MEMUR SEN’İN SATIŞ SÖZLEŞMESİNE, TÜİK’İN SAHTE ENFLASYON RAKAMLARINA ARTIK YETER!

164

Bugün, “Ne Memur-Sen’in Satış Sözleşmesi, Ne TÜİK’in Sahte Enflasyonu… İnsanca Yaşayacak Ücret İstiyoruz” şiarıyla alanlardaydık.

Ne TÜİK’in sahte enflasyonuna ne de Memur Sen’in satış sözleşmesine teslim olmayacağız!

Sadaka değil gerçek bir toplu sözleşme, grev hakkımızla ilgili yasal düzenleme istiyoruz!

İnsanca bir yaşam, güvenceli bir iş, güvenli bir gelecek istiyoruz!

İllerde okunan açıklama ve fotoğraflar aşağıdadır:

BASINA VE KAMUOYUNA
Değerli Basın Emekçileri;

Yeni yılın bu ilk günlerinde, yine ülke genelinde alanlardayız, insanca bir yaşam, güvenli bir gelecek, güvenceli bir iş için mücadele kararlılığımız sürüyor!

Yaklaşan seçimlerle birlikte emekçileri hatırlayan siyasi iktidar, daha dün aşağıladığı, hatta ekonomiye darbe girişimciliği ile suçladığı “Emeklilikte Yaşa Takılanlar” için hummalı çalışmalar sonrasında müjdeler açıklıyor. Kamu Emekçilerine dört meslek grubu üzerinden vaat ettikten yıllar sonra verilen 3600 ek gösterge vererek Kamu Emekçilerinin ek gösterge sorununu çözdüğünü zannediyor. İktidarı döneminde kamuda güvencesiz çalışmayı temel istihdam biçim olarak yaygınlaştıran siyasi iktidar, sözleşmeli kamu emekçilerine kadro vaat ederek yaklaşan seçimler için oy devşirmeye çalışıyor.

Değerli Kamu Emekçileri;

AKP iktidara geldiğinde asgari ücretin altında emekli maaşı yokken, emeklilerin neredeyse tamamı asgari ücretin altında maaş ve ücretlere mahkum edilirken, yine 2002 yılında ortalama kamu emekçisi maaşları asgari ücretin 3 katı seviyesindeyken; her geçen gün asgari ücret düzeyine yaklaşıyor. Anlaşılacağı üzere asgari ücret ortalama ücret haline olduğu bu dönemde emekçileri enflasyona ezdirmedik söylemi siyasi iktidarın dilinden düşmüyor.

Değerli Basın Emekçileri;

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denilen ucube sistemle birlikte yasama, yürütme ve yargı dışında başta Merkez Bankası ve TÜİK olmak üzere tüm kamu kurumlar Cumhurbaşkanı’nın talimatları ile çalışıyor. 20 yıllık AKP iktidarında yasaklanmayan bir tane bile grevin olmadığı bu dönemde; yıllardır dillerinden düşürmedikleri hedef 2023 söylemi ile ülke ekonomisi batağa sürüklenirken, yandaş sendika Memur-Sen’le birlikte imzalanan satış sözleşmeleriyle Kamu Emekçilerini açlığa mahkum ettiler.

Değerli Basın Emekçileri;

Siyasi iktidarın emekçiler adına seçim yaklaşırken sanki bir lütuf olarak attığı bazı adımlar öncelikle lütuf olmadığı gibi emekçilerin taleplerini karşılamaktan oldukça uzaktır. Asgari ücrete yapılan %55 zam TÜİK’in talimatla açıkladığı gerçek enflasyon oranlarının yarısına bile tekabül etmeyen oranlara göre verildiğinden açlık sınırı rakamlarının altında olup reel bir artış değildir. EYT ile ilgili yapılacak düzenleme ise emekçilerin yıllar önce ödediği primler ve dönemin yasalarına göre hak ettikleri emeklilik hakkının yıllar sonra verilmesi yanı sıra muhalefet partileri ile EYT platformunun mücadelesi sonucudur.

Değerli Basın Emekçileri;

Kamuda sözleşmeli çalışmayı yaygınlaştıran siyasi iktidarın emekçilerin kadrolu istihdam hakkını seçimden seçime hatırlaması ve seçim vaadi olarak kullanması da ikiyüzlülüğün ta kendisidir.

2023 yılının ilk altı ayı için %8 zam oranının altına imza atarak bir kez daha Kamu Emekçilerini satış sözleşmesine mahkum eden Memur sen, yine gerçeği yansıtmayan talimatla açıklanan enflasyon oranları ile emekçileri mağdur etmeye devam eden TÜİK’in bugün açıkladığı Aralık ayı TÜFE rakamına göre altı aylık %15,40 oranında enflasyon ile birlikte ((15,40-7)+8) %16,40 oranında gerçeklikten uzak enflasyon fakı artı 2023 yılı maaş artışı ile karşı karşıyayız. TÜİK’in bile yandaş sendika Memur Sen’den daha fazla enflasyon farkı verdiği ironik bir durum sonrası kamu emekçisi ve emekliler bu akşam ekran başında Cumhurbaşkanı’nın maaş artışları ile ilgili nihai kararını bekleyecek.

Değerli Basın Emekçileri;

Buradan bir kez daha ifade ediyoruz! ne TÜİK’in enflasyonu ne de Memur-Sen’in satış sözleşmesine teslim olmayacağız! Toplu sözleşme süreçlerinde kamu emekçilerini satan, sonra kapı kapı ek zam dilenen Memur-Sen yöneticilerini buradan bir kez daha protesto ediyor, dilenenler değil direnenlerin kazanacağı bilinci ve inancı ile mücadeleye devam edeceğimizi kararlılıkla bir kez daha ifade ediyoruz.

Değerli Basın Emekçileri;

Bizler kamu emekçileri olarak bir kişinin iki dudağı arasından çıkacak zam oranını şimdiden protesto ediyoruz! Biz ulufe değil toplu sözleşme istiyoruz! Siyasi iktidara bir kez daha sesleniyoruz! Kamu Emekçilerinin talepleri konusunda samimiyseniz, gerçek bir toplu sözleşme yasası çıkarın, grev hakkımızla ilgili yasal düzenleme yapın! Kamu kurumlarını liyakat esası ile yeniden yapılandırın, kamuyu emekçilerin söz ve karar sahibi olacağı demokratik bir işleyişe kavuşturun!

Kamusal emeklilik sistemini güçlendirin emeklilikte yaşa takılanların taleplerini karşılarken, adil bir ek gösterge sistemini hayata geçirin, emeklilik yaşında kademeli artış uygulamasına son verin, en düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine yükseltin. Çalışırken aldığımız her türlü ek ödemeyi emekli maaşlarımıza dâhil edin. Kamuda en düşük maaşı yoksulluk sınırına yükseltin. Kamuda güvencesiz çalışma biçimlerini yaygın hale getirip seçim dönemlerinde sözleşmeli çalışanları kadroya alacağız diyerek aklımızla dalga geçmeyi bırakın. Vergi dilimi soygununa son verin vergide adaleti sağlayın.

Sadaka değil gerçek bir toplu sözleşme, grev hakkımızla ilgili yasal düzenleme istiyoruz!

Ne TÜİK’in sahte enflasyonuna ne de Memur Sen’in satış sözleşmesine teslim olmayacağız!

İnsanca bir yaşam, güvenceli bir iş, güvenli bir gelecek istiyoruz!