ÜYEMİZ VELİ SAÇILIK’IN DAVASI SONUÇLANDI. . .

218

DUVAR YIKILDI ADALET ALTINDA KALDI!
Burdur Cezaevi’nde 2000 yılında yapılan operasyonda duvarı delen dozerin kepçe darbesiyle sağ kolu kopan üyemiz Veli Saçılık’ın da aralarında bulunduğu 61 mahkûm ve tutuklu hakkında, ‘cezaevinde oluşan hasarı karşılamaları’ için
Maliye Bakanlığı tarafından açılan 31 bin TL’lik tazminat davasının Burdur 1. Asliye Hukuk Mahkemesindeki 78. Duruşmasında ‘cezaevinde oluşan hasarı karşılamaları’ için mahkeme, 61 mahkûm ve tutuklunun toplam 25 bin 369 TL tazminatın (güncel faiziyle birlikte 200 bin TL’yi aşmaktadır) 5 Temmuz 2000 tarihinden itibaren yasal faiziyle ödemesini hükmetmiştir.
Konuyla ilgili bugün KESK Eş Genel Başkanı Şaziye Köse ve Veli Saçılık’ın da katılımıyla Sendikamız Genel Merkezinde basın toplantısı düzenlenmiş, üyemiz Veli Saçılık’ın uğradığı bu haksız tutum karşısında Sendikamızın bu davaya sahip çıkmaya devam edeceği kamuoyuyla paylaşılmıştır.
Basın açıklamasından sonra konuşma yapan Genel Başkanımız Fikret Aslan, Burdur Cezaevinde yaşananların devletin vahşi uygulamalarının görünen yüzü olduğunu, yaşanan vahim tabloya karşın ortaya çıkan bu hukuksuz kararın kabul edilemeyeceğini ifade ederek, üyemiz ve işyeri temsilcimiz Veli Saçılık ile bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de her türlü dayanışma içeresinde olacağımızı belirtmiştir.
Daha sonra konuşma yapan üyemiz ve işyeri temsilcimiz Veli Saçılık; “Burdur Cezaevinde benim kolum koparıldı, diğer 60 arkadaşıma ağır işkenceler yapıldı, sonrasında kolum bir köpeğin ağzında bulundu. Arzu Torun isimli tutuklu arkadaşıma tecavüz edildi ve dönemin Başbakanı Ecevit, Meclis kürsüsünde bu olayla ilgili sorumluların yargılanacağını söyledi. Ama tek bir gardiyan, tek bir jandarma, mahkeme önüne dahi çıkmadı. Bize, “isyan” ettiğimiz için dava açtılar. Bir de üstüne yıkılan ve altında kolumun kaldığı duvarın parasını istediler. Mahkeme, AİHM kararını da tanımayarak işkencecilere cezalandıracağı yere, duvarın parasını bize ödetmek istiyor. Bu dava yalnızca benim ve arkadaşlarımız davası değildir, insanlık davasıdır. çünkü, ortada koparılan bir kol, sokak köpeğinin ağzında bulunan bir kol ve daha başka bir sürü işkence var. Bunlar ortada dururken, devletin kendi yıktığı duvarın parasının bizden istenmesi işkencecilere “kolay gelsin” demekten başka bir şey değildir. Bugünden sonra hiç kimse Türkiye’de rahat yaşayamaz. çünkü herhangi bir sebepten sokakta, evde devlet görevlileri tarafından öldürülebiliriz, kimseden hesap sorulmaz, artı bizi öldürdükleri kurşunun parasını da bizden isterler. Bu dava insanlık davasıdır. Türkiye’de herkes buna tepki vermelidir. çünkü duvarın altında kalan benim kolum değildir, bir vicdandır. örgütüm KESK ve BES başından beri bana ve
bu davaya sahip çıktı. Basının huzurunda teşekkür ediyorum. ” dedi.
KESK Eş Genel Başkanı Şaziye Köse’nin Okuduğu Basın Açıklaması Metni İçin

Tıklayınız
MERKEZ YÖNETİM KURULU