AKP KADROLAŞMASI, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI?NDA DA, SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI?NDA DA SON SÜRAT DEVAM EDİYOR…!

216

kckimg ct0ct =ct81ct


style=ctfloat: ; border: 0; margin: 5px;ct ct150ct /bykkckimg ct0ct =ct70ct

style=ctfloat: ; border: 0; margin: 5px;ct ct105ct /bykAKP Hükümetinin tüm Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki Kadrolaşma Faaliyetleri Son Sürat Devam Ediyor.
Son olarak Gelir İdaresi Başkanlığındaki (GİB) Vergi Dairesi Müdürlüğü ve Müdür Yardımcılığı Sınavlarıyla ilgili “Sınav Skandalları”yla Kamuoyunun Gündemine girmeyi başaran AKP İktidarı, bu Skandalların üzerinden fazla bir zaman geçmeden, Sosyal Güvenlik Kurumunda (SGK) İl Müdür Yardımcılığı görevine getirilen çoğunluğu (29 kişi) Şef Kadrosundaki “45 personelin SGK İl Müdür Yardımcısı olarak atanmalarıyla ilgili yeni bir Skandal”la Gündeme girmeyi hak etmiş (!) durumda.
Bilindiği üzere; 2009 yılında Vergi Dairesi Müdür Yardımcılığı Sınavı yapılmış, “Yazılı Sınavı kazanan personel arasında yer alan bir Üyemizin Sözlü Sınavda elenmesi” üzerine açılan Davada Mahkemece “Sözlü Sınavın Objektif Bir Biçimde Yapılmadığına Karar Verilerek” Sözlü Sınavın İptali yoluna gidilmiştir.
Gelir İdaresi Başkanlığınca; 2010 yılında, artarda (15.05.2010 ve 28.08.2010 tarihlerinde) Vergi Dairesi Müdür Yardımcılığı Sınavları açılmış ve bu “Sınavların Yazılı Kısmında Başarılı olan personelin Büyük Bir Kısmı Sözlü Sınavlarda elenerek”, yeni Sınavların açılması yoluna gidilmiştir.
Benzer bir biçimde, Gelir İdaresi Başkanlığınca; 2009 yılı başlarında Vergi Dairesi Müdürlüğü Sınavı yapılmış ancak yapılan “Yazılı ve özellikle Sözlü Sınavların ardından, açıklanan Kadro Sayısının çok altında Vergi Dairesi Müdürü ataması yapılmış”, 29.05.2010 tarihinde yeniden bir Vergi Dairesi Müdürlüğü Sınavı daha yapılarak, Yazılı kısmında başarılı olan 247 personelden, Sözlü Sınav sonucunda sadece 50?sinin Vergi Dairesi Müdürü olarak ataması gerçekleştirilmiştir.
Vergi Dairesi Müdür ve Müdür Yardımcılığı atamalarıyla ilgili olarak özellikle Sözlü Sınavların iptaline ilişkin olarak açılan tüm davalar olumlu sonuçlanmış, bunun üzerine Gelir İdaresi Başkanlığınca yapılan tüm Vergi Dairesi Müdürü Atamaları İptal edilerek, yeniden Sözlü Sınav yapılması yoluna gidilmiştir.
Ancak ikinci kez yapılan Sözlü Sınavlarda Kazanan Adaylar arasında çok fazla bir değişiklik olmamış ve “İlk Sözlü Sınavda Başarılı Sayılan Personelin tamamı Tekrar Başarılı sayılmış”lardır.
Yine, Gelir İdaresi Başkanlığının 28.08.2010 tarihinde yapmış olduğu Vergi Dairesi Müdür Yardımcılığı Sınavının Yazılı bölümünü 518 kişi kazanmış, Sınavı Kazanan 518 kişiye ait “İlk Başarı Listesi” ilan edildikten birkaç saat sonra değiştirilmiş ve yeniden ilan edilen “İkinci Başarı Listesi”nde, birinci listede Sınavı Kazandığı görülen bir kısım personel “Başarısız”, Sınavı Kazanamayan bir kısım personel ise “Başarılı” olarak yer almıştır.
Bu duruma itiraz eden oldukça fazla sayıda Vergi Dairesi Müdür Yardımcılığı Sınavına giren GİB Personeli, Gelir İdaresi Başkanlığına yazılı müracaatta bulunmuşlardır.
Bu İtirazlardan birisi de Üyemiz Ali ÇALIŞKAN tarafından yapılmıştır. Ali ÇALIŞKANın Yazılı Sınav sonrasında ilan edilen “İlk Başarı Listesinde” adı mevcutken daha sonra ilan edilen ?İkinci Başarı Listesinde? adına rastlanamamıştır.
Gelir İdaresi Başkanlığı ise bu İtirazlar üzerine, “Aklın, Mantığın, Hukukun ve Vicdanın” bir gereği olarak Yazılı Sınav Sonuçlarına ilişkin İtirazları değerlendirmesi gerekirken, “İkinci olarak ilan edilen Başarı Listesini Esas alarak, İkinci Listede Başarılı olduğu İlan Edilen 518 Vergi Dairesi Müdür Yardımcısı Adayını 13-24 Eylül 2010 tarihleri arasında Sözlü Sınava (Mülakat Sınavına) alma” yolunu tercih etmiştir. Bu durum açıkça “Hukukun Yok Sayılması” anlamına gelmektedir.
