EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET TALEBİMİZ SES GETİRİYOR,

225

‘center’BASINA VE KAMUOYUNA
‘center’
‘center’EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET TALEBİMİZ SES GETİRİYOR,
‘center’MÜCADELEMİZ KARARLILIKLA DEVAM EDİYOR…
KESK ve KESK’e bağlı sendikaların kuruluşundan bu yana yürüttüğü mücadelenin ana başlıklarından birisi de aynı işi yapan tüm emekçilerin aynı ücreti alması talebidir.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 23. maddesinde ‘Herkesin, hiçbir fark gözetmeksizin, eşit iş karşılığında eşit ücret hakkı vardır’ ifadesi yer almaktadır. Ülkemizce usulüne uygun olarak kabul edilmiş olan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Anayasamızın 90. maddesinin bağlayıcı hükümleri nedeniyle ‘EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET PRENSİBİ’ iç hukukumuzda da geçerli bir norm haline gelmiştir.
EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET UYGULAMASININ ülkemizde hayata geçirilebilmesi için her alanda ve her anlamda mücadele eden Sendikamızın bu mücadelesinin; git gide hem Kamu Emekçileri, hem Kamuoyu ve hem de AKP Hükümeti tarafından anlaşılmaya başladığı günleri yaşıyoruz.

[kck]ul[kck]liBüro Emekçileri Sendikası olarak 6 Eylül 2006’da ‘Eşit İşe Eşit Ücret Yargıda Adalet İstiyoruz’, 7 Nisan 2007’de ‘Eşit İşe Eşit Ücret Vergide Adalet İstiyoruz‘ ve 6 Haziran 2008’de ‘Eşit İşe Eşit Ücret’ adlarında üç Büyük Eylem hayata geçirmiş ve bu üç Büyük Eylemin hepsini de Ankara Mitingleri yaparak sonuçlandırmış bulunuyoruz.
[kck]/li[kck]/ul
[kck]ul[kck]liAynı masalarda aynı işi yapanların, hiçbir ayrım gözetmeksizin aynı biçimde ücretlendirilmesi gerektiğini ve bu ücretin İnsanca Yaşanabilir Ücret seviyesinden aşağıda olmamak üzere, aynı işi yapanlar arasından, en yüksek ücreti alanlara ödenen ücretinin temel alınması suretiyle belirlenmesini tüm alanlarda talep ettik ve ediyoruz.
[kck]/li[kck]/ul
[kck]ul[kck]li2006, 2007 ve 2008 yıllarında Adalet Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ve Gelir İdaresi Başkanlığıyla bunlara bağlı işyerlerinde EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET talepli İmza Kampanyaları, Faks Çekme Eylemleri ve Kitlesel Basın Açıklamaları örgütledik.
[kck]/li[kck]/ul
[kck]ul[kck]liSon olarak 2008 yılı Mayıs ayı içerisinde çeşitli işyerlerinde çalışan ve aynı işi yaptıkları halde unvan vb. kriterler nedeniyle farklı ücretlendirme normlarına tabi kılınan Üyelerimizin uğradığı mağduriyete son vermek amacıyla, tüm Büro Emekçileri adına EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET talepli davalar açtık, EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET TALEBİMİZİ YARGIYA TAŞIDIK ve iç hukukumuzdan bir netice çıkmaması durumunda bu konuyu Uluslararası Yargıya da taşıyacağımızı ifade ettik.
[kck]/li[kck]/ul
Gelinen noktada görülen o dur ki; yıllardır sürdürdüğümüz EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET mücadelemiz sonuçta AKP Hükümetinin de harekete geçmesine ve Toplu Görüşme dönemi öncesinde 5793 sayılı ‘Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 06.08.2008 tarih ve 26959 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmasına neden oldu.
Kamu Emekçilerine ‘Ek Ödeme’ olanağı da tanıyan düzenlemelerin içerisinde yer aldığı 5793 sayılı kanunla ilgili olarak farklı çevrelerce yapılan yorumlara göre; ‘Aynı Unvana Sahip, Aynı İşi Yapan’ kamu personeli arasındaki ücret farklılığı, Maliye Bakanlığının önerisi ve Bakanlar Kurulu Kararıyla giderilecek. Kanun gereğince hiç ek ödeme almayan çalışanlara ödenen Denge Tazminatının yerine, Denge Tazminatından az olmamak üzere belirlenecek miktarda Ek Ödeme verilecek. Ek ödemesi olan kurumlarla, ek ödemesi olmayan kurumlarda: aynı unvanda çalışan personelin ücretleri arasındaki farklılık ‘Ek Ödeme’ yoluyla ortadan kaldırılacak. Bu süreç ‘Bütçe Dengeleri’ gözetilerek 3-4 yıl içerisinde tamamlanacak.

