MEHVEŞ EVİN: GAZETECİLERİ HEDEF YAPMAK, HERKESE ZARAR (11. 04. 205)

190

İster devlet görevlisi olsun, ister sivil, bir insanın şakağına silah dayayıp tehdit etmek, terördür.
Bir mizah dergisini basıp yayıncı, karikatürcü, polis, toplam 12 kişiyi öldürmek de tartışmasız, terördür.
Bu ülkenin başbakanı, terörü kınamak ve ifade özgürlüğüne destek vermek adına, dünya liderleriyle birlikte düzenlenen

unutulan detaylardan biri, Hebdo’nun son sayısını yayımlayacağı öğrenilen Cumhuriyet’in daha matbaa aşamasında basılması. . . Polis, yayını tetkik edip “sakıncalı içerik” görmeyince basıma “izin verdi”.
Ertesi gün Davutoğlu, Charlie Hebdo ile dayanışma amacıyla kendi köşelerinde, derginin saldırı sonrası ilk kapağını yayımlayan yazarları ve Cumhuriyet gazetesini şu sözlerle hedef tahtasına koydu:
“. . . Biz de hükümet olarak da basın özgürlüğüyle hakaret etme alçaklığını yan yana koymayız. Birisi bu tahriki yaparsa da karşılığında gerekli tedbiri alırız. “
Tahrik suçlaması
O sıralarda Cumhuriyet’in önünde, “Hüzünlenme Ya Resullah, Bu ümmet Seninle” yazılı pankartlar taşıyarak, tekbir ve kelime-i şahadet getiren 100 kişilik bir grup “

değil” şeklinde slogan atıyordu.
Başbakan’a göre tahriki yapan gazeteydi. “Gereken tedbirin alınması” gazetenin bulunduğu sokağın günlerce polis kordonuna alınıp kapatılmasından ibaret değildi.
Zira Cumhuriyet gazetesinin iki yazarı, Hikmet

mi yoksa onlara ölüm tehditleri savuranlarla bir olup dava açanlar mı?
– Gazeteciler “kamu barışı”nı bozabiliyorsa,

‘in barışçıl ve hoşgörülü de olsa yine tasvir edilmesi Müslümanlarca farklı tepkilerle karşılandı.
– Kuran’da Peygamber’in tasviri yasaklanmış değil. Bu yasak ve hassasiyet, Vahabiliğin yükselişe geçtiği 19. yüzyıla dayanıyor.
İşin tuhafı, Vahabiler,