13-24 Eylül 2010 tarihleri arasında yapılan Sözlü Sınav sonucunda; 28.08.2010 tarihinde yapılan Yazılı Sınav sonucuna ilişkin olarak “İkinci Listede Başarılı Olduğu İlan Edilen” 518 kişiden 318i elenmiş ve Sözlü Sınav sonuçlarına göre 200 personel Vergi Dairesi Müdür Yardımcısı olarak atanmaya hak kazandığı varsayımıyla Eğitime davet edilmiştir.
Ne hazindir ki; Yazılı Sınav Sonuçlarının değiştirilmesiyle ilgili olarak 03.09.2010 tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığına İtirazda bulunan Üyemiz Ali ÇALIŞKANa da 13?24 Eylül 2010 tarihleri arasında Yapılan Sözlü Sınav Sonuçlarının Açıklanmasının ardından, 30.09.2010 tarihinde cevap verilerek itirazı reddedilmiştir.
Yani iş işten geçtikten sonra, “Adet Yerini Bulsun” kabilinden bir cevap verilerek Sayın Ali ÇALIŞKANla adeta alay edilmiş, “Sen Dilekçende ne yazarsan yaz, Biz sadece Bildiğimiz gibi ve İstediğimiz şekilde cevap veririz” denilmiştir.
Şu anda, Sözlü Sınav Sonucunda Elenen 318 kişinin hemen hemen tamamı da Sözlü Sınav sonucunda Elenmelerine itiraz etmekte ve mağdur edildikleri iddiasıyla olayı Yargıya taşımaya hazırlanmaktadır.
Sendikamıza ulaşan bilgilere göre; Gelir İdaresi Başkanlığının farklı düzeylerdeki Yöneticileri tarafından, Yazılı ya da Sözlü Sınav sürecinde elenen Vergi Dairesi Müdür Yardımcısı Adayı GİB Personeline ?bu ve benzeri olayların üzerine gitmelerinin kendileri açısından ?Hayırlı Sonuç?lara yol açmayacağı? söylenmekte ve sessiz kalarak, yakın zamanda açılması muhtemel Sınavlarda Şanslarını Denemeleri (!) tavsiye edilmektedir.
Esasen AKP İktidarınca Kamu İşyerlerinde varılmaya çalışılan en önemli hedeflerden bir tanesi: “sadece ve sadece kendileri gibi düşünen, keyfiyet içeren politikalarını sessizce uygulayacak kişilerin Orta ya da Üst Düzey Yöneticilik Görevlerine atanmaları”nın sağlanmasıdır.
Bu nedenle, Yazılı Sınav sonucunda Başarılı olan kişi ya da kişiler, ya yayınlanan “İkinci Yazılı Sınav Başarı Listeleriyle”, yada, “Sözlü Sınavlar” yoluyla (Mülakat Sınavlarında) elenmekte ve bu elemenin hemen ardından “Yeniden Yazılı Sınavlar Açılması” yoluna gidilmektedir.
Sendikamız bu durumu bir Basın Açıklamasıyla Kamuoyuyla paylaşmış, Olayı TBMM Gündemine taşımak üzere girişimlerde bulunmuş, her fırsatta bu Haksız ve Hukuka Aykırı tutumu Gündemde tutmaya çalışmıştır.
AKP Kadroları ise büyük bir vurdumduymazlıkla bildiklerini okumaya devam etmiştir. Sözlü Sınavların “Objektif Olmaması” nedeniyle “Yargı Merciileri tarafından verilen İptal Kararları”nın üstesinden gelmek için AKP İktidarı 6009 sayılı Yasanın 42. Maddesiyle, 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığı Yasasının 29. Maddesine bir son fıkra eklemiş (Bunun dışında sözlü sınav ile ilgili herhangi bir kayıt sistemi kullanılmaz), bu sayede Sözlü Sınavların Ses Kaydı, Kamera vb. yöntemlerle Kayıt Altına alınmasının da önünü kesmiştir.
6009 sayılı Yasanın konuya ilişkin hükümleri; Sendikamızın Girişimleri sonucunda Ana Muhalefet Partisince de haklı ve yerinde bir bulunarak Anayasa Mahkemesine taşınmış bulunmaktadır.
Sosyal Güvenlik Kurumunda da benzer bir durum söz konusudur. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca 19.08.2007 tarih ve 26618 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan “SGK Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği”, 14.08.2010 tarih ve 27672 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan yeni Yönetmelikle devre dışı bırakılmış ve bu sayede 29?u Şef Kadrosunda olmak üzere 45 kişinin Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdür Yardımcısı Kadrolarına atanmasının önü açılmıştır.
