2014 YILI BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI?

197

kckembyk2014 Yılı Bütçesi İle AKP Kimin Temsilcisi Olduğunu Bir Kez Daha Gösterdi…k
 
2014 Merkezi Bütçe Kanun Tasarısı, 22 Ekim Salı gününden itibaren TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmeye başlandı.
 
2014 bütçesi, daha öncekiler gibi, hükümet programına, orta vadeli programa ve hükümetin diğer hedef ve programlarına paralel bir şekilde hazırlanmıştır.
 
AKP’nin 11 yıllık döneminde; reel ücretlerin gerilediği, işsizlik oranının arttığı, taşeron sisteminin sürekli büyüdüğü, ülke emekçilerinin vergi yükü altında ezildiği, ekonomik büyümeden emekçilerin pay alamadığı, gelir dağılımının emekçilerin aleyhine sürekli olarak bozulduğu, zenginle yoksul arasındaki uçurumun daha da çok büyüdüğü bir sistem devam etmiştir.
 
Büro Emekçileri Sendikası olarak, alanımızda bulunan bütün büro emekçileri ile birlikte bugüne kadar kararlılıkla sürdürdüğümüz mücadele ve eylem pratiğimizi, 2014 yılında daha da yükseklere taşıyacağımızı ve bizlerin talep ve beklentilerini yok sayan 2014 bütçesine ve iktidarın baskıcı politikalarına karşı sessiz ve tepkisiz kalmayacağımız bilinmelidir.
 
Genel Başkanımız Ahmet KESİK’in okuduğu basın açıklaması:
 kckp align=ctcenterBASINA VE KAMUOYUNA
 
kckembykAKP‘NİN 11. YILINDA 2014 BÜTÇESİ…k
 
kckembyk2014 Merkezi Bütçe Kanun Tasarısı, 22 Ekim Salı gününden itibaren TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmeye başlanmıştır. 2014 bütçesi, daha öncekiler gibi, hükümet programına, orta vadeli programa ve hükümetin diğer hedef ve programlarına paralel bir şekilde hazırlanmıştır. k
 
kckembykBu 11 yıllık dönem; reel ücretlerin gerilediği, işsizlik oranının arttığı, taşeron sisteminin sürekli büyüdüğü, ülke emekçilerinin vergi yükü altında ezildiği, ekonomik büyümeden emekçilerin pay alamadığı, gelir dağılımının emekçilerin aleyhine sürekli olarak arttığı, zenginle fakir arasındaki uçurumun daha da çok büyüdüğü bir sistem olarak devam etmiştir.k
 
kckembykSendikasızlaştırma, sendikaları işlevsizleştirme politikalarına paralel olarak, 10. İşçi Meclisi yıllar sonra toplanmış, “herkesi kamu çalışanı yapacağız” aldatmacası ile işçinin kıdem tazminatını, memurun iş güvencesini ortadan kaldırıp özel istihdam bürolarının kurulması hedeflenmiştir.k
 
kckembyk2014 YILI BÜTÇESİ PİYASACI, GERİCİ, CİNSİYETÇİ, OTORİTER VE SERMAYE YANLISIDIR!k
 
kckembykBu bütçe bütün her şeyi alınır-satılır hale getiren; nitelikli, ulaşılabilir, parasız kamusallık içermemektedir. Birçok bakanlıklardan, önceki yıllarda olduğu gibi Diyanete, istihbarata ve askeri harcamalara ayrılan pay yüksektir. Sosyal politikaları ile kadını eve kapatmanın zeminleri mevcuttur. k
 
kckembykÖzelleştirmeler, kamusal alanın tasfiyesi, özellikle eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik alanında yaşanılan köklü değişiklerle emekçilerin kazanılmış haklarına dönük saldırılar, bu süreçte hız kesmeden devam etmiştir.k
 
kckembykSosyal taraflardan bağımsız hazırlanan bir bütçenin temel hedefleri açısından başarılı olması mümkün değildir. Bütçedeki istihdam, yatırım ve gelir dağılımındaki eşitsizliğe yönelik hedefler gerçekçi değildir. Bütçe kalemleri incelendiğinde bu çarpıklık daha net ortaya çıkmaktadır.k
 
