ABDULLAH AYSU: ENFLASYONU AZDIRAN GIDA MI’ (10. 04. 2015)

175

Dünya gıda fiyatlarında düşüş 2014 Nisanı’ndan bu yana devam ediyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım örgütü (FAO), tarafından hesaplanan Küresel Gıda Fiyatları, Ocak ayında yüzde 1,9 gerilediğini belirtiyor. FAO verilerine göre fiyatlar, martta bir önceki aya göre 2,6 puan gerilemiş. Dünyada düşüş devam ediyor.
Türkiye’de ise enflasyonu yükseliyor, nedeni olarak gıda fiyatlarının yüksekliği gösteriliyor. Ekonomistler, siyasetçiler ve Merkez Bankası yetkilileri dahil herkes, böyle diyor.
Yıllık enflasyon yüzde 7,55 iken, geçen ay yüzde 7,61’e yükseldi. Gıda Fiyatlarındaki artış, yılın ilk üç ayında 11 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Demek ki, tarım ve gıda politikalarında yanlış giden bir şeyler var.
Gıdada yaşanan fiyat artışı en çok kırmızı ette hissediliyor. Geçen yıl Ocak ayında kilosu 27 lira olan dana kuşbaşı 36 liraya çıktı. Kıyma 25 liradan 34 liraya, 33 liradan satılan antrikot 43 liraya yükseldi.
Kırmızı etin fiyatı böylesine yükselirken sebze ve meyve fiyatları onun gerisinde mi kalıyor? Hayır. O da, aldı başını gidiyor. Sadece 2015 Mart’ında sivri biber yüzde 31, portakal yüzde 30, beyaz lahana yüzde 23 oranında zamlandı. 2014 Şubat ile 2015 Şubat arası, mercimek yüzde 32, şehriye yüzde 15, ekmek yüzde 12, beyaz peynir yüzde 13, zeytinyağı yüzde 64, çay yüzde 22, kurusoğan yüzde 77, sivri biber yüzde 22, domates yüzde 42, ıspanak yüzde 63 oranında arttı.
İşin kolayına kaçanlar gıda fiyatlarındaki yükselmeyi sadece genelde etkili olan soğuğa, kar yağışına yani iklim koşullarına bağlıyorlar. İklimin gıda fiyatlarının artmasında elbette etkisi var, ama sorun tek başına iklimden kaynaklanmıyor. Asıl neden üreticiden ucuz fiyata alınan alınteri ürünlerin, aracılar tarafından yüksek fiyata satılmasıdır. Bakın mart ayında domatesin üreticiden çıkış fiyatı 1,5 TL iken,
tüketicin alış fiyatı 3,5 TL, yani artış yüzde 120. Salatalık üreticiden 1,60 TL den alınmış, 3,80’e tüketiciye satılmış, aradaki fark yüzde 134. Lahana 0. 40′ TL’den üreticiden satın alınmış, tüketiciye 1,50 TL’den verilmiş, aradaki fark yüzde 257. Bu listeyi uzatmak elbette ki mümkün, ama uzatmayacağım…
Görüldüğü üzere enflasyonu yükselten çiftçi değil, hava koşulları biraz etkilese de, fiyatları yükseltenler esas olarak sektördeki vurguncular, yani aracılar. Bu yönetenlerce bilinmiyor mu? Biliniyor. En azından bizler, önlem alın, üretimden pazarlamaya bir doğrudan buluşturma sağlayın, aracıları aradan çıkarın, diye defalarca yazdık. Peki, neden yapılmıyor? İşte bu bilinmiyor?
Siyaset sahnesini hazır ısınmışken, daha kaynamaya başlamadan bu konuda tekrar bir hatırlatma yapayım istedim. İstedim ki, siyasetçiler bu konudaki bütün bilinmezi bilinir kılsın. Bu konudaki sessizliklerini bozsun, meydanlarda anlatsınlar. Gıda fiyatlarının üzerine gerilmiş örtü kaldırsın, görünür kılsın ki, yerine kooperatifçilik inşa edilebilinsin.
Bir de tam da yeni bir seçimin arifesindeyken siyasetçiler seçim ile geçimi birlikte dile getirsinler. Dile getireceklere veri olsun diye Fındık üreticileri Sendikası’nın (FINDIK-SEN) rakamlarını sizlerle paylaşmak istiyorum.
İşte AKP hükümetinin çiftçilere yönelik 13 yılının rakamlarla özeti bu!10. 04. 2015 – öZGüR GüNDEM