İHRAÇ ETMEK İÇİN ZORLANILAN HAYAL GÜCÜ. . .

109

15 Temmuz darbe girişimini “Allah’ın bir lütfu” olarak değerlendiren AKP Hükümeti, 20 Temmuz’da ilan ettiği olağan üstü hal ile siyasi darbesini gerçekleştirmiştir. 15 Temmuz ile birlikte yüz binlerce kamu emekçisinin görevine son verildi, bazı sendika, dernek, vakıf ve medya kuruluşu kanun hükmünde kararnamelerle kapatıldı.
Bu dönemde aralarında Sendikamız üyelerinin, işyeri temsilcilerimizin, il temsilcilerimizin, şube ve merkez yönetim kurulu üyelerimizin ve eski genel başkanımızın da olduğu yüzlerce arkadaşımız haksız ve hukuksuz bir şekilde ihraç edildi.



Bu arkadaşlarımızdan Batman İl Temsilcimiz Muhammed Zekerriya öZDİL, Batman Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde çalışırken önce açığa alınmış, bu süreçte FETö ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle Savcılık soruşturması yapılmış, soruşturma takipsizlikle sonuçlanmasına rağmen Kurum tarafından hukuksuz bir şekilde ihraç edilmiştir.
İl Temsilcimiz OHAL Kararnamesiyle kurulan Komisyona, ihracının hukuka aykırı olması ve görevine iade edilmesi gerektiğini belirten dilekçeyle başvurmuş ancak hiçbir somut delil ve belgeye olmadan bu sefer Komisyon arkadaşımızın “PKK müzahiri” olması gerekçesiyle red kararını bildirmiştir. Bunun üzerine Sendikamız dosyayı mahkemeye taşımıştır.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, Anayasa’nın çalışma hakkına ilişkin maddeleri, Uluslararası Sözleşmelere aykırılık taşıyan, somut delillere dayanmayan, kurum kanaati ve isimsiz ihbar mektuplarını baz alarak bu haksız ve hukuksuz ihraçların altına imza atan kamu idarecileri suç işlemiştir. Bu hukuksuzluk idari tasarruf olarak açıklanamaz. Bu idari tasarrufun ise hukuksal hiçbir tarifi olmayan OHAL Komisyonu’nun insafına bırakılması ise ülkede hukuk sisteminin geldiği yeri göstermektedir.
Hala Ankara 19. İdare Mahkemesinde devam eden davamıza ancak 18. 06. 2020 tarihinde üyemiz hakkında verilen ara kararda Batman Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Mahkeme’ye verdiği cevabi yazı ekindeki dosyada hayal gücünün epey zorlandığını gösterir iddialar yer almıştır.
– Bekar olan üyemizin eşinin FETö’ye bağlı bir eğitim kurumunda çalıştığı,
– Baba olmamasına rağmen çocuklarının olduğu ve bu kurumda eğitim aldığı,
– Hiç başvurmadığı halde pasaportunun olduğu,
– Daha önce aynı savcılık tarafından yapılan soruşturma kapsamında FETö ile ilgisi olmadığı ve kovuşturmaya gerek yoktur kararı olmasına rağmen bu sefer Savcılık üyemizin Bank Asya’da hesabının olduğuna ilişkin gerçeğe aykırı bilgi ve ifadeler yer almıştır.
Görevi adaleti tesis etmek, hukuku uygulamak olan kurumların ve kamu görevlilerinin devletin tüm olanakları ellerindeyken, bu kadar fahiş hata yapmaları, özensiz davranmaları hukuksuzluğun boyutunu göstermektedir. Bu durumda bu iddialarda bulunan kurumların, üyemizin ne zaman evlendiğini, kiminle evlendiğini çocuklarının kim olduğunu, çocuklarının eğitim gördüklerini iddia ettiği Batman İrfan İlköğretim Okuluna ne zaman kayıt olduklarını, adına düzenlendiğini iddia ettikleri pasaportun ne zaman alındığını ve seri numarasını, Bank Asya’daki hesabına ilişkin tüm somut kanıtları Sendikamıza sunmak zorundadır.
Diğer yandan;Ankara 19. İdare Mahkemesi’nin Sendikamızın bu açıklamasından sonra bu iddia sahibi kurumların iddialarını kanıtlamasını ve kanıtlayamadığı her bir durum için ilgili kurum idarecileri hakkında işlem başlatılmasına yönelik girişimde bulunması gerekmektedir.
Bu ve benzer yöntemlerle ihraç edilen kamu emekçileri hala bizzat devletin kurumları tarafından somut delillere dayanmayan istihbari bilgilerle mağdur edilmeye devam edilmektedir.
Emek ve demokrasi mücadelesi yürüten, çocuklarına onurlu bir gelecek bırakmak için sendikacılık yapan bizler kamu kurum idarelerinin hukuk, yasa tanımayan haksız uygulamalarına karşı tüm arkadaşlarımız işlerine dönene kadar mücadelemizi inatla, dayanışmayla sürdüreceğiz.

MERKEZ YÖNETİM KURULU