DİRENECEĞİZ. . .

203

TBMM GüNDEMİNDE YER ALAN TORBA YASA GİDEREK ZORBA YASAYA DöNüŞMEKTEDİR!
Somada yaşanan maden faciasından yola çıkararak taşeron sistemi ile ilgili düzenlemeler iddiası ile kamuoyuna müjde olarak sunulan torba yasanın kendisi bir faciaya dönüşmüş bulunmaktadır. Taşeron sistemini kaldırmak bir yana kapsamını genişleterek ülkemizi taşeron cumhuriyeti haline getirmeyi hedefleyen torba yasaya eklenen maddelerle torba yasa tam bir zorba yasaya dönüştürülmüştür.
AKP’nin kamuda zaman zaman yaptığı, yapmaya çalıştığı düzenlemelerle kendi memurunu yaratma çabaları aynı zamanda kapıkulu geleneğini canlandırma girişimleridir. Son alarak torba yasaya eklenen maddeler ile kamu emekçilerinin işten atılma, sürgün v. b uğramış oldukları haksızlıklara karşı en önemli dayanaklarından birisi olan yargı sürecini ortadan kaldırmaya çalışmaktadır. Bir nevi yargı kararlarını işlevsizleştirerek ülkemizin giderek hukuk devleti olmaktan uzaklaştığını da tescil etmiş bulunmaktadır.
Geciken Adalet Adalet Değildir!AKP iktidarının kamu kurumlarında bu güne kadar ortaya koyduğu kadrolaşma politikaları ortadadır. Yönetici atamalarından, terfilere, tayinlerden geçici görevlendirmelere kamuda yaşanan tahribat ortada iken kamu emekçilerinin iktidarda bulamadıkları adaleti yargı yolu ile sağlamasının önüne geçilmek istenmektedir. Tasarı bu şekilde yasalaşırsa, idarenin uygulamalarına karşı açılan davalar kazanılsa dahi, idare yargı kararını 2 yıl sonra uygulayacaktır. Şu anki uygulama, davanın kazanılması halinde, idarenin kararı 30 gün içinde uygulama zorunluluğunu öngörmektedir.
Yargı kararlarının yok sayılacak olması kamu emekçileri ile de sınırlı değil. özelleştirmeler, hes projeleri v. b konularda da yargı kararları yok sayılmaktadır. Gerek kamu emekçileri ile ilgili yargı kararlarının uygulanmasının iki yıla çıkartılması ve gerekse özelleştirme ile ilgili yargı kararlarının uygulanmaması için yasa çıkartılması anayasal bir suçtur. Anayasanın 138. Maddesine göre ” yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır! Bu organlar ve idare mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktirilemez”. Yine anayasanın 11. Maddesine göre “anayasa hükümleri yasama, yürütme ve yargı organlarının, idare makamları ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. “
12 Eylül Askeri Darbesi AKP İle Devam Ediyor!Başbakan her fırsatta bana diktatör diyorlar, ben diktatör olsam şunu yapabilirler mi, bunu yapabilirler mi mealinde sözler sarf ede dursun ancak dikta yönetimleri ve darbe dönemlerinde hukukun askıya alındığını ve bundan da en fazla emekçilerin zarar gördüğünü en yakın 12 Eylül askeri darbesinde yaşamıştık. Bir yandan darbelerle hesaplaşmadan bahseden AKP’nin 12 Eylül darbesinin bir ürünü ve onun devamcısı olduğunu bilen bir yerden AKP’nin bu ülkenin yoksul halkı ve emekçilerine dönük bu saldırına direneceğiz!
Taşları Bağlamışlar İtler Serbest Dolaşıyor!Vaktiyle bir köylü sabah giriş yaptığı köyde karşısına çıkan köpeklere taş atmak isteyip eğildiğinde soğuktan donmuş taşları yerden alamayınca çaresizlikten şunu der:
“Bu köydeki garipliğe bak, taşları bağlayıp köpekleri serbest bırakmışlar. ” Köylünün söylediği o söz kanunsuzluğun had safhada olduğu, hak aramanın yıldırıcı ve neredeyse imkânsız olduğu yerler ve kurumlar için geçmişten beri söylenmektedir. AKP’nin 12 yıllık iktidarında ülkemizi ve çalışma yaşamını getirdiği/getirmeye çalıştığı yer tam da bu söze denk düşmektedir.
AKP hükümetini hukukun üstünlüğüne saygı duymaya, anayasaya aykırı olan bu değişikliklerden vazgeçmeye davet ediyoruz. Bu güne kadar AKP’nin neo-liberel politikalarına karşı insanca yaşam, anti-demokratik uygulamalarına karşı demokrasi mücadelesi verdiysek, bundan sonrada mücadelemizi yükselterek sürdüreceğiz.
İktidar hayatı hedef aldığında hayat iktidara direniş olur