KAMU EMEKÇİLERİNİN VE YOKSUL HALKIN BAŞINA GEÇİRİLMEK İSTENEN TORBA YASAYA KARŞI GÜVENCELİ ÇALIŞMA, İNSANCA YAŞAM, BAĞIMSIZ DEMOKRATİK TÜRKİYE YÜRÜYÜŞ

203


style=’float: ; margin: 5px;’ ‘267″>
]Bugün Türkiye’nin dört bir yanında Kitlesel Basın Açıklamaları yapıyor ve Türkiye Büyük Millet Meclisine Torba Yasanın geri çekilmesi konusundaki Haklı ve Meşru Taleplerimizi içeren Dilekçelerimizi fakslıyoruz.
Kamuoyunca da bilindiği üzere; oldukça uzun bir süredir Maliye Emekçilerinin, Sosyal Güvenlik Emekçilerinin, Yargı Emekçilerinin, Büro İşkolunda örgütlü tüm Emekçilerin Temel Sorun ve Taleplerini içeren farklı Eylem ve Etkinlikleri her onbeş günde bir hayata geçiriyoruz.
Biz, Kararlı Büro Emekçileri olarak kendi İşkolumuzla ilgili Sorun ve Taleplerimiz üzerinden 11 Şubat 2011’de ülke genelinden Ankara’ya gelecek olan Büro Emekçileriyle birlikte Ankara’da Merkezi bir Eylemi hayata geçirmeyi ve 11 Mart 2011’de ülke genelinde örgütlü olduğumuz tüm İşyerlerinde büyük bir Grevi gerçekleştirmeyi amaçlayan Mücadele Programımızı planladığımızda henüz ortada Torba Yasa diye bir gerçeklik yoktu.
Ancak, şu an Torba Yasa içerisinde bulunan ‘657’ye de, 657’de yapılmak istenen Değişikliklere de Hayır’ diyen bir Emek Örgütü olarak, AKP’nin 29 Haziran 2010 tarihinde TBMM’ye getirdiği 657 sayılı Yasa Değişikliği Kanun Tasarısıyla ilgili çalışmalarımızı Temmuz 2010’da başlatmış ve bu konuda çıkarttığımız Yayınlar ve belirlediğimiz Sendikal Politikalar çerçevesinde Bilgilendirme ve Aydınlatma çalışmalarına da başlamıştık.
Gelinen noktada, kendi İşkolumuzun Sorun ve Talepleri üzerinden belirlediğimiz Mücadele Sürecini, Torba Yasaya karşı yürütülmesi gereken Birleşik ve Direngen bir Mücadele hattının önünü açmak ve ilerletmek üzere Torba Yasaya karşı planlanan ve yürütülen Mücadelelerle birleştiriyoruz.
Bu aşamada yapılması gereken; kendisine Emek Örgütüyüm, Sınıf Örgütüyüm, Mücadele Örgütüyüm diyebilen tüm Sendikaların, Halkın ve Emekçilerin Sorun ve Taleplerine sahip çıkan Emek ve Meslek Örgütlerinin, Emek En Yüce Değerdir diyebilen Siyasi Partilerin, tüm Emek ve Demokrasi Güçlerinin Birleşmesi ve Direngen bir Barikat oluşturmasıdır.

style=’float: ; margin: 5px;’ ‘267″>

Tüm Şube ve Temsilciliklerimize ve Kamuoyuna daha önceden açıkladığımız gibi; 7 Şubat 2011’de İstanbul’dan yola çıkacak olan ‘Güvenceli Çalışma, İnsanca Yaşam, Bağımsız Demokratik Türkiye Yürüyüşü Yürüyüş Kolumuz’ Büro Emekçilerinin Temel Talepleriyle birlikte, öncelikle Torba Yasaya karşı tutumumuzu; İstanbul, Gebze, Kocaeli, Yalova, Bursa, Balıkesir, Manisa, İzmir, Uşak, Afyonkarahisar, Kütahya, Eskişehir güzergahından 11 Şubat 2011’de Ankara’ya, Başbakanlığa taşıyacaktır.
Biz Kamu Emekçilerine ‘Esnek ve Kuralsız Çalışmayı’ dayatan, son 8 yıllık iktidarı döneminde yürüttüğü İstihdam Politikasıyla ‘Kadrolu Güvenceli Çalışma’yı adeta bir Hayal haline getiren, ‘Emeklilik’ hakkımızı fiilen ortadan kaldıran, Ücretlerimizi ‘Yoksulluk Ücretinin altında tutmayı’ kendisine en temel Hedeflerden biri olarak belirleyen, ‘Sağlık ve Sosyal Güvenlik Hakkımızı tırpanlayan’ ve uyguladığı politikalarla ülkemiz Yoksullarını adeta Dilenci haline getiren AKP İktidarına ve İMF politikalarına Karşı Ankara’ya yürüyeceğiz.
Yürüyüşümüzün Temel Amaç ve Hedefleri arasında; Torba Yasanın geri çekilmesi, Kamuda Performans Esaslı Yönetim Modeli Uygulamalarına son verilmesi, Turnike, Kamera vb. Denetim Mekanizmalarının ortadan kaldırılması, Kesintisiz Hizmet, Zorunlu Fazla Mesai vb. Angarya Uygulamalarının sonlandırılması, Siyasi Kadrolaşmaya son verilmesi, Ücret Adaletinin sağlanabilmesi için ‘Eşit İşe Eşit Ücret’ uygulamasının yaşam bulması, Ek Ödemelerin Bütünlüklü olarak Artırılması ve Emekli Aylıklarına yansıtılması gibi çok önemli Taleplerimiz yer alacaktır.
=’250′

