GÖKÇER TAHİNCİOĞLU: İYİLİK VE KÖTÜLÜK (18. 10. 2015)

181

Mevsimlik işçi gibi, belli mevsimleri ailelerinin yanında geçirip, biraz para kazanmak biraz da “cennet” hayaliyle Rakka’ya gidip gelenlere ulaşmak o kadar da güç değildi. önce Abdurrahman, sonra Yunus Emre Alagöz, cennet kapılarının açılacağı umuduyla, bütün bir ülkenin kapılarını cennete kapattı. Cennet kapıları bu dünyada bir anlığına kapandığında, kötülüğün kazandığını zannederler. Ama elbette öyle olmadı.
Neden iyilik kazanacak biliyor musunuz?
Canlı bomba olmayı kafasına koymuş, bunu Allah yolunda yaptığını söyleyen lakin kendi cennetini garantiye almak için öldürmeyi, orada yaşayacağı mutlu mesut günler için yok etmeyi bütün bir bencillikle kalmayan kalbinin ortasına yerleştirmiş Yunus Emre Alagöz, telefonda ağabeyini de IŞİD’e katılması ve anne-babasını getirmesi için ikna etmeye çalışıyordu:
“Vallahi burası kadar güzel bir yer yok. Daha iki tane kardeşi gömdük, tez hemen gömdük gittiler abilerine kavuştular. Yani daha bir saat olmadı. Kendim gömdüm yani kardeş, Allah yolunda paramparça olmuşlardı. He vallah inşallah dua et belki bu gün belki yarın inşallah hem Abdurrahman hem gideriz inşallah. Allah inşallah bizi sadıklardan eyledi. Eğer gidersek biz boş bir şeye gitmeyeceğiz. Rabbimizin mazisine gidecez. Bunun sonu yok Yusuf. Dünya hayatı bir yere kadar vallahi göreceksin. Dünya hayatı bir yerden sonra hiç zevk vermiyor. . . “
Bu telefon kaydı, emniyet tarafından mahkeme kararıyla yasal olarak dinleniyordu.
Sonra telefonlar değişti.
Dinleme kararları sonlandırıldı.
Türkiye’ye giriş-çıkışlar, memleketlerine dönüşler, evlerini aramalar, sosyal medya üzerinde haberleşmeler hepsi ama hepsi bitirildi.
Oysa başka dinleme kayıtlarında, IŞİD’e katılanların, “temel askeri eğitimden” sonra ailelerinin yanına uzunca bir süre gidebildikleri biliniyordu.
Oysa, bölgeyi bırakın, başkentteki
‘ye gidip geldiklerini biliyorlardı.
Mevsimlik işçi gibi, belli mevsimleri ailelerinin yanında geçirip, biraz para kazanmak biraz da “cennet” hayaliyle

Garı’nın o kanlı taşları, kan sıçramış ağaçların yaprakları, yarıda kalmış türküler ve gözyaşları şahittir iyilik daha orada kazandı.
Yarına, o katliamı ve kötülükleri anlatacak marşlar bırakarak. 18. 10. 2015 – MİLLİYET