İ. SABRİ DURMAZ: HAYDİ RÜŞVET VE YOLSUZLUĞA HAYIR DEMEYE! (10.01.2014)

229

Yarın emekçiler, “Yoksulluğa, Yolsuzluğa ve Zulme Hayır” demek için Ankara’da miting yapıyor.
Miting için çağrıyı yapan DİSK, KESK, TMMOB, TTB’dir. Ama “Yoksulluğa, yolsuzluğa ve zulme hayır diyelim” çağrısı sadece bu örgütlerin üyelerine değil hepimize yapılan bir çağrıdır.
Yani yoksulluktan, işsizlik tehdidinden, gelecek güvencesizliğinden bıkmış; yolsuzlukların, rüşvetin, hırsızlığın olmadığı, herkesin alın teriyle yaşamını sürdürdüğü, insan haklarına saygılı, özgürlüklerin gasbedilmediği, gerçekten demokratik bir Türkiye isteyen herkesin katılması gereken bir mitingdir yarınki miting.
Türkiye gibi egemen gerici güçlerin iktidarda olduğu bir ülkede, bu taleplerle yapılan miting, gösteri, grev vb. kitlesel eylemler her zaman önemlidir. Ancak şu içinden geçtiğimiz günlerde emekçilerin, halkın çeşitli kesimlerinin, dünün suç ortakları arasındaki it dalaşına kanmadığını göstererek, hırsızlıklara, yolsuzluklara, rüşvete batmış bir iktidara ve onun temsil ettiği düzene “hayır” demesi çok daha önemlidir.
Çünkü ülkeyi yöneten güçler, kendi aralarında iktidar mücadelesi yaparken, pastayı paylaşırken, halkı kendi peşlerine takarak kavgadan galip çıkmayı hesaplarken aynı zamanda kendi çıkarına uygun bir pozisyon da edinmek istiyor. Bu ise, bugüne kadar defalarca kanıtlandığı gibi, halka bir şey getirmediği gibi, egemenlerin kendi düzenlerini bir süre daha ayakta tutmalarının ötesinde bir işe yaramamaktadır.
İşte görüyoruz; 12 yıldır canciğer kuzu sarması olanlar, özgürlük ve demokrasi taleplerini savunanları, daha iyi bir yaşam isteyenleri ezmek için ortaklaşmayı, kardeşliklerinin ve ortak amaçlarının gereği görenler, şimdi yıllardır sakladıkları kirli çamaşırları ortalığa boca ettiler.
Erdoğan cenahına göre; bugüne kadar ülkede ne haksızlık, adaletsizlik, kıyım, zulüm yaşanmışsa bunu cemaate bağlı yargı ve polis yapmış, Hükümet de bunların mağduru olmuştur! Devlet içinde “paralel devlet” olarak örgütlenmiş bu çeteleri tasfiyeye kalktığı için Cemaatin adamları ellerindeki, sahte delillerle desteklenmiş dosyaları ortaya atarak hükümete savaş açmışlardır.
Cemaate göre ise, vatan millet için mücadele eden Cemaat ve mensupları yolsuzlukları, rüşveti, kara para ilişkilerini ortaya serdiği, Başbakan ve bakan çocuklarının, ünlü iş adamlarının ipliğini pazara çıkardığı için Hükümet kendilerine saldırmaktadır!
Kısacası bugün iki tarafın da birbirleri için söyledikleri doğru, ama kendileri hakkında söyledikleri tamamen yalandır. Ortada bir yandan savcılara ve emniyete Hükümetin açık müdahalesiyle yolsuzluğun rüşvetin üstünün örtülmek istendiği, öte yandan da 12 yıllık, halka karşı işlenen suçlarda suç ortaklığının çöküşü olarak yansıyan bir tablo vardır.
Ancak burada “Madem böyle yesinler birbirlerini” diyeceğimiz, kendimizi seyirci statüsüne çekeceğimiz bir tablo da yoktur.
Çünkü birbirini yer görünenler, aslında ülkenin parasını, itibarını, geleceğini yiyorlar.
Çünkü ortada kara para, rüşvet, yolsuzluk vesilesiyle kasadan kasaya, ayakkabı kutusundan vakıf kasalarına, malum kişilerin ceplerine doğru akan milyonlar, bizden toplanan vergiler, sömürü çarkında el konan işçinin yarattığı değerden başka bir şey değildir. Onun için olup biteni seyretmek yerine, gerçekleri açığa çıkarmanın, ortalığa saçılan rezilliğin ne anlama geldiğini halka göstermenin, rüşvetin, yolsuzluğun, yoksulluğun ve halka zulmün olmadığı bir Türkiye mücadelesi için güçlerimizi birleştirmenin bir dayanağına dönüştürmemiz gerekmektedir.
Yarınki miting de uyandıracağı duygular ve sonrasındaki girişimlerle bu birlik ve ortak mücadele doğrultusunda atılacak adımlar için bir vesile olursa, elbette çok önemli bir miting olmayı da hak edecektir.
Haydi taleplerimizi ortak ve daha güçlü bir biçimde haykırmaya!
Haydi, yoksulluğa, yolsuzluğa ve zulme hayır demeye!
Haydi mitinge!

‘10.01.2014 – EVRENSEL