı biraz daha huzurlu olsun istiyor.
Ki, muhtelif abaların altından değişik sopalar gösterildi çoktan.
Yani hisse senedinden vergi almayınca tesis edilecek piyasa huzur ve güveni, asgari ücret arttığında feci bir depremle sarsılacakmış. . .
Asgari ücret 1300 TL olup bir de temmuzda zam görürse, bir domino etkisine yol açacak ki öyle böyle değil:
İstihdam azalacak, ihracat gerileyecek, enflasyon yükselecek, kayıt dışı büyüyecek, üretimin bir kısmı yurtdışına kaçacak. . .
Asgari ücreti maliyet unsuru olarak gören iktidar, mali disiplini sermaye kazançlarından bir kuruş vergi almayarak sağlayacak.
Evet uzlaşalım; tek bütçe çıksın. Uzlaşalım, devlet harcamaları denetlenmesin. Uzlaşalım, başkanlık rejimi iyidir. . .
Yeter ki yatırımcılar endişe etmesin.
07. 12. 2015 – CUMHURİYET