ERKAN AYDOĞANOĞLU: 1 MAYIS VE SEÇİM (30. 04. 2015)

179

2015 1 Mayısı, işçi ve emekçilerin yoğun olarak bulunduğu pek çok il ve ilçede, sanayi bölgelerinde, irili ufaklı pek çok yerde kutlanacak. Bu yıl 1 Mayıs’ın genel seçimler öncesine denk gelmiş olmasına rağmen, sendika ve konfederasyon merkezlerinin tamamına yakınının 1 Mayıs’ı anlamsız ve derin bir sessizlikle karşılıyor olması dikkat çekici.
önceki yıllardan farklı olarak, özelikle İstanbul’da 1 Mayıs kutlamaları önceden yapılmaya başlandı. İstanbul Valiliğinin Taksim’i bir kez daha yasaklaması ve kutlamalara kapatması günler öncesinden belli olmasına rağmen, sendikaların gerçek güçlerini göstermek için hem İstanbul’da hem de örgütlü oldukları diğer illerde yerel kutlamaları örgütlemek yerine, sorunu sadece “Taksim’e girmek” noktasına kilitlemeleri anlaşılır gibi değil.
1 Mayıs, ülke tarihinin belki de en kritik genel seçimleri öncesine denk gelmiş olmasına rağmen, ülkede önceki yıllardan farklı olarak ne 1 Mayıs havası ne de alışık olduğumuz anlamda bir genel seçim havası var. çalışan nüfusunun üçte ikisi ücretli emekçilerden oluşan Türkiye gibi bir ülkede 1 Mayıs atmosferinin daha canlı olması, işçi sınıfının taleplerinin daha güçlü bir şekilde dile getirilmesini beklemek kadar doğal bir şey olamaz.

Son yıllarda resmen patlama yapan iş cinayetlerinde olduğu gibi, emekçilerin canına kasteden politika ve uygulamaların artması, sayıları hızla artan taşeron işçilerin isyanı, sendikalı olduğu için işten atılan işçilerin talepleri bu yıl 1 Mayıs’ın öncelikli gündemleri arasında yer alıyor. Başta metal ve tekstil işçileri olmak üzere çeşitli iş kolundan örgütlü ve örgütsüz işçiler, taşeronda çalışan işçiler, organize sanayi bölgelerinde çalışan genç işçiler, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da talepleriyle alanlardaki yerlerini alacaklar.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da, bir taraftan 1 Mayıs’ı tarihsel anlam ve önemine uygun bir şekilde kutlamak yerine sadece kendini göstermeyi öne çıkararak “gövde gösterisi” yapmak isteyenler olacağı gibi, diğer taraftan kimi sanayi merkezleri ve bölgelerde geçmişe oranla daha fazla yerel kutlama yapılacak olması önemli.

2015 1 Mayısı, ne kadar yaygın ve kitlesel olarak kutlanabilir, emekçilerin sorunları ve talepleri ne kadar gündem olabilirse, 1 Mayıs sonrasında sınıfın ortak ve acil sorunlarının çözümü için mücadelenin ilerletilmesi atılacak adımların daha güçlü olması sağlanabilir.

Seçimlere katılacak partilerin seçim bildirgelerinde nüfusun büyük bölümünü oluşturan işçi, emekçilerin ve emeklilerin ekonomik sorunlarına özel vurgular yapması, özellikle asgari ücret ve taşeron çalışmanın yasaklanmasına ilişkin vaatler 1 Mayıs’ın talepleri ile genel seçim sürecini birleştirmek için önemli olanaklar sunuyor.

İşçi sınıfının ekonomik ve sosyal talepleriyle demokratik, siyasal taleplerin bu kadar iç içe geçmiş olduğu bir dönemde 1 Mayıs’ın temel talepleri ile genel seçim arasında somut bağların kurulması, emekçilerin kendi sınıf politikalarını tartışması sadece 1 Mayıs açısından değil, seçim sonrasında yürütülecek mücadele açısından da büyük önem taşıyor.

1 Mayıs gibi evrensel bir günün, yaygın bir şekilde ve geniş bir katılımla, bu önemli günün hakkını vererek güçlü bir şekilde kutlanması elbette önemlidir. Fakat en az bunun kadar önemli olan bir başka nokta, 1 Mayıs sonrasında emekçilerin ve onların örgütlerinin nasıl tutumlar alacağı, muhtemel tehdit ve saldırılara karşı nasıl bir yol izleyeceğidir.

7 Haziran’da yapılacak genel seçimleri işçi ve emekçiler içinde daha fazla tartıştırmak, emekçileri kendi sınıf çıkarları doğrultusunda taraf olmaya ve oy vermeye çağırmak için başlatılan çalışmalar, 1 Mayıs’ta ve sonrasında arttırılarak sürdürülmelidir. Emek ve işçi düşmanlarına önce 1 Mayıs alanlarında, sonra sandıkta ömür boyu unutamayacakları bir ders verilmesi için bütün olanaklar seferber edilmelidir.
30. 04. 2015 – EVRENSEL