‘center’AKP KAMU EMEKÇİLERİNİ ALDATMAYA DEVAM EDİYOR’

Aslında; AKP Hükümeti, Eşit İşe Eşit Ücret öngörüsüyle çıkardığını iddia ettiği 5793 sayılı yasayla Kamu Emekçilerini aldatmaya devam ediyor. Yasada da belirtildiği gibi ‘aynı unvana sahip, aynı işi yapanlar arasındaki ücret eşitsizliği giderilecek’, ancak, ‘aynı unvana sahip olmayan ama aynı işi yapanlar arasındaki ücret adaletsizliği’ ile ‘aynı işi yapan ama aynı kurumda ya da yerde çalışmayanlar arasındaki ücret adaletsizliği’ devam edecektir.
Örneğin; Adalet, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ve Maliye Bakanlıkları ile Gelir İdaresi Başkanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Gümrük Müsteşarlığı vb. kurumlarda çalışan, aynı işi yapan ama aynı unvana sahip olmayan: Uzman olan memurlarla, Uzman olmayan memurlar arasındaki ücret adaletsizliği devam edecektir.
Sendikamızın temel talebi, aynı işi yapan emekçiler arasındaki ücret adaletsizliğine, unvanları her ne olursa olsun son verilmesidir.
Sendikamızın yıllardır temel taleplerinden biri olan EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET uygulaması, AKP Hükümeti tarafından çarpıtılarak yasa haline getirilmiş ve bu yöntemle Kamu Emekçilerinin kafası karıştırılarak aldatılmaları hedeflenmiştir.
Görülen o dur ki; AKP iktidarının piyonu olan Yandaş Sendikalar, Hükümetin bu ikiyüzlü uygulamasına dört elle sarılmış bulunuyorlar. Sanki 5793 sayılı yasayla, Kamu Emekçileri lehine, ‘İnsanca Yaşam Ücretini’ de temel alan ve gerçekten ‘Ücret Adaleti’ sağlayacak bir düzenleme yapılmış gibi bir hava estirmeye çalışıyorlar.
Asıl işlevleri Kamu Emekçilerini; IMF güdümlü hükümetler tarafından hazırlanan Ekonomik Programları kabullenmeye ikna etmek olan Yandaş Sendikaların gerçek yüzünü görmek ve teşhir etmek her birimizin temel görevidir.
Maliye Bakanlığı ve Gelir İdaresi Başkanlığında Kurum İdari Kurulu toplantılarına katılma konusunda yetkili olan Türk Büro Sen, yapmış olduğu 2008 Kurum İdari Kurul Toplantılarında memurlar arasındaki ücret adaletsizliğine tek bir kelimeyle bile değinmediği halde; Hükümetin 5793 sayılı yasayla ilgili çalışmalarını sonuçlandırmasının ardından bu konuyu sahiplenmeye çalışmaktadır.
2006 yılı Toplu Görüşme sürecinde 5 YTL Sendika Aidatı Katkı Payı karşılığında Kamu Emekçilerinin tüm hak ve çıkarlarını iktidara peşkeş çeken ve AKP Hükümetinin tüm önermelerini kabul eden Yandaş Sendikaların iki yıl önce yaptıklarını unutmamak, unutturmamak gerekir.
2007 yılı Toplu Görüşme sürecinde AKP Hükümetine %2+%2 teklifini kendileri veren, buna rağmen, Kameraların önünde gerçek dışı beyanlarda bulunarak Kamu Emekçilerini oyalayanlar, Toplu Görüşme denilen Orta Oyununun birer figüranı olduklarını zaten göstermişlerdir.
Özetle; AKP Hükümetinin yaptığı yeni yasal düzenleme, ilk bakışta Kamu Emekçileri lehine olumlu bir gelişme gibi görünmekteyse de, bu yasal düzenleme Kamu Emekçilerinin ve Sendikamızın taleplerini karşılamaktan uzaktır.
5793 sayılı yasayla Ek Ödemelerin maaşlara ve emekli keseneklerine yansıtılacak şekilde düzenlenmemesi, dolayısıyla sürekliliğinin olmaması, Ek Ödemeler yoluyla tüm Kamu Emekçilerine İnsanca Yaşam Ücreti ödenmesinin hedeflenmemesi, her konuda olduğu gibi bu konuda da Maliye Bakanlığının ve Bakanlar Kurulu Kararının belirleyici konumda tutulması; aslında AKP İktidarının Kamu Emekçilerinin taleplerini karşılamaya yönelik bir düzenleme yapmadığının en açık kanıtıdır.
