ERK ACARER: 12 GÜNLÜK ABLUKANIN ARDINDAN SİLVAN MANZARASI: ANCAK SAVAŞTA OLUR (15. 11. 2015)

185

Silvan’ın 3 mahallesinde 12 gündür uygulanan sokağa çıkma yasağının kaldırılmasının ardından dün mahallelere girebildik. Karşılaştıklarımız Kobane yıkımından farksızdı. Yüksek binaların en üst katlarında bile top atışı nedeniyle açılan deliklere rastlanırken, bazı evlerin de tamamen yıkılmış olduğuna tanık oluyoruz.
Dün öğle saatlerinde asker ve özel harekât çekilmeye başlıyor. Diyarbakır Caddesi’nden, tanklar, asker ve polise ait zırhlı araçların geçişi sırasında Silvan halkı protesto gösterileri yapıyor. Zaman zaman gergin anlar yaşanırken, kimi üniformalılar da halka silah doğrultuyor. Bir araçtan, “Komandolar size helal olsun Silvan’ı teröristlerden temizlediniz anonsu” yapılması dikkat çekiyor. Anons Silvan halkı tarafından yuhalanıyor.
Polis önce engelledi
Hendeklerin kaldırılmadığı gerekçesi ve öz yönetim ilan edildiğinin söylenmesi nedeniyle 12 gündür süren sokağa çıkma yasağının kalkacağı yönündeki duyum halkı hareketlendiriyor. Belediye önünde bulunanlar Selahattin Mahallesi üzerinden yürüyüşe geçiyor. Ne var ki polis, yan yana olan Mescit, Konak ve Tekel Mahallelerinin hemen önünde barikat kurarak, geçişi engelliyor. Ancak yapılan görüşmelerin ardından barikat kalktı ve mahallelere girebiliyoruz.
Ağaçlar yanmış, hayvanlar ölmüş
“Türk’ün gücü” Tekel Mahallesi’nin hemen girişinde özel harekâtçılar tarafından duvarlara sprey boyalarla yazılanlar, Cizre’dekilere benzer. “T. C ile şaka olmaz piçler” ve “Türk’ün gücünü göreceksiniz” sözleri özellikle dikkat çekici. Bazı evlerde, yangın devam ediyor. İtfaiye ekipleri müdahale ederken, mahallelerdeki kimi ağaçların yandığına ve sokak hayvanlarının ölmüş olduğuna şahit oluyoruz.
3 mahallede süren abluka ve çatışmaların Silvan’dan binlerce kişinin geçici ya da kalıcı bir biçimde göç etmesine neden olduğunu öğreniyoruz. Yasağın kalkacağının sinyallerinin alınması üzerine ilçeye döndüklerini söyleyenler, gördükleri manzara karşısında adeta şok oluyorlar.
çocuklar şaşkın
Silvan’da devlet, sadece ‘teröristlere karşı’ operasyon yaptığını söylüyor. Ancak, sivillerin öldüğü evleri geziyoruz. Birinin basamaklarında kan izleri duruyor. Evlerin içi de dışı gibi harabeyi andırıyor. Bir Kuran kursunun da kapısının kırıldığının içinde kurşun delikleri olduğunu görüyoruz. Yerlerde büyük mermilere ait
kapsüller duruyor. Harap olmuş evlerine şaşkınlıkla bakan çocuklar bunlarla oynamaya çalışıyor. Rojin ve Bahar amcalarının yıkılan evlerinin önünde duruyor. Kendi evleri de bir harabeden farksız.
Sokağa çıkma yasağından sonra gidecek hiçbir yeri olmadığı için evinde kalan bir kadın özel harekâtçılar tarafından kırılan kapısını gösteriyor. Yaşlı bir adam da aynı şeyi yapıyor. “çek” diyor. Sözleri düşündürücü: “Silvan’da yaşayan herkes terörist mi, gidecek yerimiz yoktu, evlerimiz top atışlarıyla yıkıldı. Bunlar ancak savaşta olur. “
Mahallelerdeki çatışmalar başlamadan önce Antep’e ailesi ve çocuklarıyla birlikte geçici göç ettiğini söyleyen O. S. İsimli yurttaş, “Geldiğimizde bizi felaket beklediğini biliyorduk ancak bu kadarını tahmin edemezdik” diyor. Evi tamamen yıkılmış bir kadın ağıtlar yakıyor. Silvan’da yaşananlar çok ağır.
‘Silaha dokunan suçlu’
Yine evi yıkılan bir kişi önümüzü kesiyor. “Evet devlet, hepimize terörist muamelesi yaptığı için suçlu” diye başlayıp şunları ekliyor: “İki ateş arasında kaldık. Artık çatışma filan istemiyoruz. Ülkesinde kim ister sivil ve üniformalı ölümü. Artık kimse tetiğe dokunmamalı. PKK’ye de kızgınız. İktidar bunu istiyor, bunu yapanlara çanak tutuluyor. Bizim istediğimiz tek şey evlerimiz başımıza yıkılmasın, çocuklarımız ölmesin. Ülkede barış olsun!”
***
Kahveyi taradılar
2 gün önce mahallelerden uzak yerde bir kahveyi taradıklarını söyleyen kişi şunları aktarıyor: “İsmimi vermeyin, devlet suçlu ilan eder. Bir özel harekâtçı yaralandı, onu hastaneye götürdüler dönüşte, oturduğumuz yeri taradılar. Her yere ateş açtılar. 3 kişi yaralandı, biri yanımda öldü. öfkeliydiler, bizden çıkardılar. Böyle yaşamak istemiyoruz. Devlet bu nefreti bitirsin istiyoruz. “
15. 11. 2015 – BİRGÜN