MURAT SABUNCU: EKONOMİ DAMADA EMANET (13. 09. 2015)

178

Salondaki dev ekranda “ilk günkü aşkla” yazıyordu. Aşkla anlatılmaya çalışılanın “manevi” değil bir “iktidar” aşkı olduğu apaçık ortadaydı. Üstelik bu iktidar paylaşılan da değildi, “ben”in iktidarıydı. Partililer çalışacak, sandıktan 400 milletvekiliyle çıkacak ve başkanlığı “ben”e kazandıracak. Ben; yani Recep Tayyip Erdoğan. İlk günlerden bu yana 14 yıl geçti, “Erdemliler hareketi” olarak başlayan, sonra partileşen oluşumun dört kurucusundan üçü partiden kazındı. Ne Abdüllatif Şener kaldı, ne Abdullah Gül ne de dün itibarıyla Bülent Arınç.
Yeniler geldi parti yönetimine. Kimler mi?
Misal Bekir Bozdağ. 17- 25 Aralık soruşturma fezlekelerinin Meclis’e gelmemesi için cansiperane çalışan dönemin Adalet Bakanı. Hem MKYK’ye girdi hem de dünkü Kongre’nin Divan Başkanı idi.
Divan demişken. . . Başkan hariç 6 kişiden oluşan Divan’da bir de “ödüllendirilen” vekil var. Hürriyet Gazetesi baskınında başı çeken AKP İstanbul Milletvekili ve AKP Gençlik Kolları Başkanı Abdurrahim Boynukalın. “1 Kasım’da sonuç ne olursa olsun seni başkan yaptıracağız” diye bağırmıştı.
İşte damat Berat Albayrak. O da MKYK’de. . . Ekonomide iki ciddi isim Ali Babacan ve Mehmet Şimşek artık partinin yönetiminde değiller. Onun yerine “Yiğit Bulut” ile ekonomi çözümlemelerinde uyuşan bir kafa yapısıyla Albayrak var. Albayrak’ın başta Merkez Bankası’nın özerkliği konusundaki negatif görüşleri hem yerli hem yabancı sermaye tarafından dikkatle not edilecektir.
Erdoğan’ın Saray’daki tüm danışmanları; Burhan Kuzu’dan Bülent Gedikli’ye ve tabii “1 Kasım’da tek başına iktidar olunamazsa potansiyel genel başkan” Binali Yıldırım’a kadar, onlar da listedeler.
Gelelim Ahmet Davutoğlu’na. Partide ona biçilen misyon “Hoca’lık ve bilgelik” (ne kadar hak ettiği tartışılır). . . Ama “liderlik ve reislik” Erdoğan’ın. . . Dünkü Kongre’de gösterilen filmlerden birinde ikili için bu sıfatlar açıkça kullanıldı. Zaten gösterilen filmlerde başrolde hep Erdoğan vardı. İlk dört kongresindeki konuşmalarından parçalarla Erdoğan, okuduğu şiirle Erdoğan, yaptığı açılışlarla Erdoğan. Hatta o kadar ki Davutoğlu döneminin anlatıldığı filmde de Erdoğan.
önceki gece Habertürk’te Bülent Arınç, Erdoğan için “Lider ileriyi planlayabilir, kahramanlık yapabilir ama unutmayalım ki o da bir insan. Beşer olarak da zaafları olabilir. Karşımızdaki insanı yarı tanrı haline getirmenin manası yok” demişti. Ancak dünkü izlenimim, kitlenin Arınç’ın uyarılarını dinlemediği yönünde oldu. Sloganlarda, filmlerde, listelerde, her yerde Erdoğan vardı.
Davutoğlu’na gelince. . . Aslında “partinin elinden gittiğinin, açıkçası hiçbir zaman olmadığının” farkında. Dünkü konuşması çok düşük profilliydi. Seçim startı da bu Kongre’de verilecek denmişti. Ancak muhalefete yanıt hariç ileriye dönük hiç mesajı olmadı. 1 Kasım’ın kendisi için son şans olduğunun farkında. Üstelik kendisinin ve partisinin bugünkü şartlarda tek başına iktidarı iyice zora soktuğunun da.
Son bir not partililerden. Erdoğan’ın şarkısı “Beraber yürüdük biz bu yollarda”ya. . . Davutoğlu’na “Bir şarkısın sen”i yani Samanyolu’nu yakıştırmışlar. Arada bunu söylediler. Ancak “Erdoğan’ın adı geçmedikçe” heyecanlanmadılar. Gözlemim AKP bu ruhla 1 Kasım seçimlerine gider 7 Haziran’ın bile arkasına düşer. Evet, vazo çatlamış.
13. 09. 2015 – CUMHURİYET