MUSTAFA SÖNMEZ: KRİZ SÜRECİNDE EGEMENLER (3): RUSYA (02. 08. 2014)

170

Küresel krizin üstünden 6 yıl geçti. 2009’da dibe vuran krizi, dünyaya yön veren egemenlerin nasıl yaşadıklarını ve bugün itibariyle durumlarının ne olduğunu analiz etmeyi sürdürüyorum. ABD ve Almanya’dan sonra, sıra Rusya’da…
Gorbaçev’in 1985-1991 döneminde uyguladığı
Glasnost(açıklık) ve
Perestroyka(yeniden-yapılanma) politikalarıyla kapitalizme dönüş süreci başlayan Rusya’nın 1990’ların ikinci yarısından itibaren
“dönüşüm” ü hızlandı.


330px; Putin…özellikle
Putin-Medyedev
ikilisi, otoriter rejimleriyle Rusya’nın yeni yol haritasını belirlerdiler.
ülkenin en önemli kaynakları olan
hampetrol ve doğalgazda,yanısıra silah endüstrisinde
devlet kapitalizminiegemen kılarken
diğer sektörlerin çoğunda özelleştirmeyi, piyasalaşmayı hızlandırdılar; neoliberalizmin önünü açtılar.
Rusya, hızla dünya kapitalizmi ile hem mallar hem sermaye üstündenbütünleşmeye
başladı ve sistemin en önemli aktörlerinden biri oldu.
SSCB döneminde ABD’yi dengeleyen güç iken sistemin yıkılışı ile birlikte sahneden silindiği sanılan Rusya, özellikle
Suriye-Esat
meselesinde görüldü ki,ayakta
ve ABD’yi yeniden dengeleyebilen güçlerden biri.
ABD, hegemonyasını konsolide etmeye çabalarken
mevcut rakip ve potansiyel rakiplerini fırsat buldukça etkisizleştirmeyi de ihmal etmiyor. Ukrayna gerginliği
Rusya’ya hamle
için bahane oldu ABD’ye. Ancak, bugün,Ukrayna
meselesi üstünden ABD’nin
terbiye etmeye, tecrit etmeye çalıştığı Rusya’nın bu kuşatmaya rıza göstermeyeceği, ayrıca Almanya gibi bir müttefiki yanında bulabileceği de sıkça konuşuluyor.
Kriz ve Rusya…
SSCB’n


217px; in yıkılışı, 143 milyon nüfuslu Rusya Federasyonu ve 14 bağımsız devlet ortaya çıkarırken, bu yeni yapıların kendilerini toparlamaları ve düzen kurmaları kolay olmadı. Hızla yoksullaşmalar, ülke varlıklarının bir avuç bürokrat eskisi yeni burjuvaların
elinde birikmesi ise çok zaman almadı. Dünya sermayesinin yeni işbirlikçileri, bu yeni burjuvalar olurken 1998-2008 döneminde Rusya yılda ortalama
yüzde 7
büyüme ilekapitalizmi restore etti. özellikle ham petrol ve doğalgaz ihracatıyla dünya ekonomisine enterge olan, hızla dünyadan doğrudan yabancı sermaye ve kredi çeken Rusya, global krizin en ağır biçimde yaşandığı 2009 yılında büyük
bir darbe yedi ve bugün
2,1 trilyon dolar
(Türkiye’nin 2 kat fazlası)
olan milli geliri
yüzde 8’e yakın küçüldü. Küçülme, enerji fiyatlarının düşmesi ve ihracatın azalması sonucu yaşandı.
Ancak, global ekonomide hükümetlerin kurtarma operasyonları ile görece düzelen ekonomiler ve kımıldayan büyüme, Rusya’nın enerji ihracatını yeniden hareketlendirdi ve ekonomi düşük de olsa yeni bir büyüme temposu yakaladı.
Yükselen egemen…
Rusya, yılda 515 milyar doları bulan (ağırlıkla enerji) ihracatına karşılık 340 milyar dolar ithalat gerçekleştiriyor. Sonuçta cari açık değil, Almanya gibi
cari fazla veren
bir egemen. 2013 cari fazlası 75 milyar dolar.
Rusya’nın dış ticaret partnerleri çeşitlilik gösteriyor. İhracatını ağırlıkla AB’ye yapıyor. Türkiye yüzde 5, çin yüzde 6 pay alan müşterileri. İthalatta ise çin yüzde 17 pay ile ilk sırada, Almanya ise yüzde 12 ile ikinci. ABD, ithalatta yüzde 5 pay alabiliyor ancak.
Rusya’nın geleceğe dönük en büyük güvencesi
enerji rezervleri. 80 milyar varil kanıtlanmış hampetrol, 48 trilyon metreküp de doğalgazı var. Halen dünyanın en büyük
3. hampetrol
ve
2. büyük doğalgaz üretici. Teknolojisi gelişkin olmasa da metallurji ve silah sanayiinde de söz sahibi Rusya. 143 milyonluk nüfus ve kişi başına
18 bin dolar
gelir, önemli bir
iç pazar
demek, ancak, kapitalizme dönüş ile birlikte Rusya’da
bölüşümhızla bozuldu. Gini katsayısı Almanya’nın 27, ABD’nin 45 iken Rusya’nın da 42. Nüfusun en
tepedeki yüzde 10’umilli gelirden
yüzde 42
pay alıyor. Bu eşitsizliğin ileride ne tür sorunlara yol açacağı bilinmez. Henüz
işsizlikyüzde 6 dolayında ama genç işsizliği yüzde 15. Rusya’da tarım, nüfusun hala yüzde 10’unu istihdam ediyor ve dörtte bir nüfus hâlâ kırlarda. Sosyalizm deneyiminden miras olarak eğitim,sağlık harcamaları bütçeden henüz hatırlı pay alıyor ama ticarileşme ,özelleşme yolunda.
Denk bütçeye
dikkat ediliyor ve kamu maliyesi sağlam. Bu durum,
Rusya’ya dış sermayeakışını, politik sorun yoksa, cazip kılıyor.
Doğrudan yabancı yatırım tutarı 553 milyar doları bulurken Rusların dış yatırımları da 440 milyar dolar olarak ifade ediliyor. Rusya’nın dışarıdan kullandığı kredi stoku da 714 milyar doları bulmuş durumda…
Bu mevcut durum ve potansiyelleri ile Rusya’nın gerçekten
“yükselen” bir egemen
olduğunu söylemek mümkün. Almanya da bu tesbiti yapmış olmalı ki, Rusya’ya, ABD’den daha yakın duruyor, ittifaklar açısından. Rusya’nın çin’in de yer aldığı
BRICS’in
sürükleyicisi olduğunu da anımsatmak gerekli.
çin’i
ise sonraki yazıda masaya yatırırız…
02. 08. 2014 – SÖZCÜ