MEHVEŞ EVİN: HAZİRAN (01. 06. 2015)

186

Yaz, geldiğini Haziran’da belli eder. . . Gündüzler uzar, kışlıklar rafa kalkar, çiçeklerin başdöndürücü kokusu
insanı hiç yoktan mutlu eder. Haziran, gündelik hayatın yükünü unutturur.

Haziran’ın hepimiz için anlamı artık daha farklı. 2013 yılında 31 Mayıs’ı 1 Haziran’a bağlayan gece itibariyle, dünya görüşümüz, hayattan ve siyasetçilerden beklentimiz, geri dönülmez biçimde değişti.
Sadece bir gazeteci olarak değil, bir vatandaş olarak “
, Kürt, laik, dindar, öğrenci, akademisyen, varoş, kentli, birleşti.

Birbirlerinin farklılıkları değil, ortaklıkları üzerinden
birarada yaşamayı öğrendiler. Ele ele tutuşmayı, yere düştüklerinde birbirlerine yardım etmeyi, beraber gülüp ağlamayı,
hiçbir maddi ve siyasi çıkar olmadan
birarada “durmayı” öğrendiler.

Birbirine küfrederek değil, anlamaya çalışarak yaşamanın daha güzel olduğunu keşfettiler.

“Yeni Türkiye” işte buydu. Kavga, hukuksuzluk, rant, otoriterlik ve düşmanlık üzerine değil, barışçıl bir Türkiye
özlemi. . .
Türkiye’de milyonların sokağa döküldüğü Gezi direnişi ve devamında hep bir bit yeniği arandı.

Fakat bu konuda pek mahir olan devlet bile hiçbir şey bulamadı.
Dönüşüm devam ediyor
Herkes evlerine çekildikten sonra “şimdi ne olacak?” sorusu çok soruldu. Böylesine büyük bir toplumsal bir olayın siyasette yankısı olmazsa hiçbir anlamı olmayacağı söylendi.
Ama Gezi, ana akım siyasetin dışında kendi dinamiğini
yarattı. Kolektifler, mahalle dayanışmaları kuruldu.

Validebağ ve Yırca direnişi, Kuzey Ormanları Savunması’nın çabaları, çevre ve insan hakları konusundaki hassasiyetin artması büyük kazanımlar.
Siyasetebüyüketkisi oldu
Gezi’nin: İktidar, otoriterlik dozajını iyice artırırdı.

Barış sürecini korumak için Gezi’yle arasına mesafe koymaya çalışan BDP; HDP’ye dönüşerek Gezi ruhunu siyasi söyleme dökmeye en çok yaklaşan parti oldu.
CHP ise hantal yapısından kurtulmak için önemli adımlar attı. Artık iktidarın söylemine cevap vererek değil, kendi gündemini yaratarak
halka hitap ediyor.

Oy ve ötesi, çok önemli bir sivil hareket başlatarak sandık güvenliğine sahip çıkıyor. Düşünsenize, hangi ülkede insanlar “oylarım çalınmasın ” diye bu çapta örgütlenme ihtiyacını hissediyor?
Bunların hiçbirini hayal dahi edemezdik. Oldu.

çok daha güzeli olacak çünkü; bu daha başlangıç !
Gezi’den sonra medya

Taraflı,