YARGIDA ADALETSİZLİK DEVAM EDİYOR, YARGI EMEKÇİLERİ İSYANDA…!

260

Başbakan, 60. Hükümet programını Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunarak kamuoyuna Ülke sorunlarını çözeceği açıklamalarında bulundu. Bu programda yatırıma, istihdama, eğitime, sağlığa yer verilmediği gibi emekliler, çalışanlar, çiftçiler ve yoksullar bir bütün göz ardı edilmiştir.Sivil bir Anayasanın hazırlanmakta olduğunun söylendiği bugünlerde, Anayasanın demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi boyutu görmemezlikten gelinerek, toplumun bütün katmanlarına ulaşılmadan hazırlanmaya çalışılıyor. Dünden tek farkı, gölgesinde apolet yok.Anayasadaki yetkili organlar yenileniyor, yasama ve yürütme oluşturuldu, sıra yargıya geldi.6 Eylül Yargının açılış yıldönümü!Her yıl olduğu gibi bu yıl da adli yıl açılışında Devletin ve yargı organlarının en üst düzey yetkili ve sorumluları bir araya gelerek adli yıl açılışında hukukun üstünlüğünden, yargının bağımsızlığından söz edecekler Türk yargı sisteminin geldiği aşamalar konusunda hamasi nutuklar atacaklar. Törenler düzenlenecek, resepsiyonlar verilecek, konuklar ağırlanacak, yargı yılı açılmış olacak. Bu yılki açılışta ilgili yetkililer yargı çalışanlarının sorunlarından uzak pembe bir tablo çizmeye devam edeceklerdir.Yargının olmazsa olmazı olan emekçiler bir kenara itilip, onları görmemezlikten gelinerek hukuk alanında ne kadar mesafe kat ettiklerinin öğüncünü ifade edecekler.Ülkemizde uygulanan neo-liberal politikalar ve IMF’nin talimatları sonucu çıkartılan anti-demokratik yasaların toplum üzerinde ve kamu üzerindeki etkileri ile sonuçları hakkında bir tek cümle etmeyeceklerdir. Ülkenin yönetiminde ikinci kez iktidar olan AKP, başta yoksul halk kesimleri olmak üzere, emekçilere yönelik uyguladığı ekonomik politikaların doğruluğundan söz ederek, hukuk zemininde başka bir hukuksuzluğu meşrulaştırma arayışında olacaktır.Adalet Bakanlığı, adliyeler ve bağlı kurumlarda çalışanlar kamu emekçilerinin en mağdur, en ilkel denilecek koşullarda hizmet üreten, mesai kavramının ortadan kaldırıldığı korkunç boyut da bir iş yoğunluğunun yaşandığı kesimi oluşturmaktadır.En zor koşullarda bile emeğini esirgemeyen yargı emekçileri, özveriyle hizmeti üretmeye devam etmektedir. Hükümete ve yüksek yargı organlarına buradan sesleniyoruz;Hukuk hizmetlerinin yürütülmesi bir bütün olarak ele alınmalı, yargı emekçilerinin ekonomik, sosyal, özlük ve demokratik sorunlarının çözümü konusunda acil olarak bir düzenlemenin yapılması gerekmektedir. Hükümet TİS süreci ile birlikte tüm çalışanlara %2’lik bir sadaka ücreti dayatmaktadır. Bu dayatma ile yargı emekçilerinin onuruyla oynanmaktadır. Maliye Bakanlığı’nın verilerine göre mevcut memurların %75’i yoksulluk sınırının altında ücret almaktadır. Yargı emekçilerinin aldığı ücret ise yoksulluk sınırının da altında kalmaktadır.Şimdi soruyoruz; vicdanları ile cüzdanları arasındaki sorunlarını dile getiren yüksek yargı organı mensupları ile Adalet Bakanı, yoksulluk sınırına yakın ücret alan yargı emekçisinden adalet hizmeti bekleyebilir mi’Ayrıca, Adalet Bakanlığı bünyesinde, özellikle adliyelerde istihdam edilen personeller arasında 4/C statüsünde çalışanlar da bir sıkıntı yaşamaktadırlar. 4/C’lilerin insanca yaşayabileceği iş ortamı, kadrolu iş güvencesi sağlanması konusunda yasal düzenlemenin gerekliliği bir an önce yerine getirilmelidir. Yargı çalışanlarına ödenmeyen denge tazminatı konusunda bir düzenleme yapılmalı, suçüstü nöbetleri, fazla çalışma gibi hizmetlerin karşılığında, günün koşullarına göre yeniden bir düzenleme yapılarak çalışanlara hak edişlerinin karşılığı verilmelidir.Adli Yargı Komisyonları demokratikleştirilmeli, çalışanların ekonomik, demokratik ve özlük haklarını düzenleyen çalışma başlatılmalı, bu çalışmada Sendikamızın görüşü ve önerileri dikkate alınmalıdır. Servis, kreş, ulaşım, yiyecek ve giyecek yardımları ile lojman sorunları çözülmeli, adli yılın açılışında yargı emekçilerine bir maaş tutarında ikramiye verilmeli, atama ve yükselmelerde keyfiyetten uzak liyakat esas alınmalı, eksik personel sorunu çözülmelidir.Eşitlik ilkesinin ihlali gerekçesiyle Anayasa Mahkemesince iptal kararı verilen 3717 sayılı Yasa, çalışanların mağdur olmaması için yeniden düzenlenmelidir.Banka promosyon ücretleri Başbakanlığın genelgesi doğrultusunda bir bütün olarak yargı çalışanlarına eşit olarak dağıtılmalıdır.Yargının ve yargı çalışanlarının sorunları, yılın bir gününde çözülecek sorunlar olmadığını Hükümet ve Adalet Bakanı görmelidir. Adalet Bakanlığı’nda yetkili olan Sendikamızı taraf olarak kabul edip, toplu sözleşmeye oturması konusundaki görev ve sorumluluğunu yerine getirmelidir.İnsanca yaşam, onurlu bir mücadeleyle mümkün olacaktır.Yargı emekçileri kazanacaktır.YAŞASIN BESYAŞASIN KESK
MERKEZ YÖNETİM KURULU