ÜRETEREK DEĞİL TÜKETEREK BÜYÜMEYE DEVAM!

225



Bugün tüm gazete manşetlerinde 2013-II. Çeyrekte büyüme hızının % 4.4 olarak gerçekleştiği bilgisi üzerinden bayram havası yaratılmaya çalışılıyor. Hükümetin ilgili ilgisiz bakanları yorumlar yapıyor; şöyle iyi büyüdük, böyle iyi büyüdük…

Büyümede esas kıstas ortaya çıkan büyüme rakamları üzerinden toplumsal kesimlerin aldığı paydır, evet Türkiye ekonomisi AKP hükümetinin 10 yıllık iktidarında hep büyüdü zaten, sonuç ülkemizde milyonlarca kişi 800 TL asgari ücrete mahkûm açlık sınırı rakamları altında bir gelir düzeyi ile hayatını idame ettirmeye çalışıyor. Bunun dışında kalan çalışanların önemli bir kısmı ise yoksulluk rakamları altında gelir düzeyine sahipler.

Ekonomi büyümüş sözde; ekonomi büyüdü diyebilmemiz için aynı dönemde işsizlik de azalıyor ise gerçek anlamda bir büyümeden bahsedebiliriz. İhracatta bir artış var mı’ Yok. Kamu yatırımları aynı dönemde artmış mı’ Yok.

EMEKÇİLERİN GELİR DÜZEYİ AYNI, İŞSİZLİK HER GEÇEN GÜN ARTIYOR TÜKETİMDEKİ ARTIŞ EKONOMİYİ AYAKTA TUTUYOR…

2013-II. çeyrekte ortaya çıkın %4.4 büyümeye en büyük katkıyı veren kalem iç talepteki canlılık oldu. Hane halklarının nihai tüketim harcamalarının büyüme oranı bahsi geçen dönemde %5.3 olarak gerçekleşti. Geçtiğimiz günlerde 2012 yılı için TÜİK’in açıkladığı hane halkı tüketim istatistiğine göre; Türkiye’de milli gelirden en yüksek payı alan ilk %20’lik kesim dışındaki tüm gelir gruplarının tüketim harcamalarını yaparken borçlandığı yani borçla yaşadığı sonucu ortaya çıkmıştı. Daha da kötüsü en düşük %20’lik gelir grubunun milli gelirden aldığı pay %5.8 düzeyinde iken, bu grubun tüketim harcamalarındaki payı %8.7 düzeyinde bulunduğu, buna göre toplumun en yoksul kesimi, tüketime gelirinin %50 fazlasını harcadığını ortaya çıkarmıştı.

2013 yılı içerisinde durumun daha da kötüye gittiği ortadadır. Kredi kartı ve kredi borçlarını ödeyemeyenlerin sayısının yılın ilk altı ayında 680.168 olarak açıklanması, geçen yılın tamamında bu rakam 822.087 olarak gerçekleşmişti. Ortaya çıkan büyümenin sağlıklı ekonomik göstergelere dayanmadığını ortaya koymaktadır.

Bu ülkenin emekçilerinin ve yoksullarının borçlanarak yaptığı harcamalardan ortaya çıkan büyüme AKP hükümeti açısından övünülecek bir durum değildir. Aksine 10 yılı aşkındır iktidarda olan hükümetin bu tablodan utanması gerekir.


MERKEZ YÖNETİM KURULU