AKP ÖRDÜĞÜ DUVARIN UTANCI ALTINDA EZİLECEKTİR!

270

AKP Kürt Sorununun barış ve diyalog temelinde çözümü için bir yandan “süreç devam ediyor, kesinti yoktur” derken bir yandan da süreci bitirmeye yönelik uygulamalara hız veriyor. Gerginliği sona erdirecek, toplumsal barışa hizmet edecek adımlar atılmadığı gibi, 90’lı yıllara davetiye çıkaran girişimler hükümetin söylemlerinin aksine davrandığını ispatlamaktadır.

En son Batman’da yaşanan ve bir yurttaşımızın hayatını kaybetmesine neden olan saldırı hükümetin politikalarından bağımsız değildir. Bölge halkının hafızasında hala canlılığını koruyan hizbul-kontra cinayetlerinde çok sayıda üyesini de kaybeden bir kurum olarak yaşanan gelişmelerden kaygı duymaktayız.

Seçilmişlerle ve Meclis’te grubu olan partilerle görüşme konusunda ketum ve katı olan Başbakan’ın görüştüğü siyasi oluşuma yakın kişiler tarafından yapıldığı iddia edilen saldırının, bu görüşmenin hemen sonrasına denk gelmesi kafalarda soru işareti uyandırmaktadır. Hükümetin dine ve mezhebe dayalı politikasının hem Ortadoğu ve hem de Suriye’de nasıl sonuçlara yol açtığı ortadayken, bu kez de içte aynı politikalardan medet umması en hafif deyimiyle akıl tutulması ile izah edilebilir.

Bir diğer akıl tutulması da Nusaybin ile Rojava’nın Qamişlo kenti arasındaki sınır hattında yapımına başlanan duvardır. Sınırın öte yakasında yaşayanlar bizim düşmanımız değil, kardeşlerimizdir.

AKP bir yandan Hatay’da fiili olarak sınırı ortadan kaldırmakta, gizli/açık yerlerde El-Nusra üyeleri başta olmak üzere radikal dinci unsurların eğitimine, tedavisine, militan temin etmesine göz yummakta, bir yandan Kürt nüfusun olduğu bölgelerde insanlık vicdanı ve bilincinde çoktan mahkûm olmuş çağdışı sınır duvarları örmektedir! Kendi içinde çelişkili gibi görünse de, bu durum AKP’nin ideolojik zihniyetinin yansımasıdır. Oysa bilinmektedir ki, halkları birbirinden ayıran duvarlar tarihte hiçbir zaman kalıcı olmadı.

Yakın geçmişimiz bu tür uygulamaların bırakalım Kürt sorununu çözmeyi, bizatihi sorunun büyümesine neden olduğunu göstermiştir. 90’lı yıllarda işlenen çoğu faili meçhul cinayetlerin bizzat bazı devlet yetkililerinin emri ve gözetimi altında işlendiğine dair iddianamelere bile yansıyan gerçekler orta yerde dururken Batman’daki son saldırının aydınlatılmaması durumunda sorumluluğun hükümete ait olacağı açıktır.

Bu nedenle Kürt sorununun barış ve diyalog yoluyla çözümüne zarar verecek her tür uygulama ve girişime son verilmeli; Nusaybin’de yapımına başlanan “Utanç Duvarı” derhal durdurulmalı, Batman’daki saldırının failleri açığa çıkarılmalıdır.

KESK YÜRÜTME KURULU