YARGININ BAĞIMSIZLIĞINI, YARGI EMEKÇİLERİNİN HAKLARINI İSTİYORUZ!

130

8.9.2022 Perşembe günü 9. Dönem 1. Başkanlar Kurulu Toplantısına katılan Şube Başkanlarımız ve İl Temsilcilerimizle birlikte yargı yılı açılışına ilişkin görüş ve taleplerimizi kamuoyuyla paylaştık.

Açıklamamıza katılan KESK Eş Genel Başkanı Mehmet BOZGEYİK, “Türkiye’de uzun bir süredir çoklu bir kriz yaşıyoruz. Ekonomik krizin yanı sıra, adlı yıl açılış törenine de yansıdığı gibi, yargı kriziyle de karşı karşıyayız. Önümüzdeki dönem mücadele alanlarımızdan birisi de, tek adam rejiminin siyasallaştırdığı ve büyük oranda yargıda görev yapan hakimlerin, savcıların da tek adama, iktidar bloğuna bağlandığı bu yargı sisteminin demokratikleştirilmesi ve bağımsız bir yargı sisteminin yeniden ülkemizde temsil edilmesine yönelik de bir mücadele yürüteceğimizi buradan ifade etmek istiyorum. Büro Emekçileri Sendikası’yla adli alanda yaşanan sorunlara ilişkin ortak bir mücadeleyi hep birlikte yürüteceğiz.” dedi.

Ezilen, mobbinge uğrayan, mali ve özlük hakları ile ilgili talepleri görünmeyen, ayrımcılığa uğrayan Yargı Emekçilerinin sesi olmaya, talepleri için mücadele etmeye devam edeceğiz!

Genel Başkanımız Bahadır BERDİCİOĞLU tarafından okunan açıklama aşağıdadır:

BASINA VE KAMUOYUNA

Değerli Basın Emekçileri;

2022-2023 Adli yıl açılış töreni Ülkemizde, tarihin en ağır yargı krizinin yaşandığı, halk için hukuk güvencesinin ortadan kalktığı, yürütmenin yargıya doğrudan müdahalesinin alışılmış, sıradan bir mesele haline geldiği bir süreçte yeni bir adli yıl 1 Eylül’de Yargıtay’ın ev sahipliğinde yapıldı. 1 Eylül tarihinin aynı zamanda Dünya Barış Günü olması yargının bağımsızlığı ve barış talebimizin yan yana geldiği bir gün oldu. Adli yıl açılış töreninde TBB Başkanı Av.R. Erinç Sağkan’ın konuşmasının canlı yayın dışında bırakılması böylesi bir etkinlikte bile siyasi iktidarın kendisi gibi düşünmeyenlere tahammülsüzlüğünün bir örneği olarak tarihe geçti.

Değerli Basın Emekçileri;

Toplumsal davalarda akla ziyan hukuksuzlukların yaşandığı, yargı mekanizmalarında haklı olanın değil güçlü olanın korunduğu bir süreç çürümeyi derinleştirmektedir. Muhaliflerin, milletvekillerinin, siyasetçilerin, sanatçı, gazeteci, aydın ve akademisyenlerin yıllar öncesinde atmış oldukları bir tweet yada aylar öncesinde söyledikleri bir söz üzerinden sahte deliller üretilerek bazen de gizli tanık beyanlarıyla, iddianameler hazırlatarak hukuksuz bir şekilde gözaltı ve tutuklamalarla toplumu baskı altına alıp gittikçe daha da otoriterlerşen iktidar bloğu kaybolan hegemonyasını yargı eliyle tesis etmeye çalışmaktadır.

Değerli Basın Emekçileri;

İktidar Kamuoyundan saklamak istediği davalarda keyfi gizlilik kararları verdirmektedir.  HSK’ nın bağımsız yargıçlar üzerinde baskı aracına dönüştüğü, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının (Demirtaş, Kavala ve diğerleri) uygulanmadığı, yapılan araştırmalarda yargıya güven endeksinin en düşük olduğu bir dönemi yaşamaktayız.