kckembykUygulanan çarpık ekonomik politikalar yüzünden, işsiz kalmamak için güvencesiz, düşük ücretli, zor koşullarda çalışan milyonların bulunduğu ülkemizde işsizlik rakamları hesaplamaları da gerçeği yansıtmamaktadır. TUİK verilerine göre AKP’den önce %7 olan işsizlik oranı bugün %10’ların üzerindedir. k
 
kckembykToplumu oluşturan tüm bireylerin ve sınıfların ekonomik refah düzeyini yükseltmeden, gerçekçi bir büyümeden bahsetmek mümkün değildir. Buradaki çarpıklığı gözlemlemenin en önemli göstergesi ise gelir dağılımı ve yoksulluk istatistikleridir. Bugün 4 kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmek için yapması gereken minimum aylık gıda harcaması olarak tanımlanan açlık sınırı 1.101 TL, açlık sınırının tüketim harcamasına dağıtılması ile elde edilen yoksulluk sınırı ise 3.481 TL’dir. k
 
kckembykBugün asgari ücrete mahkum edilmiş milyonlarca işçi açlık sınırının, kamu emekçileri de yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır.k
 
kckembykTürkiye ekonomisinin uluslararası sermaye hareketlerine karşı son derece edilgen bir konuma getiren dış kaynak bağımlılığı bu dönemde de derinleşerek devam etmiştir.k
 
kckembyk Bu dönemde uygulanan finans politikaları küresel spekülatif sermayeye vergi ve faiz gibi sunduğu ayrıcalıklar dış kaynakların sürdürülebilir bir yapıda ülkemize girişine imkan vermiştir.k
 
kckembykAKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında 15 milyar dolar seviyelerinde olan dış ticaret açığı 2012 yılında 83.9 milyar dolara yükselmiştir.k
 
kckembykİhracat 2012 yılında 152.561 milyon dolar, ithalat ise 236.537 milyon dolardır. Bu da gösteriyor ki ithalat ile ihracat arasındaki fark her yıl büyümeye devam etmiştir.k
 
kckembykÖzetle; 2014 yılı bütçesinde de istihdamı arttıracak yatırımlar, gelir dağılımındaki eşitsizliğin azaltılacağı politikalar yoktur. Bu durum önümüzdeki yıl işsizliği ve yoksulluğu daha da arttıracaktır.k
 
kckembykBu yönüyle 2014 yılı bütçesi piyasacı, gerici, cinsiyetçi, otoriter ve sermaye yanlısıdır.k
 
kckembyk ÖDEMİŞ OLDUĞUNUZ HER KURUŞ VERGİ SİZE “YOL, SU, ELEKTRİK, OKUL, HASTAHANE” OLARAK DEĞİL, “TOMA, GAZ, GÖZALTI VE BASKI” OLARAK DÖNECEKTİR!k
 
kckembyk2014 bütçe tasarısında geniş halk kesimlerini ilgilendiren gelir vergisi, ÖTV gibi vergi kalemlerinde belirgin bir artış söz konusu iken, kurumlar vergisinde sembolik bir artışın yapılması dikkat çekicidir. Gelir vergisi, ÖTV ve diğer dolaylı vergiler, 2014 bütçesi içinde toplam vergi gelirleri içinde aslan payını oluşturmayı sürdürmektedir. k
 
kckembykÜlkemizde gelirini maaş ve ücret adı altında alan emekçilerin dolaysız olarak ödedikleri vergiler ellerine bile geçmeden doğrudan kaynaktan kesme usulü ile ödediklerinden, bu konuda tasarrufları söz konusu bile değildir. Emekçilerin sırtındaki asıl vergi yükü ise zorunlu tüketim maddeleri yani temel ihtiyaçlarını giderirken ödedikleri KDV, ÖTV v.b dolaylı vergilerden oluşmaktadır. Ülkemizde bütçe yapısının kanayan yarası dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içerisindeki payının yüksek oluşudur. Gelişmiş ülkelerde dolaylı vergilerin payı % 30’’u aşmazken ülkemizde bu oran %60 civarındadır.k
 