Kaldı ki; 5793 sayılı yasanın 46. maddesinin 4. paragrafında Maliye Bakanlığı ve Bakanlar Kurulu Kararıyla Ek Ödemeler yoluyla yapılması öngörülen Ücret Artışlarıyla ilgili olarak ‘Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, personelin sınıfı, rütbesi, kadro veya görev unvanı, derecesi, atanma usulü ile emsali veya benzeri görev ve unvanlarda bulunan personele mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarları gibi kriterler [kck]u[byk]birlikte veya ayrı ayrı dikkate alınarak[kck]/u[byk], Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir’ ve ‘Emsali veya benzeri görev ve unvanlarda bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil alınmakta olunan toplam ödeme tutarları esas alınarak, emsali veya benzeri görev ve unvanlarda bulunan personel için [kck]u[byk]farklı oranlar belirlenebilir veya hiçbir belirleme yapılmayabilir[kck]/u[byk] ibarelerine de yer verilerek: hangi kurumlarda, hangi görev unvanlarına ne kadar Ek Ödeme yapılacağına ya da yapılmayacağına ilişkin yetki de tamamen Maliye Bakanlığına ve Bakanlar Kuruluna bırakılmıştır.
Bu maddelerden de anlaşıldığı üzere; bu kanunla Eşit İşe Eşit Ücret uygulamasının gerçekleşmesi, ya da gerçekleştirilmesi tek taraflı olarak ve tamamen AKP Hükümetinin inisiyatifindedir.
AKP tarafından uygun görülen Bakanlık ve/veya Kurum personeline ya da meslek mensuplarına bu yasa sayesinde Yüksek Ücretler ödenebileceği gibi, AKP’nin ve/veya yerli ya da yabancı sermaye gruplarının hedefinde olan Bakanlık ya da Kurumların çalışanları bu yasadan yararlandırılmayabilecektir.
Yasanın kendi tanımlamaları gereğince; Ek Ödeme oran ve/veya miktarları Yasada sayılan kriterlere göre belirleneceğinden, bu kriterler itibarıyla ast durumundaki personelin ücretlerinde daha az, üst durumundaki personelin ücretlerinde ise daha fazla artış yapılacak ve ‘Ücretler Arasındaki Adaletsizlik’ daha da artacaktır.
Üstelik; Makam, Yüksek Hakimlik, Temsil ve/veya Görev Tazminatı alanlara da Ek Ödemeden yararlanma imkanı tanınarak başta Milletvekilleri olmak üzere: Üst Düzey Bürokratlara ve Yöneticilere 5793 sayılı yasa kapsamında ‘kıyak’ geçilirken, Kadro Karşılığı Sözleşmeli Personel olarak çalıştırılanlar ve Kamu Emekçilerinin en mağdur kesimi olan 4/B ve 4/C statüsündeki Kamu Emekçileri bu yasanın ‘kapsamı dışında’ bırakılmıştır. İşte AKP’nin ‘Adalet’ anlayışı budur.
5793 sayılı yasa gereğince tüm kurumlar tarafından yeni Uygulama Yönetmelikleri çıkarılacağından, mevcut Yönetmeliklerdeki olumsuzluklar da devam ettirilecek, dolayısıyla Ek Ödemeler: Disiplin Cezası alan ve Rapor kullanan personele ödenmeyecektir.
Bu durum, 5793 sayılı yasanın sendikal örgütlenmenin tepesinde Demokles’in Kılıcı gibi ciddi bir tehdit olarak sallanmasına da yol açacaktır. Görüldüğü gibi Ücrette Adalet sağlamayı esas aldığını söyleyen Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümetinin, ‘Adalet’ten ne anladığı açıkça ortaya çıkmıştır.
Hükümet gerçekten Kamu Emekçileri lehine bir iyileştirme yapmak istiyorsa; tüm Kamu Emekçilerinin Ek Ödemeden yararlanmalarını sağlamayı hedefleyen, Ek Ödemelerin Maaşlara dahil edilmesi ve Emekli Maaşlarına da yansıtılmasını sağlayabilecek içerikte yeni bir yasal düzenleme yapmalıdır.
Öncelikli olarak tüm emekçilerin Temel Ücretleri İnsanca Yaşam Ücreti düzeyine getirilmeli, ardından, aynı işi yapan, aynı yetki ve sorumlulukla çalışan ve aynı nitelikteki kamu hizmetini üretenler arasındaki ücret farklılığı giderilmelidir.
Hükümeti EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET uygulamasında daha tutarlı ve nitelikli adımlar atmak amacıyla, Kamu Emekçileri ile Toplu Sözleşme Masasına oturmaya çağırıyoruz.

‘center’YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ
‘center’YAŞASIN BES, YAŞASIN KESK


MERKEZ YÖNETİM KURULU

[byk]