AZİZ ÇELİK: ÇALIŞMA MECLİSİ MÜSAMERESİ! (19.09.2013)

244

Çalışma Meclisi taşeron, kıdem tazminatı fonu ve özel istihdam büroları aracılığıyla geçici iş ilişkisi (kiralık işçilik) gibi konularda hükümetin yapmayı planladığı değişiklikleri görüşmek üzere 26-27 Eylül 2013 tarihlerinde toplanıyor. Çalışma hayatını daha esnek ve güvencesiz hale getirecek bu düzenlemeler Çalışma Meclisi’nde ela alındıktan sonra TBMM’ye sunulacakmış.
Çalışma Meclisi hükümet, emek ve sermaye örgütleri temsilcilerinin katıldığı üçlü bir yapı. 1946 yılında oluşturulan ve 1947 yılında ilk kez toplanan Çalışma Meclisi kuruluşundan bugüne geçen 67 yıllık süre içinde sadece 9 kez toplanabildi. 2003 yılında yapılan yasa değişikliği ile yılda en az bir kez toplanması gerekiyor. Ancak son toplantısını 2004 yılında yapan Çalışma Meclisi 9 yıldır toplantıya çağrılmadı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanları yasanın bu emredici düzenlemesini 9 yıldır savsakladı. Meclis şimdi 10. toplantısını yapacak. Çalışma Meclisi platonik ve kâğıt üzerinde kalmış, içi boşaltılmış bir katılım mekanizması olarak bilinmekte.
Danışma Meclisi sadece toplanma sıklığı açısından sorunlu değil, temsiliyet açısından da demokratik olmayan ve tarafların dengeli temsil edilmediği göstermelik bir yapıdır. Yasa ile Çalışma Meclisi bileşiminde hükümet-bürokrasi temsilcileri ile işveren örgütlerine belirgin bir üstünlük sağlanmıştır.
Örneğin 2004 yılında toplanan 9. Çalışma Meclisi bu anti-demokratik yapıyı ortaya koymaktadır. 9. Çalışma Meclisine katılan toplam 58 üyenin 35’i hükümet ve devleti temsil eden kurumlardan (YÖK dahil) oluşmaktadır. Hükümetin temsil oranı yüzde 60’ın üzerindedir. 16 üyeyle temsil edilen işveren örgütlerinin temsil oranı yüzde 27,5’tur. Hükümet ve sermaye bloku yüzde 80’nin üzerinde bir ağırlığa sahiptir. Sadece 7 üyeyle temsil edilen sendikaların temsil oranı ise yüzde 12’dir. Bileşiminde hükümete ve işveren örgütlerine tanınan ölçüsüz temsil ayrıcalığı, Çalışma Meclisi’nin üçlü özelliğini ortadan kaldırmaktadır.
Hükümet, sermaye örgütlerinin temsili konusunda yasada yer alan takdir yetkisini geniş biçimde kullanırken, aynı tutumu sendikalar lehine kullanmıyor. Örneğin 2004 toplantısında TOBB üç üyeyle temsil edilirken, ayrıca üç TOBB üyesi de (ASO, ATO ve İSO) toplantıya katılmış ancak yüz binlerce çalışanı temsil eden TMMOB ve TTB’ye yer verilmemiştir. Yine çeşitli işveren derneklerine Çalışma Meclisi’nde yer verilmiş ancak aynı yol sendikalar açısından izlenmemiş ve işkolu sendikaları toplantıya çağrılmamıştır. DİSK 2004 toplantısında kıdem tazminatı fonunun ele alınmasını ve bileşimini protesto ederek görüşmeler kısmına katılmamıştır.
Ülkemizin en eski üçlü danışma yapısı olan Çalışma Meclisi’nin uzun aralıklarla ve düzensiz toplanan bir yapı haline geldiğini görüyoruz. 1. ve 2. Çalışma Meclisleri (1947, 1954) 6’şar gün, 3. Çalışma Meclisi ise (1962) 7 gün sürmüştü. 1962 Çalışma Meclisi tartışmaları sendikal yasaların (274-275) zeminini oluşturmuştu. Çalışma Meclisi sadece toplantı aralığı açısından değil çalışma yöntemi açısından da giderek anlamsız bir müsamere haline gelmiştir. İlk Çalışma Meclisleri çeşitli komisyon çalışmalarıyla günlerce süren gerçek bir tartışma ve uzlaşma arayışı zemini iken, son Çalışma Meclisi toplantılarının hükümet adına sunumların yapıldığı bir seminerler dizisine dönüştüğünü görüyoruz.
Şimdi hükümet 9 yıllık keyfi bir aradan sonra Çalışma Meclisini tekrar topluyor. Peki neden’ Dokuz yıldır ihtiyaç duyulmayan Meclis, neden şimdi toplanıyor’ Toplanma sıklığındaki lakaytlık ve hükümet-işveren bloğunun ezici üstünlüğü (buna hükümete yakın sendika ve sendikacıları da eklemek lazım) dikkate alınacak olursa, toplantının amacının çalışma hayatını daha da esnekleştirecek yasa hazırlıklarına meşruiyet ve destek kazandırmak olduğunu söylemek mümkün.
Bileşimi muhtemelen hükümet-işveren hakimiyetinde olacak böylesi bir müsamerenin çalışanların sorunlara deva olmayacağı açıktır. Sendikaların, işveren ve hükümetle eşit temsilinin sağlanmayacağı ve iki gün gibi ciddi bir tartışmaya olanak vermeyecek olan bu müsamereden uzak durmasında sonsuz yarar var.

19.09.2013 – BİRGÜN