kckembykFransız parlamentosu, yüksek gelir seviyesinden %75 oranında vergi alırken bu bizde işçi ve emekçilerden, işsizlerden, yani halkımızdan alınmaktadır. Yapmış olduğumuz bilimsel çalışmalar neticesinde sermayenin ödediği vergi dilimi içindeki payı %2 civarındadır. Bu da gösteriyor ki, AKP hükümetinin yine 2014 yılı bütçesinde tercihini sermayeden yana koyduğu bütçe kalemlerinden anlaşılmaktadır.k
 
kckembyk2014 bütçesinin en dikkat çeken özelliklerinden birisi, kamu istihdamında belirgin bir daralmaya gidilmesidir. 2013 yılı içinde bugüne kadar 134 bin yeni memur alan hükümet, önümüzdeki yıl alacağı memur sayısını yaklaşık yarı yarıya azaltarak 74 bine düşürmeyi ve personel dışındaki kamu harcamalarında kısıntıya gitmeyi planlamaktadır. Kamuda esnek çalışma ve performans değerlendirme uygulamalarının yaygınlaşmasının bir sonucu olarak görebileceğimiz bu kararın, 2014 yılında kamu emekçilerini angarya işlerde ve daha yoğun çalıştırmayı hedeflediği anlaşılmaktadır. k
 
kckembykHükümetin mal ve hizmet alım giderlerini 2014 yılı için sadece 1,9 oranında artırmış olması, kamu kurumlarının kamu hizmetlerinden “tasarruf” etmeye zorlanmıştır. Belediyelerin personel giderlerinin bütçesinin yüzde 30’unu aşmaması uygulamasının 2014 yılında tüm kamu kurumları için fiilen uygulanacağını göstermektedir. k
 
kckembykBütçe ödeneklerinde Maliye Bakanlığı’na 97 milyar 43 milyon lira ödenek ayrılırken, faiz ödemeleri nedeniyle Hazine’nin bütçesi de 63,9 milyar lira olmuştur. Milli Eğitim Bakanlığı’na 55,7 milyar lira, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na 32,7 milyar lira, Milli Savunma Bakanlığı’na 21,8 milyar lira, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na 17 milyar 24 milyon lira ödenek ayrılmıştır. Diyanet İşleri Başkanlığı, 5 milyar 442 milyon liralık bütçesiyle her yıl olduğu gibi bu yıl da çok sayıdaki bakanlığı geride bırakmıştır. k
 
kckembykAKP hükümetinin 2014 bütçesi, yıllardır benimsenen ve ağırlıklı olarak ücretli emekçileri ezen vergi rejiminde ısrar edileceğini gösteriyor. Söz konusu vergi rejiminin en temel özelliği, vergi ve zamlar altında sürekli ezilen işçi ve emekçilerin kanını emen bir “vampir” haline gelmiş olmasıdır.  k
 
kckembykTürkiye, 2014 bütçesi ile bir kez daha halkın ödediği vergilerin arttırılarak otomatiğe bağlandığı, askeri ve güvenlik harcamalarının belirgin bir şekilde arttığı, asgari ücretlilerin, işçilerin ve kamu emekçilerinin en temel ekonomik, sosyal haklarının ve insanca yaşam taleplerinin göz ardı edildiği bir bütçe ile karşı karşıyadır.  k
 
kckembykKamu yatırımlarının ve istihdamın ihtiyaç kadar arttırılmamasını hedefleyen, askeri ve güvenlik harcamalarında belirgin bir azalmanın olmadığı, asgari ücretle geçinmek zorunda kalan milyonlarca işçi başta olmak üzere, kamu emekçilerinin insanca yaşam taleplerinin göz ardı edildiği, taşeronlaştırmanın, esnek, iş güvencesiz ve kayıt dışı istihdamın kural haline getirildiği bir ortamda hazırlanan 2014 bütçesinin halkın çıkarlarına düzenlemeler içerdiğini söylememiz mümkün değildir.k
 
