ALİ RIZA GÜNGEN: BİRDEN FAZLA CEPHEDE KREDİ ARAYIŞI (07. 09. 2018)

186

OHAL döneminde belirgin hale gelen devlet destekli kredi genişlemesi döneminin sonuna geldik ve bankacılık sektörü Türkiye’deki şirketlere ve hane halkına uygun koşullarda kredi açacak durumda değil. Ağustosta özel bankaların kredi büyümesi durdu, hatta daralma başladı.
Türkiye’nin kur krizi henüz tamamına ermemiş olsa da sanki klişelerle dolu bir oyunun son sahnesine atlayıvermiş durumdayız. TOBB Ticaret ve Sanayi Odaları Konsey Başkanı’nın
[
, içinde bulunduğumuz çalkantının işareti 2013’te verildiğinde politika yapıcıların farklı önlemler geliştirmesini engellemişti. Zaten bu tarz önlemler, AKP’nin simgelediği rant koalisyonunun kısa sürede dağılmasının önünü açacaktı, dolayısıyla zeminleri yoktu. Şimdi hızla daralma ve yeni bir çevrim başlatmak için alınabilecek önlemler bu koalisyonu üç vakte kadar dağıtacağından, kaçınılmaz faiz artışını sınırlandırmak, krizin bedelini topluma yıkmak ve liranın değer kaybını sineye çekmek dışındaki seçenekler Cumhurbaşkanı ve “adamları” nezdinde yok hükmünde duruyor.
öNCEKİ TERCİHLER BUGüNüN KARARLARINI DA AçIKLAYICI
OHAL döneminde hızla politika faizi artışı ya da KOBİ’lere yeterli destek verilmemesi gibi politik olarak bedeli yüksek hamlelerin görülmemesi, merkez kapitalist ülkelerde faiz artışları arka planında Türkiye’nin sürüklenişini hızlandırdı. FED’in o dönemki başkanı
[


Liranın değer kaybı Türkiye’de reel sektörün yabancı para cinsi borçlarının yoğunluğu kadar Türkiye’nin yeni kredi kanalları bulması zorlaştığı için de önem taşıyor. Bununla birlikte Türkiye’de kısa vadeli döviz pozisyonu artı veren, değindiğimiz dönemde borçlarını uzun vadeye çevirmiş olan, 2017 sonu ve 2018 başında muhtemel kayıplara hazırlanmış reel sektör firmalarının dayanakları stagflasyon dönemini atlatmalarına yetebilir.
Faiz artışlarının örneğin Arjantin kadar radikal bir şekilde ya da liberal ve kurumsalcı iktisatçıların tercih edeceği biçimde gerçekleşmiyor olması ve liranın değersizleşmesinin devam etmesinin arkasında da böyle bir ihtimalin satın alınması olasılığını görmezden gelemeyiz. Kısacası kriz bir silkinme fırsatı olarak da görülüyor, işlerin sarsıntı sonrası aynen devam edeceğine yönelik bir inanış mevcudiyetini koruyor ve büyük inşaat şirketleriyle binlerce KOBİ’nin AKP’ye açtığı kredi henüz eksilmiyor.
Türkiye’deki büyük şirketler ve bazı sermaye grupları birkaç çeyreklik durgunluk ve hatta daralmayı göğüslemeye, hatta ihracat kanalı ve ücret baskılaması yoluyla krizi atlatmaya odaklanmış olabilir. Tam da bu nedenle enflasyona ket vuran değil,
[