Bu Kadrolaşma Operasyonunun arka planı gayet basit bir biçimde anlaşılabilmektedir. Eski Yönetmeliğin 5. Maddesinin 2 ve 3. Sıralarında yer alan Sosyal Güvenlik İl Müdürü ve Sosyal Güvenlik İl Müdür Yardımcısı Unvanlarına, Yeni Yönetmeliğin 5. Maddesinde yer verilmeyerek, sadece ve sadece SGK Başkanının Onayı ile bu Kadrolara atanmanın önü açılmış, sonuçta SGK Başkanlığı ve YÖK Üyeliği görevlerine AKP İktidarı tarafından atanan M. Emin ZARARSIZ tarafından, AKP İktidarı tarafından uygun görülen 45 kişi Haksız bir biçimde SGK İl Müdür Yardımcısı Kadrolarına atanmıştır.
Bu konuda da Sendikamız hem Yargıya başvurmuş, hem bir Dilekçe Kampanyası düzenleyerek (EK-10) tüm SGK Emekçilerinin, SGK İl Müdür Yardımcısı olarak Atanmak üzere SGK Başkanlığına başvurmalarını sağlamayı hedeflemiş, hem de olayı TBMM Gündemine taşımak üzere girişimlerde bulunmaya başlamıştır. Ancak, AKP?nin, Yasa Değişikliği yoluyla Yargı Kararlarının üstesinden gelmeyi başardığını da görmek gerekir.
Gelir İdaresi Başkanlığında kendi Siyasi Kadrolaşmasını yapabilmek için, 2005 yılında çıkarttığı 5345 sayılı Yasada, 6009 sayılı Yasayla değişiklik yapan ve bu değişiklikte yer alan ?Sözlü Sınavların Yapılmasını ve Kayıt Altına Alınmamasını Sağlayan? yasal değişikliğe dayanarak Acımasız bir biçimde Kadrolaşmasını sürdüren, Görevde Yükselme Sınavları için aylarca çalışan, sınavlara hazırlanan, emek veren insanların emeğini Yok Sayan, sadece ve sadece kendi Kadrolarıyla yürümeyi önüne hedef olarak koyan AKP?nin, 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununu da açık bıraktığı atamalara ilişkin yeni bir yasal değişiklik yapmayacağının da garantisi yoktur.
KPSS Sınavlarında Yaşanan Rezalet, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında had safhaya çıkmış olan Adam Kayırma ve Kollama, Yandaş Yaratma ve Siyasi Kadrolaşma faaliyetlerinin geldiği son noktayı göstermektedir. Bir taraftan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Aşağıdan Yukarıya Görevde Yükselmeler yoluyla büyük oranda kendisine bağlı Orta ve Üst Kademe Yöneticileri yaratan AKP, diğer taraftan onlardan boşalan Kadrolara yeni ve/veya Açıktan Atamalar yapmaktadır. Son birkaç yılda yürüttüğü Siyasi Kadrolaşma Faaliyetleri sonucunda AKP Hükümeti kendisini, kendi İktidarının bitiminden sonra bile İktidarda Tutacak bir Kadrolaşmayı hayata geçirmiş bulunmaktadır.
12 Eylül 2010 tarihinde yapılan Referandum sonrasında elinin iyice güçlendiğini düşünen AKP bir taraftan Kamu İşyerlerinde Görevde Yükselmeler yoluyla bir anlamda Siyasi Geleceğini Garanti altına alırken, diğer taraftan, birçok Kamu Kurum ve Kuruluşuna Açıktan Atamalar yaparak, Kamuda İstihdam Yaratıyoruz söyleminin ardına sığınıp, özellikle 4/B ve 4/C Statüsünü Kamunun Esas İstihdam Biçimi haline getirerek “İşgüvencesi”ni ortadan kaldırmaya çalışmaktadır. Kamu hizmetlerinin önemli bir bölümünü dışardan hizmet satın alma yöntemiyle yaparak, taşeronlaştırmayı ve güvencesiz çalışmayı yaygınlaştırmaktadır.
Bu girişimlerin son örneği AKP İktidarınca hazırlanarak TBMM Başkanlığına sunulan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapmayı öngören Yasa Tasarısı ve Ulusal İstihdam Stratejisidir?dir.
AKP Hükümetince, “Değişim”, “Reform”, “istihdam stratejisi” vb. adlar altında tüm toplum kesimlerine ve kamu emekçilerine dayatılan “Yıkım Yasaları”na, hak gasplarına ve tüm kamu kurumlarında yürüttüğü partizanca kadrolaşmaya karşı örgütlü mücadelemizi kararlıkla sürdürmeye devam edeceğiz.
MERKEZ YÖNETİM KURULU

 
SGK İl Müdür Yardımcısı Atamalarına İlişkin 27.09.2010 Tarih ve 2340 Sayılı kcka href=cthttp://www.bes.org.tr/images/stories/dosyaekleri/13102010liste.pdfctbykOluru…kck/abyk