İ. SABRİ DURMAZ: GÜÇLÜ BİR GREV İÇİN? (18.12.2013)

232

Yarın 19 Aralık. Kamu emekçilerinin grev günü!
 
KESK, haftalar önce, bir yandan bütçede kamu emekçileri için konan kriterleri reddetmek ve çalışma koşulları, özlük hakları ve maaşlarının iyileştirilmesi için taleplerini bir kez daha haykırmak üzere 19 Aralık’ta tüm kamu emekçilerini greve çağırarak, Hükümeti uyaracağını duyurdu. Yarın bu çağrının nasıl bir yanıt bulacağını göreceğiz.
  
Çünkü kamu emekçilerinin çalışma koşullarını bilenler; eğitim, sağlık, yerel yönetim hizmetleri, ulaşım, büro hizmetleri, …hangi alanda çalışıyor olursa olsun, kamu emekçilerinin durumunun “Bir vur bin ah işit” olduğunu bilmektedir. Öyle ki kamu emekçilerinin bugüne kadar en önemli dayanağı olan, (son dayanağı demek daha doğru), iş güvencesi de tehdit altındadır ve AKP Hükümeti iş güvencesini de kaldırarak kamu emekçilerini tümden taşeron çalışanı koşullarında çalışmaları için düzenlemeler hazırlamaktadır. Bunun işaretleri çeşitli biçimlerde ortaya çıkmaktadır. Nitekim Başbakan ve bakanları bu hazırlıkları zaman zaman “müjde” ya da “tehdit” olarak dillendirmektedir. 

Kadrolaşma, performansa göre ücretlendirme, esnek çalışmanın yaygınlaştırılması, gerçek maaşların sürekli düşmesi, TİS’lerin hükümetin dayatmaları ve sendikaların birbiriyle rekabeti ile Memur Sen’in hükümetin iş birlikçisi bir sendika olarak davranması sonucu TİS olmaktan çıkmış olması,… gibi sayısız şikayetleri var kamu emekçilerinin. Bu şikayetleri, başta sağlık ve büro emekçileri olmak üzere kamu emekçileri zaman zaman greve kadar varan etkinliklerle dile getiriyor. Ancak, Hükümet, kamu emekçilerinin haklı taleplerini dinlemek ve yerine getirmek üzere girişimler yapmak yerine, duymazlıktan gelmeyi, olmazsa sürgünlerle, baskılarla, idari cezalandırmalarla bastırmayı tercih ediyor.

Bütün bunlar gösteriyor ki, kamu emekçilerinin 19 Aralık grevi çok haklı bir temele dayanmaktadır ve kamu emekçilerinin en acil taleplerinin üstünden yapılan bir uyarı grevi olacaktır.

Bir grevin başarılı olması için haklı bir zemine sahip olması, emekçilerin en geniş kesiminin taleplerinin savunusunun bir aracı olması elbette çok önemli bir imkandır. Ama bir grevin başarılı olması için aynı zamanda güçlü bir katılımın sağlanması da gerekir.

İçinden geçilen sürecin özellikleri de dikkate alındığında, 19 Aralık grevinin güçlü bir grev olarak gerçekleşmesi için örgütlenmesi son derece önemlidir. Ve böyle bir grevin güçlü olabilmesi için de elbette en başta KESK üyelerinin ve KESK’in yakın etkisi içindeki kesimlerin katılımını sağlamak birinci dereceden önemlidir. Ama bu katılımın böyle olmasıyla da yetinilemez. Tersine greve karşı çıkan, grev kırıcılığı pozisyonu tutan sendikaların tabanlarının ve hiçbir sendikaya üye olmamış kamu emekçilerinin greve katılımı için de özel girişimlerde bulunmak, en geniş kamu emekçisi kesimlerin greve katılımı için çaba harcamak gerekir. 

Bugün greve hazırlık için son gündür. Ama bu son gün bile yeni çevrelerin greve katılması için girişimlerden geri kalınmaması gereken bir gündür.
 18.12.2013 – EVRENSEL