style=’float: ; margin: 5px;’ ‘333″>
]Şu anda TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmesine devam edilen Torba Yasada yer alan Kamu Personel Rejimine ilişkin değişiklikleri aşağıda başlıklar halinde sıralamış bulunuyoruz;
1- Niteliği itibariyle ölçülmesi mümkün olmayan Kamu Hizmetleri alanına Performans Uygulamaları getirilmekte ve Sübjektif Değerlendirmelerle Performansa Dayalı Ücretlendirme Sisteminin dayanakları oluşturulmaktadır.
2- Kamu Emekçilerinin en temel taleplerinden biri olan Toplu Sözleşme Hakkı işlevsizleştirilmektedir.
3- Geçici Görevlendirme yoluyla, farklı kurumlara görevlendirme, yani ‘Sürgün’ yasal hale getirilmektedir.
4- Görev yeri ve süresine bağlı kalınmaksızın ‘Ödünç Çalıştırma’ ve ‘Esnek Çalışma’ hayata geçirilmektedir.
5- Çalışma sürelerinin tespitinde kurumlara yetki verilerek, normalde bilinen ‘Mesai Saatlerinin’, idarelerce istenildiği gibi değiştirilmesinin önü açılmaktadır.
6- Kamuda tek istihdam şekli olarak ‘Uzmanlık’ olarak öngörülmekte ve Uzman Kadroları Sözleşmeli hale getirilerek İş Güvencesi ortadan kaldırılmaktadır. =’207′

style=’float: ; margin: 5px;’ ‘293″>

7- İşkolumuzdaki pek çok Kamu Kurum ve Kuruluşunun Merkez Teşkilatlarında Uzmanlık Kadrosu İstihdam edilerek, Kamuda Uzmanlık Kadrosu dışında personel istihdamı engellenmektedir.
8- Kamu hizmeti odaklı ‘Kamu Emekçiliği’ yerine, Piyasa odaklı ‘Uzmanlık’ sistemi getirilmektedir.
9- Kurumların Teşkilat Yasalarında değişiklik yapılarak ‘Kadrosu kaldırılan Memurlar Havuza alınmakta’, ‘Kadro kaldırıldığında ise, o kadroya bağlı olarak çalışan personelin Kamu Göreviyle bağı kesilmektedir’.
10- Grev yasağının çerçevesi genişletilerek; Sendikal Haklar ve Toplu Pazarlık Hakkı ortadan kaldırılmaktadır.
11- Kamu Yönetimi Politikalarını belirleyen ‘Üst Düzey Personelin Özel Sektörden atanması’ yoluyla, ‘Kamu Hizmetlerinin Yönetimi’ Yandaş Sermaye çevrelerine ve Siyasi Kadrolara bırakılmaktadır.
12- Kamuda Görevde Yükselmelerin Temel Belirleyenlerinden olan ‘Liyakat’ ve ‘Kariyer’ ilkeleri yok edilerek; Kurum içinde Görevde Yükselmenin önü kapatılmaktadır. Yani; tıpkı ABD’de olduğu gibi, her dönem Hükümetle gelip, Hükümetle giden, iktidarın dünya görüşüne paralel bir ‘Yönetici Sınıfı’ yaratılmaktadır.


style=’float: ; margin: 5px;’ ‘267″>
]Kamuyu ‘Ticari İşletme’, Kamu Hizmetlerini ‘Meta’, Vatandaşı ‘Müşteri’ olarak gören ve Kamu Emekçilerini de bu yönde Kamu Hizmeti Üreten kişiler olmaya zorlayan, Kamu Emekçilerine ‘Piyasa Koşullarında Güvencesiz Çalışmayı’ dayatan bu Yasa Tasarısı, özü itibarıyla biz Kamu Emekçilerini ‘Köle’ haline getirmeyi amaçlamaktadır.
Bizler Onurlu Büro Emekçileri olarak; Kazanılmış Haklarımızın Gaspına ve Kölelik Dayatmalarına izin vermeyeceğiz, teslim olmayacağız!
Emperyalist Politikalara, GATS Anlaşması hükümlerinin uygulanmasına, Sözleşmeli Kölelik Dayatmasına, İşgüvencemizin Gaspına, Mezarda Emekliliğe, Yoksulluk Ücretine, Esnek Çalışmaya, Performans Uygulamalarına, Kamera ve Turnike Denetimlerine, Ayrımcı Politikalara, Ödünç Memurluğa, Angarya’ya, Siyasi Kadrolaşmaya, Sağlık Hakkımızın Paralı Hale Getirilmesine Karşı:
GÜVENCELİ ÇALIŞMA, İNSANCA YAŞAM,
BAĞIMSIZ DEMOKRATİK TÜRKİYE YÜRÜYÜŞÜ YÜRÜYÜŞ KOLUMUZLA
7 ŞUBAT 2011’DE İSTANBUL’DAN ANKARA’YA DOĞRU YOLA ÇIKIYORUZ!
Taleplerimiz karşılanana kadar, Haklı ve Meşru Mücadelemizi Sürdüreceğiz. Yolumuz Açık Olsun…
YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ!

MERKEZ YÖNETİM KURULU



]


style=’float: ; margin: 5px;’ ‘255″>
]