BÜLENT FALAKAOĞLU: PATRONLAR ÇILDIRDI (07. 12. 2015)

186

Başlık, hafta sonu açılışı yapılan bir sergiye ait.
Daire Galeri’de izleyici ile buluşan bu sergi. . . Bugünlerde patronlardan ve siyasetçilerden sık sık duyduğumuz bazı sözlerin arkasındaki iki yüzlülüğü teşhir ediyor.
Nedir o duyduğumuz sözler.
“Eşitsizlik kaldırılmalıymış. . . ” “Zengin fakir uçurumu azaltılmadan terör bitmezmiş”.
Güzel söz ve temenniler!
Lakin riyakar değil mi?
Terör hangi paralarla yapılıyor.
Silahları kim veriyor ve terör kimler tarafından destekleniyor?
Din, mezhep çatışmaları egemen devletlerin ve sermayenin çıkarları adına sonuna kadar kışkırtılmıyor mu?
Patronlar ve siyaset nasıl bu işin dışında kalabilir ki?
Sanatı propaganda aracı olarak kullanan Nesren Jake. . . Kişisel sergisinde sanatını bu ilişkilere doğrultuyor.
Dijital teknikle ve objelerle yarattığı eserlerine marka yerleştirmeleri yapıyor. Ve suç ortaklığını açık ediyor.

DüNYAYA VAR İŞçİYE YOK
örneğin Katarlı şirketler; Katar Turizm, Emirates ve Etihad. . .
100 milyonlarca doları. . .
Sponsorluk anlaşması sonucu. . .
İspanya’nın Barcelona takımına akıttı.
İtalya’da Milan’a. . . Fransa’da Paris Saint Germain’e. . . İngiltere’de Mancester City’ye de sponsorluk sonucu avrolar, sterlinler yağdı.
Firmalar bir yana Katar yönetimi, 2022 yılındaki Dünya Kupası’na ev sahipliği yapabilmek için FIFA’ya rüşvet verdi.
Peki, dünyaya para yağdıran Katar’da işçilerin durumu ne?
Dünya Kupası öncesi altyapı inşaatlarında göçmen işçiler köle gibi çalıştırılıyor. Bugüne kadar onlarca Nepalli işçi hayatını kaybetti.
Bazı işçilerin pasaportlarına ve kimliklerine el konularak kaçak işçi konumuna sokuldukları. . .
Bazı işçilerin 24 saat çalıştırıldığı,
İşçilere çöl sıcağında su verilmediği. . .
İnsanlık dışı çalışma koşullarının. . . 45 milyar dolarlık bir projeyle sıfırdan inşa edilen stadın inşaatında bile yaşandığı basına yansımıştı.
Nesren Jake çalışmalarıyla. . . Büyük organizasyonlarda sponsor olarak gözlerimizi dolduran markaların kirli yüzlerini bize gösteriyor.
Katar’da inşaat işlerinde çalışan işçilerin yemek, giyim ve yaşam koşulları sanatçının çalışmalarında sponsoru olan markaların arka planında çıkıyor karşımıza.
EŞİTSİZLİK NE ZAMAN AZALMIŞ?
Keyifle yudumladığınız dünyaca ünlü bir kahve markasının. . .
Irak, Afganistan işgal edilirken Amerikan Ordusu’nun yayında safta olduğunu hiç düşündünüz mü?
Bilmem hangi kentte. . . Sivilleri katlettikten sonra stres atmak için ABD askerinin içtiği içeceği paylaştığınızı hiç düşündünüz mü?
Elbet de mesele tek tek devletler değil. Tek tek markalar hiç değil.
Devletlerin, markaların, siyasilerin üzerinde oturduğu sistem asıl sorun.
O sorgulanmadan çözüm üretmek pek olası değil!
Siyasilerin ve sermaye temsilcilerinin yapacağı iklim zirvesinden doğa dostu politika. . .
Onların yapacağı ekonomi zirvesinden gelir adaletsizliğini yok edici siyaset beklemek boşuna!
Kapitalizmin doğası gereği yaşanan eşitsizlik, hangi dönemde biraz dizginlenmiş? Cevap: Sadece güçlü işçi sınıfı hareketi olunca.
İşçilerin örgütlülüğünün bitme noktasına geldiği. . . Amansız rekabetin yaşandığı günümüz dünyasında olacak şey ortada: Tüm dünyada ağır sömürü ve de Afrika’dan Asya’ya, Uzak Doğu’dan Ortadoğu’ya her yerde enerji ve etkinlik savaşı!
Her halde Rusya, Suriye’yi dert ettiği için Suriye’ye füze konuşlandırmıyor? Batılı emperyalistler Akdeniz’e savaş gemilerini Suriye’yi düşündükleri için çıkarmıyor?

GüNAH GEVREĞİ
Sanatçı kişinin sağlığı için son derece zararlı olan cici ambalajlı, şekerli yiyecek ve içeceklerin ne denli tehlikeli olduklarına vurgular yapıyor. örneğin, “Günah gevreği” başlığını taşıyan horoz figürlü eserinde, süt içerisindeki bombalar göze çarpıyor. Bu eserde görüleceği gibi. . . Sanatçı, markaların bizleri büyülemek adına kullandıkları deyim ve sloganlara her zaman alaylı bir gönderme yapıyor. Bu eserdeki o gönderme, “mermi ve ateş ile takviyeli” sözü olmuş.
Aynı zamanda galeriyi bir market, bir mağaza gibi konumlandıran sanatçı. . . “Günah gevreği” eserini mağazanın reklam panosu gibi tasarlamış. Panonun yan tarafına da hangi ülkede benzin fiyatının ne kadar olduğuna dair bir liste yerleştirmiş.
Paranın kaynağı, IŞİD’in finansmanı, silah ve eleman trafiği gibi pek çok konuda delillerin işaret ettiği Katar sermayesinin. . . Takımına sponsorluk yaptığı bir kentte. . . Yani Paris’te. . . IŞİD katliamların yaşandığı bir dünya atmosferinde düşünmeye iten bir eser öyle değil mi?
Not: Az sayıdaki kıymetli birkaç çalışmayı, 9 Ocak’a kadar Daire Galeri’de görebilirsiniz.

7/24 çALIŞ VE TüKET

Nezren Jake, tüketim kültürüne de ağır eleştiriler yönelten çalışmalar yapıyor. Şu an Türkiye’deki sergilenen ‘Taktik karşılaşma’ adlı eseri bunlardan bir tanesi. Jake, çalışmaları ile tüketim alışkanlıklarımızı ve markalara olan tutkularımızı gözden geçirmemizi öneriyor. Kıymetli de bir şey yapıyor elbet de. . . Lakin haftanın 7 günü 24 saat tüketime yönelten
sistemin aynı zamanda 7/24 çalışmaya da zorladığını görmek gerekir. Ve tüketmeyi sorguladığımız kadar tükettireni de, insanı-doğayı tüketeni de sorgulamak gerekir!
Yani kapitalizmi. . .
07. 12. 2015 – EVRENSEL