HAYRİ KOZANOĞLU: İKİ KAT YÜKSELTTİ KİMSE İNANMADI

135

Dün açıklanan TCMB 2022 1. Enflasyon Raporu 2022 enflasyon tahmini yüzde 11,8’den yüzde 23,2’ye çekti. Böylelikle Ekim 2021 raporuna göre yüzde 11,4’lük bir artış meydana geldi. Eylül başında açıklanan, bütün varsayımları yerle bir olan Orta Vadeli Program’da 2022 tüketici enflasyonu tek haneli yüzde 9,8 öngörülüyordu.

Merkez Bankası’nın tahminleri artık kimse tarafından ciddiye alınmasa da, yine de 2023 enflasyon beklentisinin yüzde 8,2, 2024’te ise hiçbir zaman tutturulamayan artık gelenekselleşmiş oran yüzde 5 olduğunu belirtelim.

Eğer 2022 yılsonu enflasyon hedefi olan yüzde 23,2 oran tutturulsa bile, yılbaşında yüzde 50’yi aşması beklenen bir enflasyondan düşüş kaydettiği için, ortalama enflasyon yine de yüzde 30’un üzerinde seyredecektir. Yani yurttaşlarımızın muhatap alacağı enflasyon yılsonu rakamından daha yüksek olacak. Kaldı ki Enflasyon Raporu 2022’de gıda fiyatlarında manşet enflasyon üstünde yaklaşık yüzde 24,2’lik bir fiyat artışı bekliyor. Dar gelirli yurttaşlarımızın tüketim sepetinde gıdanın daha fazla ağırlığı bulunduğunu hatırlarsak, pekâlâ yoksulları manşet enflasyon üzerinde bir pahalılığın beklediğini söyleyebiliriz.

Enflasyon Raporu’nun 2022 enflasyonu yüzde 11,4 yukarı çektiğini, kendi ifadeleriyle tahmin güncellemesi yaptığını söylemiştik. Bu tahminin 4,2 puanının kaynağı ithal fiyatlarının TL cinsinden artışı olacak. Ekimden bu yana başta petrol dolar cinsinden ithal fiyat artışlarının sınırlı olduğunu düşünürsek, 4,2 puan büyük ölçüde TL’nin değer kaybının yansımasıdır. IMF’nin bu hafta yayımlanan Ekonomik Görünüm Raporu, Türkiye benzeri ülkelerde yerel paraların değer kaybetmek bir yana değer kazandığını, küçük çaplı faiz artışlarının kurlara olumlu yansıdığını belirtiyor. Demek ki TL’nin değerindeki düşüş eylülden bu yana politika faizinin bir inat uğruna 500 puan indirilmesinin sonucu gerçekleşti. Artılın 2,5 puan ise gıda fiyatlarından kaynaklı. Bu da tarımın dışa bağımlı hale getirilmesinin doğal yansıması olarak görülebilir. Çünkü hem küresel gıda fiyatlarının hem de kurun sıçramasının bileşik etkisi bu olumsuz sonuca yol çalıyor. Yöneten-yönlendiren fiyatların da 2022’de enflasyonu yüzde 3 artıracağı düşünülüyor. Sanırım burada da bizlere, alkollü içkilerin, tütün mamullerinin, elektrik ve doğalgazın fiyatlarını kim artırdıysa bu durumdan o sorumludur demek düşüyor. Çünkü yöneten de sizsiniz, yönlendiren de!

GERÇEK ENFLASYON NE?

Enflasyona 2 puan katkı yapan kaleme gelince. Burada birim işgücü maliyetlerinin artışı karşımıza çıkıyor. Asgari ücretin artırılmasının bir sonucu. Liberal yorumcuların iddia ettiği gibi ücret artışlarının enflasyonu zıplatacağı kaşıkla verilenen kepçeyle alınacağı tezini Enflasyon Raporu tekzip ediyor. Rapora göre yüzde 23,2 enflasyonun sadece 2 puanı ücretlerdeki artıştan kaynaklanıyor. Talebin üzerinde bir üretim kapasite varlığı ise enflasyonu yüzde 0,3 aşağı indireceği hesaplanıyor.

Ocak ayında tüketici fiyatlarının yüzde 10’un üzerinde artması bekleniyor. ÜFE’deki yıllık artış muhtemelen yüzde 100’ün üzerine çıkacak. Elektrik, doğalgaz, benzin, motorin, tüp gaz derken bir ayda enerji fiyatları yüzde 30 civarında arttı. Kış koşullarının varlığıyla toplam enflasyona yüzde 10 civarında etki edecek anlamına gelir. Yılsonu yüzde 48,8 olan gıda enflasyonu yüzde 50-55 aralığına oturacaktır.

Özetle 2022’nin ilk ayından bakınca, 2022’nin yüzde 23,2 enflasyon tahmini hiç de inandırıcı görünmüyor. Yine de, raporun satırları arasında dolaşmanın eğilimleri okumak açısından yarar sağlayacağı varsayımıyla bu yazıyı kaleme aldık. Yoksa tutmayacağı apaçık rapor üzerinden yorum yapmanın anlamı var mı siteminde bulunacak okurlarımıza hak verdiğimize peşinen belirtelim.

28 OCAK 2022 – BİRGÜN