HASAN CEMAL: HUKUKU PASPAS ETMİŞ BİR ERDOĞAN, HUKUKTAN DEM VURUYOR, ŞAKA GİBİ! (02. 08. 2014)

176

Tayyip Erdoğan‘ın konuşmaları insanda bazen tuhaf duygular uyandırıyor. Ciddi mi değil mi, anlamak zorlaşıyor.
Arada bir:
– Zekâmızla dalgasını mı geçiyor, aklımızı hiçe mi sayıyor, diye sormaktan kendimi alıkoyamıyorum.
Erdoğan belki de insan hafızasının kısalığına güveniyor.
İyi de, bu kadar da kısa olmaz ki bellek dediğin.
Daha dün olan bugün unutulmaz ki.
İlginç, Erdoğan şu günlerde ‘anayasa‘dan, ‘hukuk‘tan dem vurmaya başladı.
Başbakan “zekâmızla dalgasını mı geçiyor, aklımızı hiçe mi sayıyor” diye sormaktan kendimi alamıyorum.

Bayramda, Fatih Camii’nin çıkışındaki sözleri şöyle:
“Paralel yapı mensuplarının Adalet Sarayı’nın içine girmek suretiyle zanlılarla poz vermeleri, resim çektirmeleri… Bunların hepsi suçtur. Anayasa’nın 138. maddesi açık ve net ortadadır. 138’e göre hangi sıfatla olursa, olsun yargı mensuplarını baskı altına alamazsınız. “
Erdoğan’ın işaret ettiği Anayasa’nın 138. maddesi şöyle der:
“Hiçbir organ, makam, merci ve kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz. “
Evet böyle der Anayasa.
İyi güzel de, şimdi
hukuka saygı
diyen kim?. .
Erdoğan.
Hukukun üstünlüğü
isteyen kim?
Yine Erdoğan.
Yargıya karışılmasın
diyen kim?. .
Yine Erdoğan.
Mahkemelere, hâkimlere müdahale olmasın
diyen kim?. .
Yine Erdoğan.
Şaka gibi!
Gerçekten öyle.
Akıl alır gibi değil.
Hukuka saygı isteyen

Erdoğan’ın çifte standardı
Daha dün, bir mahkeme ‘beş polis‘i serbest bıraktığında küplere binen, yargıçlara demediğini bırakmayan ve polislerin yeniden tutuklanmasını sağlayan Tayyip Erdoğan değil miydi?
Daha dün, bir büyük işadamının beraat kararını bozdurmak için kendi
Adalet Bakanı‘nı
Yargıtay
nezdinde devreye sokan Tayyip Erdoğan değil miydi?
Daha dün,
Danıştay Başkanlığı
seçimine müdahale eden, kendi istediği adayı seçtiren Tayyip Erdoğan değil miydi?
Daha dün, bir ‘devlet ihalesi‘ni bir büyük gruptan aldırıp başkasına verdirten, bunun için
Savunma Bakanı‘nı ilgili toplantıya sokturan Tayyip Erdoğan değil miydi?
Daha dün, “Gerekirse evinin kapısını kırın, alın o gazeteciyi içeri; savcı mı mırın kırın ediyor, onu da atın içeri; mahkeme kararı mı yok, merak etmeyin, gerekirse sonra kanun da çıkartırız” diye koskoca
İstanbul Valisi‘ne talimat verebilen Müsteşarı’nı,
Efkan Ala‘yı
İçişleri Bakanı
yapan Tayyip Erdoğan değil miydi?
‘Yargı darbesi’nin şahını yapan

Erdoğan değil mi?

Bir işadamının beraat kararını bozdurmak için Adalet Bakanı’nı Yargıtay nezdinde devreye sokan Tayyip Erdoğan değil miydi?
Daha dün, kendi ailesine ve kendi bakanlarına uzanan yolsuzluk iddialarıyla ilgili soruşturma dosyalarını yürüten polisleri, savcıları bir gecede görevlerinden uçuran Tayyip Erdoğan değil miydi?
Daha dün, Anayasa’ya aykırılığı apaçık orta yerde olan
Adli Kolluk Yönetmeliği‘ndeki değişiklikle yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasına ilişkin kanalları tıkamak isteyen Tayyip Erdoğan değil miydi?
Daha dün, yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla ilgili mahkeme talimatını, savcı talimatını dinlemeyen polislerin iş başına gelmesini sağlayan ve bu adımla ‘yargı darbesi‘nin şahını yapmış olan iktidarın başı Tayyip Erdoğan değil miydi?
Ya yeni
HSYK
düzeni?. .
Ya HSYK’yı sonbaharda tümüyle teslim almaya dönük hazırlıklar…
Ya
Sulh Ceza Hakimleri
düzeni…
Bütün bunlar Erdoğan’ın eseri değil miydi?
Paralel darbe
diye diye kendi darbesini yapan ve her geçen gün bu darbesini derinleştiren ve de devletleşen, yargıyı yürütmeye, yani kendine tabi kılmak için herşeyi yapabilen Tayyip Erdoğan değil miydi?. .
Anayasa’yı paspas etti
Kuvvetler ayrılığını hiçe sayan…
Bağımsız yargıyı hiçe sayan…
Erdoğan değil miydi?
Evet oydu, Erdoğan’dan başkası değildi.
Anayasayı, hukuku ayaklarına paspas etmiş bir Başbakan, şimdi kalkmış ‘anayasa‘dan, ‘hukuk‘tan dem vuruyor.
Gerçekten şaka gibi.
(*)kckhr align=center size=2 100% /(*) Erdoğan ve Anayasa’nın 132. maddesiyle ilgili olarakMümtazer Türköne‘nin Zaman’daki

eleştirel yazılarını okumakta yarar var.
02. 08. 2014 – T24