ÖZGÜR MUMCU: HANGİ DEĞERLERİN EĞİTİMİ (03. 01. 2015)

178

Dün Milliyet gazetesinde bir haber yayımlandı. AKP’nin dindar nesil hayalini gerçekleştirmek için attığı adımlardan biri daha somutlaşıyor. Milli Eğitim Bakanlığı, Hizmet Vakfı adında dini bir vakıfla bir protokol yapmış. Bütün eğitim kurumlarında bir
“değerler eğitimi”
semineri yapılacakmış. Bu eğitime ilişkin bir kitapçık valiliklere gönderilmiş.

Kitapçığa bakılırsa değerden anlaşılan salt dine dayanan bazı öğütler. Daha doğrusu Hizmet Vakfı ile Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki bazı bürokratların kendi din anlayışlarına uygun gördükleri.
“Değerler eğitimi”
kisvesiyle iktidarın kafasındaki din anlayışına göre öğrenciler şekillendirilmeye çalışılacak.

Güç kazanma dönemlerinde devletin insanları şekillendirmesine karşı çıkar gibi görünen siyasal İslamcı iktidarın amacına ulaşmak için bindiği demokrasi tramvayını çoktan terk ettiği malum. Şimdi o tramvayı raydan devirip yakarak seyrine bakma zamanı. Bunun da müthiş bir intikam hissiyle ve keyifle yapıldığı aşikâr.

Dine dayanan değerlerden iktidarın ne anladığını biraz biliyoruz. Yolsuzluk iddiaları karşısındaki canhıraş, pişkin ve saldırgan tavır iktidarın yaslandığı ahlaki değerlerin ne olduğunu pek güzel gösterdi.

AKP milletvekili
Mehmet Metiner’in bir yerel kanalda torpil iddialarına verdiği cevap da iktidar cephesinin değerlerinin hoş bir özeti oldu.

Metiner ve benzerleri reislerinin izinden gittikleri için sadece hınk deyicilerinin karşısında televizyona çıkmaya alışmışlar. Bir yerel kanalda mahcupça da olsa sıkıştırılınca ellerinin ayaklarının birbirine dolaşması bu sebeple. İdman eksiklikleri var. Metiner de hamlamış kaslarını çalıştıramadığı için torpili meşrulaştırmak için dine sarılıyor. Akrabaları koruyup kollamanın Allah’ın bir emri olduğunu söyleyip kendisine soru soran televizyoncuyu Allah’ın ayetine karşı çıkmakla itham ediyor.

Dini değerden iktidarın anladığı bu. Bu iktidarın çocuklara vereceği değerler eğitimi de herhalde bu anlayışın eseri olacaktır.

Kendi ahlaki açmazlarını cımbızla seçilmiş ayet ve hadislerle izah etmek. Ahlaki zaaflara kutsal kitap sayfalarından kılıflar dikmek.

Değerlerin geldiği hal bu.

İktidarın İlahiyatçısı yolsuzlukla hırsızlık aynı şey değildir demek için dini boşuna kullanmadı. Fetvacı böyle dedikten sonra Metiner ne eylesin?
Neredeyse yolsuzlukla torpile Allah’ın emri diyecek insanların yönettiği bir memleketteyiz. Bu insanların değer anlayışı okullarda seminerlerde öğretilecek.
Korkudan, kinden ve intikam hissinden düştükleri batakta çırpınanlar boğulmamak için her şeye sarılarak kutsallarını dahi çamurlarına buladılar.

Değerler eğitimi kitapçığından bir bölüm:

“Allah’a iman eden ve Kuran’ın anlattığı gibi dünyaya güzel bakan insanlar,
‘her işte bir hayır vardır’
diye bildiklerinden şükredip hayatlarından lezzet almaktadır. “
Yolsuzluk iddialarına
“sen benim hayatımdan lezzet almamı engelliyorsun, Allah’ın emrine karşı çıkıyorsun”
demediklerine şükredelim.

O da şimdilik.
03. 01. 2015 – CUMHURİYET