BES: TÜRKİYE’NİN BÜYÜME, TÜİK’İN BAŞKAN DEĞİŞTİRME HIZINA YETİŞEMİYORUZ!

249

Büro Emekçileri Sendikası olarak Şubat ayının 3’ünde “Kamu Emekçilerinin Enflasyon Sepeti Araştırması” sonuçlarını açıklamıştık.

Açıklamamızda;

– Ömrü hayatımızda bir kez satın aldığımız fiyatı yüksek olması nedeniyle ağırlığı yüksek olan ürünlerin Kamu Emekçileri, Asgari ücretliler, Mevsimlik işçiler, kadınlar işsizler ve yoksulların enflasyon hesabına tüketim sıklıkları da dikkate alınarak dahil edilsin demiştik

Diğer yandan da, BES olarak TÜİK’e ve tüm bilim camiasına yeni bir yöntem önererek TÜİK TCMB için “Özel Kapsamlı TÜFE” hesaplıyorsa, Emekçiler, İşsizler ve Yoksullar içinde farklı bir tüketim sıklığını da dikkate alan “ Emekçiler, İşsizler ve Yoksullar için TÜFE” hesaplayabilir demiştik.

Eğer TÜİK 2021 yılı Şubat ayında açıkladığı sepet ve ağırlıklarla 2020 yılı TÜFE oranlarını hesaplasaydı.

Aylık TÜFE değişim oranı Ocak ayında %1,68 yerine %5,68 çıkarken Gıda enflasyonu %2,48 yerine %5,92 çıkacaktı.

Esasında 2021 yılı TÜFE sepeti ve ağırlıkları; 2018, 2019, 2020 yıllarına ait HBA harcama değerlerinden hesaplanmaktadır.

Yani Kamu Emekçileri geçmiş yılların sepet ve ağırlıklarından 2021 yılının enflasyon oranlarının hesaplanması nedeniyle, 2021 yılına %4 oranında enflasyon kaybı ile başlamıştır.

Bu durum yıllık enflasyon oranlarında daha da çarpıcı hale gelmektedir.

Kamu Emekçileri 2020 yılını %14,47 oranında enflasyon kaybı ile kapatmıştır. Şubat 2021’de sadece Gıda harcama grubunun ağırlığının artması nedeniyle TÜİK tarafından %18,40 açıklanan gıda enflasyonu yıllık %25,85 çıkacaktı.

Yaptığımız, “Kamu Emekçilerinin Enflasyon Sepeti Araştırması” sonuçlarına göre TÜİK tarafından hesaplanan 2021 sepeti ağırlıkları üzerinden 2020 yılı ve 2021 yılı Ocak ve Şubat ayı Enflasyon rakamlarını yeniden hesapladık.

Kamuoyuna arz ederiz.

Buna göre;

TÜİK 2021 yılı Ocak enflasyonunu %1,68 açıklarken Büro Emekçileri Sendikası (BES) tarafından açıklanan “Kamu Emekçilerinin Enflasyon Sepeti Araştırması” sonuçlarına göre %9,27 olmaktadır.

Bu durum Gıda enflasyonunda ise;

TÜİK 2021 yılı Şubat gıda enflasyonunu %2,57 açıklarken Sendikamız (BES) tarafından açıklanan “Kamu Emekçilerinin Enflasyon Sepeti Araştırması” sonuçlarına göre gıda enflasyonunu %3,28 olmaktadır.

Sendikamız (BES) tarafından açıklanan Kamu Emekçilerinin Enflasyonu yıllık bazda ise; 2021 yılı Şubat ayında %15,61 olan TÜİK enflasyonun 16,75 puan üzerinde %32,36 olmuştur.

Yıllık Gıda Enflasyonu ise;

TÜİK rakamlarının 31,16 puan üzerinde tamı tamına %49,56 olmuştur.

GSYH VE AÇILAN KAPANAN ŞİRKETLER İLE BATIK KREDİLER

Bir yanda borçlarını ödeyemediği için iflas eden on binlerce şirket, diğer yanda bankaların bozulan bilançoları sorunu büyürken, Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiyedeki bankaların 2020 yılı sonu itibarıyla batık kredi oranlarının da yüzde 7-8’e çıktığını açıkladı. GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2020 yılında bir önceki yıla göre finans ve sigorta faaliyetleri toplam katma değeri %21,4 artmış yani bankalar verdikleri kredilerle kar ederken bu kredileri ödeyemeyen şirketler batmaktadır. Batık kredilere rağmen büyüyen bankacılık sektörü çok tuhaf değil mi?

TOBB’nin resmi İstatistiklerine göre 2020 yılında 2019 yılına göre kapanan şirket sayısı %21,12 artarken, TÜİK’e göre ise yıllık GSYH, 2020 yılında bir önceki yıla göre %1,8 artmış.

GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2020 yılında bir önceki yıla göre, bilgi ve iletişim sektöründe, kapanan şirket sayısı %17,14 artarken, katma değeri %13,7 artmış sektörde şirketler batarken sektör nasıl kar elde ediyor, bunu anlamak mümkün değil.

Tarım sektörün de kapanan şirket sayısı %13,98 artarken, tarım sektörü %4,8 büyümüş, sanayi sektörün de kapanan şirket sayısı %38,02 artarken, katma değer de %2,0 artmış. Ülkemizin kalkınmadaki lokomotif sektörü olması gereken sanayi sektörü nasıl oluyor da kapanan şirket sayısı artarken %2 kar açıklanıyor, inanın insanın aklı almıyor.

Sizlere bu çelişkili istatistikler sonucunda, 2020 yılında kişi başına GSYH cari fiyatlarla yıllık 60 537 TL, ABD doları cinsinden 8 599  olarak hesaplandı. 2019 yılında kişi başına GSYH cari fiyatlarla yıllık 51 834 TL, ABD doları cinsinden 9 127  olarak hesaplandı. Yani yıllık kişi başı kazancımız, TL cinsinden %16,79 artmış, ama dolar cinsinden %5,79 azalmış. Bu rakamlara inan bilim camiasını ve TÜİK yöneticilerini halka hesap vermeye çağırıyoruz.