Değerli Basın Emekçileri;

15 Temmuz darbe girişimini Allahın lütfu olarak gören iktidar yüz binin üzerinde kamu emekçisini haksız ve hukuksuz bir şekilde ihraç edilmiştir. Bu haksız ve hukuksuz işten atma sürecinde sendikamız yöneticileri, temsilciler ve üyelerimiz de işinden atılarak mağdur edilmiştir. Haksız ve hukuksuz bir şekilde işinden edilen üyelerimizin gerek OHAL komisyonunda işe iade taleplerinin ipe sapa gelmez nedenler gerekçe gösterilerek red edilmesi, gerekse OHAL komisyonu tarafından ret edilen işe iade taleplerinin mahkemeler tarafından aynı gerekçelerle red edilmesi hukuk sisteminin tarafsızlığının kalmadığını ve bağımsız olması gereken mahkemelerin yargı bağımsızlığından ne kadar uzak olduğunu ortaya koymaktadır.

Değerli Basın Emekçileri;

Adalet Bakanlığı ve Yüksek Yargı organlarında örgütlü olan sendikamız Adli yıl açılışına geçmişte olduğu gibi bu yılda çağrılmadı, yargı sisteminin yükünü çeken on binlerce yargı emekçisinin talepleri yine yok sayıldı. Yine yargı alanında hakim ve savcılardan infaz koruma memurlarına on binlerce yargı emekçisinin sendikalaşması önünde engeller devam ediyor.

Değerli Basın Emekçileri;

Tüm bu olumsuzluklara rağmen sendikamız bağımsız yargı ve yargı emekçilerinin talepleri için mücadelesine kararlı bir şekilde devam ediyor. Bir bütün yurttaşlarımızın adalet talebi her geçen gün yükselirken yargı sistemine olan güven yerlerde sürünmeye devam ediyor. Bugün ülkemiz açısından en acil talep; yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının sağlanarak hukukun üstünlüğünün tesisidir. Hak ve özgürlüklerin yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığıyla güvence altına alındığı demokratik hukuk devleti mücadelesinde sendikamızda taraftır.

Yasama, yürütme ve yargının tek bir kişide toplanmasının sancılarını yaşadığımız bu dönemde; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde bulunan 70 binden fazla başvurunun % 22’si Türkiye’ye açılmış davalardan oluşuyor. Verilen ihlal kararlarının gereğinin yapılmaması da başka bir keyfiyeti ortaya koyuyor.

Kısa adıyla “İstanbul Sözleşmesi” olarak bilinen Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nden çekilme yönündeki Cumhurbaşkanı Kararı ise, gerek sözleşmenin temel amacı olan kadına yönelik şiddetle mücadele perspektifi bakımından gerekse insan haklarına dair bir uluslararası sözleşmeden Türkiye Büyük Millet Meclisi iradesi olmaksızın çekilmiş olmak bakımından bir dönüm noktasını işaret etmektedir. Ancak, daha da önemli olan husus; Anayasa’nın 90. ve 114. maddelerindeki açık düzenlemelere rağmen, Danıştay’ın iptal talebini reddeden kararıyla birlikte Anayasa da hükmünü yitirmiştir. Hukuk sistemimizin içinde bulunduğu kara tabloya rağmen hukuk devleti, adalet ve evrensel insan hakları için mücadele kararlılığı içerisinde olmaya devam edeceğiz.

Değerli Basın Emekçileri;

Adli yıl açılış törenlerinde çoğu zaman yok sayılan, yargı sisteminin çarpıklığından kaynaklı yoğun iş yükü altında ezilen, mobbinge uğrayan, mali ve özlük hakları ile ilgili talepleri görünmeyen, ayrımcılığa uğrayan Yargı Emekçilerinin sesi olan sendikamız, adli yıl açılışı vesilesiyle Yargı Emekçilerinin taleplerini bugün burada bir kez daha ifade ediyor, mücadele kararlılığı içerisinde olacağımızı kamuoyu ile paylaşıyoruz.