kckembykBütçe dönemlerinde yaşanan deneyimlerimizi göz önünde bulundurursak, 2014 yılı içinde belirlenen bütçe hedeflerinde bir sapma meydana geldiğinde, en bildik yöntem olan vergi artışları ve zamlar devreye sokulacak, iktidarın beceriksizliğinin faturası yine emekçilerin, yoksul halkın sırtına yıkılmaya çalışılacaktır. k
 
kckembykBugüne kadar kamuda yaşanan köklü dönüşümlerin sonuçlarını başarılı bir şekilde gizleyebilen AKP iktidarı için reklamların sonuna gelinmiştir. İktidarın peş peşe açığa çıkan yalanları ile yaşamın gerçekleri arasındaki çelişkilerin, 2014 bütçesi üzerinden daha da derinleşerek süreceği görülmektedir. k
 
kckembykBüro Emekçileri Sendikası olarak, alanımızda bulunan bütün büro emekçileri ile birlikte bugüne kadar kararlılıkla sürdürdüğümüz mücadele ve eylem pratiğimizi, 2014 yılında daha da yükseklere taşıyacağımızı ve bizlerin talep ve beklentilerini yok sayan 2014 bütçesin ve iktidarın baskıcı politikalarına karşı sessiz ve tepkisiz kalmayacağımız bilinmelidir. k
 
kckembykkckubykTALEPLERİMİZ:kck/ubykk
kckembyk- kkckembykFazla mesai uygulamasının kaldırılmasından kaynaklı kayıplarımızın karşılanması,k
kckembyk- kkckembykEk ödemelerin emekli aylığına eklenmesi,k
kckembyk- kkckembykÜcret adaletsizliğinin giderilmesi,k
kckembyk- kkckembykGüvencesiz çalışma yerine kadrolu istihdamın sağlanması,k
kckembyk- kkckembykKadrolu istihdama geçişte gelir kaybına yol açan uygulamanın son bulması,k
kckembyk- kkckembykPerformans uygulamalarının sonlandırılması, il içi ve il dışı rotasyon uygulamalarından vazgeçilmesi,k
kckembyk- kkckembykTüm çalışanların temel ücretin yoksulluk sınırından başlatılması,k
kckembyk- kkckembykAçlık sınırından herhangi bir vergi ve kesinti alınmaması,k
kckembyk- kkckembykTemel tüketim maddelerinden vergi alınmaması,k
kckembyk- kkckembykSadece gelirden değil, servetten de vergi alınması, (Fransa’da olduğu gibi)k
kckembyk- kkckembykDolaylı vergilerin aşağıya çekilmesi,k
kckembyk- kkckembykYoksulluk sınırı ve açlık sınırı arası en düşük gelir vergisinden vergilendirilmesi,k
 
kckembykBütçe görüşmelerine ilişkin Sendikamızın mücadele programı bugün startını verdiğimiz basın toplantısı ile başlamış, bu doğrultuda;k
 
kckembyk13 Kasım 2013 tarihinde Adalet Bakanlığı,k
kckembyk15 Kasım 2013 tarihinde İçişleri Bakanlığı,k
kckembyk20 Kasım 2013 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı,k
kckembyk21 Kasım 2013 tarihinde Kalkınma Bakanlığı (TÜİK),k
kckembyk22 Kasım 2013 tarihinde Maliye Bakanlığı önünde basın açıklamaları yapılacaktır.k
 
kckembykBüro işkolunda bu güne kadar gündeme getirdiğimiz taleplerimizle ilgili hükümet tarafından gerekli adımlar atılmadığı takdirde, bütçe görüşmeleri döneminde grev dahil eylem ve etkinliklerimiz devam edecektir.k
 
kckembykBiz bu dengeyi değiştirecek ve bu oyunu bozacağız.k
 
kckembykYAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ!k
kckembykYAŞASIN BES!k
kckembykYAŞASIN KESK!k
 
MERKEZ YÖNETİM KURULU